7. Daire 2020/3012 E. 2023/1985 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2020/3012 E. 2023/1985 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2020/3012 Esas 2023/1985 Karar 10.04.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3012 E.,  2023/1985 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3012
Karar No : 2023/1985

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm İnşaat Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret
Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında 6001.92.00.00.00 pozisyonunda beyan edilen "polyester örme tüylü mensucat (battaniyelik kumaşlardan değildir)" cinsi eşyaya ilişkin tahakkuk ettirilen ve ihtirazi kayıtla ödenen dampinge karşı vergi ile anılan verginin matraha eklenmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın zımnen reddi işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyasının incelenmesinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 210 ve 211. maddeleri açıklanarak, davaya konu beyanname muhteviyatı eşya için düzenlenen kimyahane raporunda, eşyanın pozisyonunun davacının beyanına uygun ancak, 2014/4 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında "battaniyelik olarak kullanılabilir" nitelikte ve dampinge karşı vergiye tabi olduğu tespitlerinin yapıldığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünün, polyester örme tüylü mensucat (battaniyelik kumaşlardan değildir) olarak beyan edilen eşyanın, battaniye üretiminde mi yoksa farklı nitelikte tekstil eşyası imalatında mı kullanıldığının tespitine bağlı olduğu, yeminli mali müşavir tarafından davacı hakkında düzenlenen "Teknik Rapor"da; tekstil hazır giyim ürünleri imalatı faaliyetinde bulunulduğu, stok ve üretim hesaplarında yapılan incelemede firmanın "battaniye" imalatına yönelik herhangi bir kaydına rastlanılmadığı, "polyester örme tüylü mensucat" cinsi eşyayı "sabahlık, t-shirt, pantolon ve yelek" gibi hazır giyim ürünlerinin imalatında eşyanın bünyesinde kullandığı, satışlarının defter kayıtları ile uyumlu olduğu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden alınan "Kapasite Raporu"nda; mevcut makinelerle örme kumaştan "gömlek, bluz bayan örme, tişört örme, tayt örme, .. v.b. gibi hazır tekstil giyim ürünleri imalatı yapabildiği, beyanname muhteviyatı eşyayı kullanarak tekstil hazır giyim ürünleri imal ettiği ve bunları muhtelif firmalara sattığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu beyanname muhteviyatı eşyanın battaniye üretiminde kullanılabileceği, 2014/4 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında dampinge karşı vergiye tabi olduğunun laboratuvar incelemesiyle tespit edildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca yapılan itirazın zımnen reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada, anılan husus dikkate alınmaksızın, davanın ödenen vergilerin 4458 sayılı Kanun'un 211 ve devamı maddeleri uyarınca iadesine hükmedilmesi istemiyle açıldığı kabul edilerek maddi olayın ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle karar verildiği, Yargılama Hukuku ilkelerine aykırı olarak talep edilmeyen faiz yönünden de hüküm kurulduğu görüldüğünden, temyiz isteminin kabulü ve kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tekstil ürünleri imalatı ile iştigal eden firmanın, faaliyeti çerçevesinde muhtelif tarihlerde ithal ettiği "polyester örme tüylü mensucat (battaniyelik kumaşlardan değildir)" cinsi eşyaya ilişkin dampinge karşı vergiye tabi olduğundan bahisle para cezası kararı alınması üzerine cezaya maruz kalmamak için, davaya konu … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesine ihtirazi kayıt konulmak suretiyle tahakkuk ettirilen vergilerin ödendiği, … tarih ve … sayıyla idarenin kaydına alınan dilekçeyle tahakkuk eden vergilerin kaldırılması istemiyle itiraz yoluna başvurulduğu, süresi içerisinde cevap verilmemesi üzerine, itirazın zımnen reddi işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilisinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği öngörülmüş; 242. maddesinde de, yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği hükme bağlanmıştır.
Taleple bağlılık ilkesini düzenleyen, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi, davanın konusunun davacı tarafından belirleneceği, Hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, talebin fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini düzenlemektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; ihtirazi kayıtla beyan ve ithal edilen 6001.92.00.00.00 pozisyonundaki eşyaya ilişkin olarak tahakkuk ettirilen vergilerin ithalat sırasında ödendiği, 14/09/2018 tarihinde Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne anılan vergilere ilişkin itiraz başvurusunda bulunulduğu, söz konusu başvurusunun ise zımnen reddedildiği anlaşılmaktadır.
Yükümlülerce kendilerine tebliğ edilmek suretiyle ödenen vergilere ilişkin itiraz yoluna başvurulabilmesi için, idarece yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayalı bir tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt ise uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir.
Olayda; ihtirazi kayıtla beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesine göre itiraz edildiği ve itirazın zımnen reddedildiği, davacı tarafından söz konusu işleminin iptali istemiyle dava açıldığı hususu dikkate alınmaksızın, davanın ödenen vergilerin Gümrük Kanunu'nun 211 ve devamı maddeleri uyarınca iadesine hükmedilmesi istemiyle açıldığı kabul edilerek maddi olayın ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle karar verildiği anlaşıldığından, temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.
Öte yandan: ihtirazi kayıt konulmak suretiyle tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin itirazın zımnen reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada, herhangi bir faiz talebinin bulunmamasına karşın, taleple bağlılık ilkesi aşılarak dava konusu edilmeyen faiz yönünden de hüküm kurulduğu görüldüğünden, bozma üzerine verilecek kararda bu hususun da gözetilmesi zorunludur.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında 6001.92.00.00.00 pozisyonunda beyan edilen "polyester örme tüylü mensucat (battaniyelik kumaşlardan değildir)" cinsi eşyaya ilişkin tahakkuk ettirilen ve ihtirazi kayıtla ödenen dampinge karşı vergi ile anılan verginin matraha eklenmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın zımnen reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada işlemi iptal eden ve talep edilmediği halde faize hükmeden vergi dava dairesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; 6001.92.00.00.00 pozisyonunda yer alan "polyester örme tüylü mensucat (battaniyelik kumaşlardan değildir)" cinsi eşyaya ilişkin özet beyana ihtirazi kayıt konularak ithal edildiği, anılan eşyanın laboratuvar incelemesi sonucunda, beyan edilen pozisyonda olduğu buna karşın, 2014/4 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında "battaniyelik olarak kullanılabilir" nitelikte ve dampinge karşı vergiye tabi olduğu tespitlerinin yapıldığı, davacının da ödediği vergilerin iptali istemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında itiraz başvurusunda bulunduğu ve anılan başvurunun zımnen reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Temyize konu kararın incelenmesinden ise, davacının eşyanın pozisyonuna ilişkin beyanının idarece de kabul edildiği, eşyanın kullanımına göre anılan Tebliğ uyarınca dampinge karşı vergiye tabi olduğundan bahisle ihtirazi kayıtla verilen beyan doğrultusunda gerçekleşen tahakkukun iptali suretiyle vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvuru üzerine de bakılan davanın açıldığı; Mahkemece, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinden söz edilmesine karşın, davanın anılan Kanun'un 242. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine açıldığının kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelendiği görüldüğünden, usul ve yasaya uygun olan kararın bu kısmının onanması gerekmektedir.
Bununla birlikte; davacı tarafından herhangi bir faiz talebinde bulunulmamasına karşın, taleple bağlılık ilkesi aşılarak tahsil tarihinden itibaren faize ilişkin hüküm kurulduğu anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan bu husus düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın faize ilişkin kısmının da düzeltilerek onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın