7. Daire 2020/2501 E. 2023/2559 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2020/2501 Esas 2023/2559 Karar 12.05.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2501 E., 2023/2559 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2501 Karar No : 2023/2559
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2013 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan sınırlı inceleme neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporunda; kozmetik ürünleri ticareti işleri ile iştigal ettiği ve faaliyetinin halen devam ettiği, 2013 yılında kozmetik ürünleri imalatı yaptığı ve sattığı halde özel tüketim vergisi hesaplamadığı, 31/12/2012 tarihli bilançoya göre dönem başında toplam 47.920,63 TL tutarlı -ilk madde malzemeleri ve 396.050,28 TL tutarlı -ticari malları olduğunun beyan edildiği, 2013 yılı envanter defterine göre ise toplam 136.927,25 TL tutarlı -ilk madde malzemeleri ve 279.312,86 TL tutarlı -ticari malların beyan edildiği, mükellefe emtiaları ne amaçla aldığı ve nerede kullandığının sorulması üzerine mükellef tarafından verilen ifadede, Yalova'da kozmetik ürünleri toptan ve perakende ticareti alanında faaliyet gösterdiği, bu ürünlerin ticaretini perakende mağazasında veya ... ve ... gibi marketlerle yaptığı anlaşmalar çerçevesinde satarak yaptığı ve bu anlamda Sağlık Bakanlığı'na üretmediği ürünleri de bildirmek zorunda olduğunu, satışı yapılan ürünlerin ya nihai mamul olarak satın alındığı ya da dökme mamul olarak alıp iş yerinde ambalajlanarak/kutulanarak/şişelenerek satışa hazır hale getirildiği ya da muhtelif firmalarla yapılan fason sözleşmeler çerçevesinde mamul hale getiriImesi ve şişelenip paketlemesi bu firmalar tarafından yapılarak tarafına nihai ürün olarak teslim edildiği, bu firmalardan bitmiş ürün alındığı veya kendilerince temin edilen ham madde şişelenerek /kutulanarak /ambalajlanarak satışa hazır halde tarafına teslim edildiği, ürünün hammadde ve nihai mamul aşamasının tamamının bu firmalar tarafından yapıldığı, işin fason hizmet değil, üretim ve teslim işi olduğunu, fason sözleşmelerinin ve işlerinin genelde başka firmalarca yapıldığı, kremlerin sadece ambalajının kendilerine ait olduğu, firmaların dolum yapıp teslim ettiği veya iç ürünü kendisinin yapıp, paketleme yaptığı, fason üretimin ödemelerinin banka vasıtasıyla ve çek kullanılarak yapıldığı, işyerinde kolonya imalatı hariç sadece paketleme/şişeleme/kolileme, ambalajlama işlemi yapıldığı, yağ grubunda Uğurluoğlu Yağ Sanayi firmasından tedarik edilen yağ ürünlerinde değişiklik yapılmadan yeni bir ürün haline gelecek şekilde karışım, eksiltme, ilave işlemi yapılmadan kimyasal hiçbir işleme ve etkileşime tabi tutulmaksızın özel makinalarla şişeleme işlemi yapıldığı, ... Yağ markasının pazarlama markası olduğu, muhteviyatında, badem yağı, susam yağı, çam terebentin yağı ile kayısı yağı bulunduğu, faragrance yağının uçucu esans yağı olarak kullanıldığını beyan ettiği, 23/05/2013 tarihinde Türk Patent Enstitüsü'ne "... Yağ" markası için başvuruda bulunduğu, Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu nezdinde ve ürün takip sisteminde, kozmetik imalatçısı kaydının bulunduğu ve çeşitli kozmetik ürünlerini imal ettiğinin tespit edildiği, söz konusu vergi inceleme raporu ve eklerinin değerlendirilmesi sonucunda, davacının, 2013 yılında sattığı tespit edilen kozmetik ürünlerin iş yerinde imalatının yapıldığını gösterir herhangi bir makina, araç, teçhizat ve ekipmanının olduğuna ve söz konusu mamullerin üretilebilmesi için gerekli olan ham madde alışlarına ilişkin herhangi bir araştırma ve tespite yer verilmediği, davacının söz konusu ürünleri üretebilmesi için iş yerinin fiziki, teknik ve finansal yeterliliğe sahip olduğunun somut verilerle ortaya konulamadığı, ayrıca incelemenin konusunu oluşturan ürünler üzerinde davacı tarafından imalatının yapılabileceğine ilişkin teknik inceleme yapılmamış olduğu, geriye dönük olarak yapılan kısmı kaydi envanter incelemesi neticesinde dönem başı ve dönem sonu stoklarının karşılaştırılması suretiyle bir takım verilerden hareket ederek soyut ifadelerle ve varsayıma dayalı olarak yapılan incelemenin yeterli olduğundan ve bu inceleme neticesinde davacının 4760 sayılı Kanun uyarınca "imal eden" ve dolayısıyla özel tüketim vergisi mükellefi olduğundan söz edilemeyeceğinden, davacı tarafından özel tüketim vergisinin beyan edilmediğinden ve ödenmediğinden bahisle yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının 2013 yılında düzenlemiş olduğu bir kısım faturalarda, özel tüketim vergisi ve buna bağlı olarak katma değer vergisi hesaplamadığının tespit edildiğinden bahisle vergiler toplamının % 10'u nispetinde kesilen özel usulsüzlük cezasında da, vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinin kaldırılması nedeniyle dayanağının kalmaması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.