7. Daire 2021/1376 E. 2024/1610 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/1376 E. 2024/1610 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/1376 Esas 2024/1610 Karar 21.03.2024
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1376 E.,  2024/1610 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1376
Karar No : 2024/1610

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2015 yılının Eylül dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri, kesilen vergi ziyaı cezaları ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, davacının kolluk görevlilerince yapılan aramada ele geçirilerek müsaderesine karar verilen yurt dışı menşeli bandrolsüz sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığı, ayrıca, davacının belgesiz mal bulundurduğundan bahisle 3065 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı, bu durumda davacının itirazlarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi icap ettiğinden, ödeme emrinin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerine karşı açılan davanın reddine dair kararın kesinleştiği, ayrıca, "Olay, Araç Yakalama, Tespit, Muhafaza Altına Alma, El Koyma, Yakalama, Ön İnceleme, Yedi Emin Teslim ve Savcı Görüşme" tutanağının davacı tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin imzalandığı görüldüğünden, davacının iddialarının vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden ''borcum yoktur'' kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, yetkisiz idare tarafından işlem tesis edildiği; davalı idarece, olayda bir tür işlem vergisi olan katma değer vergisini doğuran olayın gerçekleştiği, bedelin ayrıca tahsil edilmesi şartının aranmayacağı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesinde iptal davası, İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarındaki hukuka aykırılıklar nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından açılan davalar şeklinde tanımlanarak, 14/3-d maddesinde de , idari davaya konu olacak işlemlerin kesin ve yürütülebilir olması gerektiği belirtilmiş olup, buna göre; kesin ve yürütülebilir olup ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğuran her idari işlemin, önceki işlemi sonraki işlemin nedenini oluştursa dahi ayrı dava konusu yapılması gerekmekte ve her işlem için ileri sürülebilecek hukuka aykırılıkların o işlemin iptali istemli açılacak davada dile getirilmesi mümkün bulunmaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere, mükellefler açısından vergisel süreç tarhiyat veya beyan yada inceleme üzerine gerçekleştirilen tahakkuk veya ek tahakkuk işleminden başlayarak tahsilat işlemi ile son bulmaktadır. Bu süreçte ilgilisi hakkında tesis olunacak her işlemin önceki işlemi, sonrası tesis edilen işlemin nedeni olsa da, birbirinden bağımsız ve ayrı mülahazalar ile dava konusu edilebilmesi olanak dahilindedir.
Dosyanın incelenmesinden, ödeme emri içeriği ek tahakkuk ve para cezasının kesinleştiği anlaşıldığından, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında bulunmayan ve işin esasına yönelik iddiaların değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın