7. Daire 2020/988 E. 2023/1467 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2020/988 E. 2023/1467 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2020/988 Esas 2023/1467 Karar 14.03.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/988 E.,  2023/1467 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/988
Karar No : 2023/1467

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kimya Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2017 yılı Haziran dönemine ilişkin özel tüketim vergisinin mahsuben iadesi yolundaki talebin, on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemin iptali ile teminat mektuplarının iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından özel tüketim vergisi ödenmek suretiyle alınan maddelerin özel tüketim vergisine tabi olmayan ürünlerin imalatında kullanıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacının hak etmiş olduğu özel tüketim vergisinin ne zaman iade edileceğine ilişkin olarak mevzuatta açık bir düzenlemeye yer verilmediği, on iki aylık sürenin tecil-terkin uygulamasına ilişkin olduğu, iade alacağına ilişkin uygulama genel tebliğinde yer alan satın alma tarihini izleyen ay başından itibaren on iki ay içinde iade talebinde bulunulabileceği kuralının, yasayla tanınan bir hakkın yasa hükmünde öngörülmediği halde, genel tebliğ gibi ikincil bir mevzuatla hak düşürücü süre ihdas edilmek suretiyle daraltılması mahiyetinde olduğu, öte yandan, 213 sayılı Kanun'un 120. maddesine dayanılarak çıkarılan 429 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle nakden veya mahsuben yapılacak iade taleplerinin, internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda, Tebliğ ekindeki standart 3/A dilekçesi kullanılmak suretiyle yapılacağı, iade taleplerini elektronik olarak yapmak zorunda olan mükelleflerin iade taleplerini elektronik olarak yapmamaları durumunda iade taleplerinin dikkate alınmayacağı yönündeki düzenleme ile, Kanun'da öngörülmeyen şekilde, başvurunun usulüne ilişkin bir zorunluluğun Tebliğ ile getirilmesi suretiyle davacının Kanun gereği sahip olduğu iade hakkını kullanmasının engellendiği, bu durumun hukuk devleti ilkesinin normlar hiyerarşisi prensibine ve Anayasanın 73. maddesinde yer alan verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, söz konusu Tebliğlerin, iade hakkının özünü daraltan bir uygulamaya yol açtığı sonucuna ulaşılarak, davacının mahsuben iade talebinin, ithalat tarihini takip eden ay başından itibaren 12 aylık süre içinde standart 3/A dilekçesi ile iade talebinde bulunulmadığından bahisle reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından idareye teminat mektubunun iadesi yönünde başvuruda bulunulmamış, idarece teminat mektubunun iadesi talebinin reddine yönelik bir işlem tesis edilmemiş olduğundan davacının bu isteminin incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, teminat mektuplarının iadesine ilişkin talep yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın