7. Daire 2020/3716 E. 2023/440 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2020/3716 Esas 2023/440 Karar 09.02.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3716 E., 2023/440 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3716 Karar No : 2023/440
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü - (E - Tebligat) VEKİLİ : Av… KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kuruyemişleri Gıda Otomotiv İnşaat Tekstil İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin gözetim uygulaması nedeniyle yurt dışı giderler hanesine artırım yapılmak suretiyle beyanı sonrasında, fazladan ödendiği iddia olunan vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarların faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; gözetim kıymeti esas alınmak suretiyle belirlenen kıymetin, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre saptanan gerçek satış bedeli olmadığı, dolayısıyla, idarenin belirlediği gözetim kıymetinin, Gümrük Kanunu hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektirmediği, eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiği yolunda somut tespit yapılmaksızın gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, 4483 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesine göre faiz ödenmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan tahsil edildiği anlaşılan vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde, fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle iadesinin istediği, dilekçe içeriğinde de 3095 sayılı Kanuna göre faiz verilmesinden bahsedildiği saptandığından, idareyi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasının, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, İdarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsadığı, iadesi gereken tutar yönünden idare ile davacı arasındaki ilişkinin, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak bir borç ilişkisine dönüştüğü, uyuşmazlık konusu tutarın idarenin tasarrufunda kaldığı süre için, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, hangi oranda faiz ödenmesi gerektiğini düzenleyen 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesine göre, ödeme yapılan tarihten itibaren davacının lehine faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının faize ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak fazladan tahsil edildiği anlaşılan vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, dava konusu işlemin iptali ile iadeye ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf talebinin ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kendi iradesi ile beyanda bulunduğu ve bu beyanı ile bağlı olduğu, tahsil tarihinden değil karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, bölge idare Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, tesis edilen işlemin hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Mevzuat hükümleri uyarınca bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amacıyla re'sen veya üreticilerin başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda o eşya için Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğünce düzenlenen bir gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu getirilmektedir. Gözetim uygulaması ithalat nedeniyle ilave bir vergisel yükümlülük getirme amacına yönelik veya korunma önlemi niteliğinde bir uygulama değil, ithalatın izlenmesi amacına yönelik bir uygulamadır. Gözetim belgesi alınması gerektiği halde bundan kaçınarak eşyanın kıymetinin Tebliğ'de belirlenen kıymete yükseltilmesi suretiyle ithalatın gerçekleştirilmesi, mevzuata aykırı olduğu gibi iyiniyet kuralları ile de bağdaşmamakta, uygulamada gözetim belgesi alan yükümlüler aleyhine de eşitsiz bir durum oluşturmaktadır. İdarenin yükümlüden gözetim belgesi temin etme olanağı da hukuken ve fiilen ortadan kalkmış olmaktadır. Bunun sonucunda, ilgili düzenleyici işlem idarece geri alınmış ya da yargı kararıyla iptal edilmiş olmamasına rağmen düzenleyici işlem ile (Tebliğ) getirilen gözetim uygulaması ve 4458 sayılı yasanın, 61. maddesi ile düzenlenen beyanın bağlayıcılığı ilkesi de fiilen askıya alınmış olmaktadır. İdarenin gözetim uygulamasına tabi eşyaya ilişkin gözetim belgesini ibraz etmeyen ithalatçıyı beyanını gözetim kıymetine yükseltmeye zorladığı iddiasının kabulünü gerektiren bir durum bulunmadığı eşyanın kıymetinin tebliğde belirtilen meblağa yükseltilmesi suretiyle, kıymet unsurunun üstü kapatılarak, idarenin kıymet incelemesi yapma imkanı ve belge alınması gerektiren durumun tespiti engellenmektedir. Bu süreçte, 4458 sayılı Kanun hilafına ilgililer tarafından kötüye kullanıldığının Kanun koyucu tarafından tesbiti üzerine, 18/07/2021 tarihinde Kanun'un 211. maddesine eklenen cümle ile "ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse bu vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasına ilişkin talepler kabul edilemez" emredici hükmü getirilmekle, işbu taleplerin kabul edilmeyeceği hususu da tekrar teyit edilmiştir.
Bu durumda Tebliğ ile belirli bir CIF değerin altında ve belirli miktarların üzerinde ithal edilmek istenen eşyanın gözetim uygulaması kapsamına tabi kılınan eşya için gözetim belgesi almak amacıyla anılan belgeyi vermeye yetkili Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğüne davacı tarafından başvuruda bulunulup bulunulmadığının, araştırılarak fazladan ödendiği ileri sürülen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilip verilemeyeceğinin saptanması suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.