6. Daire 2023/8053 E. 2024/256 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2023/8053 E. 2024/256 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2023/8053 Esas 2024/256 Karar 15.01.2024
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/8053 E.,  2024/256 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/8053
Karar No : 2024/256

DAVACI: … Odası
VEKİLİ: Av. …

DAVALI: … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU: 18/10/2017 tarih ve 30214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kayadan Oyma Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 5 ve 6. fıkraları, 7. maddesinin 2 ve 3. fıkraları, 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki “varsa” ibareleri ve aynı maddenin 5. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 15. alt bendi uyarınca jeofizik mühendislerinin kayadan oyma yapılar yönünden mesleki yetkileri bulunmasına rağmen dava konusu düzenlemede bu yetkilere yer verilmediği, kayadan oyma yapıların tasarımında jeofizik mühendislerinin uzun yıllardır çalışmakta olduğu, bu sebeple konuya ilişkin olarak Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından Normlar ve Jeofizik Etütler Rapor Formatının hazırlandığı, ancak davaya konu Yönetmelikle jeofizik mühendislerinin bu alanda çalışamayacak duruma getirilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin dava konusu edilen 6. maddesinin 5 ve 6. fıkralarındaki düzenlemelerin kamu yararına uygun olmadığı, ülkemizin bir deprem ülkesi olması nedeniyle yapının inşa edileceği zeminin sismik özellikleri (deprem riski), kayacın sismik sökülebilir özelliklerinin mutlaka incelenmesi gerektiği, benzer şekilde çevrenin sismik özelliklerini belirten deprem risk haritasının mutlaka yapılmasının Yönetmelikte açık bir şekilde yer alması gerektiği, bu haritaların ancak jeofizik çalışmalar sonucunda elde edilebileceği, Yönetmelikte açık bir şekilde yer alması gerekirken jeofiziğe yer verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında sondaj öncesi jeofizik çalışmalar yapılması gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekirken belirtilmediği, Yönetmeliğin 10. maddesinin 5. fıkrasında jeofizik etüt kaya kalite testlerinin ayrıca düzenlenmemesinin önemli bir eksiklik olduğu, fıkraya jeofizik etüt kaya kalite testleri ibaresinin eklenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI: Dava konusu Yönetmeliğin hazırlanması sürecinde Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile imzalanan protokol kapsamında Üniversitenin oluşturduğu teknik heyette herhangi bir meslek disiplini ayrımı yapılmadığı ve anılan heyette ilgili olabilecek İnşaat Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Jeofizik Mühendisliği, Harita Mühendisliği, Elektrik Elektronik Mühendisliği, Biyoloji, Mimarlık meslek disiplinlerine mensup akademisyenlerin görev aldığı, taslak Yönetmelik metninin 02/03/2016 tarihli yazıyla ilgili kurum, kuruluşlara görüşleri alınmak üzere gönderildiği, Yönetmelik kapsamındaki yapıların parsel bazında ruhsatlandırıldığı, kayadan oyma yapının yapılıp yapılamayacağının tespit edilebilmesi için öncelikli olarak jeolojik dayanım indeksinin hesaplanması gerektiği, bu indeksin hesaplanmasında kullanılan parametrelerin elde edilebilmesi için proje alanında sondaj yapılması ve alınan numuneler üzerinde kayaçların fiziksel ve mekanik özelliklerini ortaya koyacak testlerin yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle Yönetmeliğin kayadan oyma yapıların yapılacağı alanda sondajlar ile arazi ve laboratuvar deneylerinin yapılmasını zorunlu kıldığı, böylece kayadan oyma yapıların yeterli güvenlikte tasarlanmasını sağlamayı amaçladığı, Yönetmelikte proje müellifinin gerekli görmesi halinde jeofizik yöntemler de dahil literatürde yer alan genel kabul görmüş diğer yöntemlerin uygulanmasına cevaz verildiği, sonuç olarak Bakanlıklarının Yönetmeliğin hazırlanması sürecinde kamu yararını gözettiği ve konuyla ilgili herhangi bir meslek grubunu süreç haricinde bırakmadığı ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı, dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığından bozulan kısımlar yönünden yukarıda anılan İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında yer alan gerekçelerle, uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibareleri yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: 18/10/2017 tarih ve 30214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kayadan Oyma Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 5 ve 6. fıkraları, 7. maddesinin 2 ve 3. fıkraları, 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki “varsa” ibareleri ve aynı maddenin 5. fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılan davada, Yönetmeliğin 6. maddesinin 5 ve 6. fıkraları, 7. maddesinin 2 ve 3. fıkraları ile 10. maddesinin 5. fıkrası yönünden davanın reddine, 10. maddesinin 3. ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibarelerinin ise iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 25/05/2022 günlü, E:2017/8078, K:2022/6155 sayılı kararının taraflarca temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2023 günlü, E:2022/2988, K:2023/1353 sayılı kararıyla, anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, iptale ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, bozma kararı üzerine dosya dava konusu yönetmeliğin 10. maddesinin 3. ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibareleri yönünden incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi hükmünde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına Danıştay dava dairelerince ısrar etme olanağı tanınmamıştır.
Bu durumda, bozma kararında yer verilen gerekçelerle; kayadan oyma yapıların yapılacağı alanda yer alan kayaçların kaya kütle parametrelerinin belirlenmesi için gerekli analiz ve araştırmaların (kaya kütle etüdünün) kapsamının proje mühendisi tarafından belirleneceği, bu kapsamda yapılacak kaya kütle etüdünün Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin zemin ve temel etüt raporuna ilişkin maddelerinde adı geçen mühendislik disiplinlerinden hangisine mensup mühendislerce yapılacağına da karar verileceği, kütle etüdü yapılacak yerin coğrafi, topoğrafik, sismik v.b. özelliklerine göre bu etüt çalışmasında yer alması gereken mühendislik disiplinlerinin de değişebileceği, anılan özellikleri gereği daha detaylı etüt edilmesi gereken yerlerde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin ilgili maddesinde gösterilen bütün yönlerden ve bütün mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce etüt yapılması gerekirken; nispeten daha yüzeysel bir etütle yetinilebilecek yerlerde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin ilgili maddesinde gösterilen bazı yönlerden ve belli bir mühendislik disiplini ya da disiplinlerine mensup mühendislerce etüt yapılabileceği, örneğin Türkiye Deprem Haritasında depremsellik durumu yüksek olan bir yer ile daha düşük olan bir yerde yapılacak kütle etüdünün kapsamı ve dolayısıyla bu etütte yer alacak mühendislik disiplinlerinin de aynı olmayacağı, dolayısıyla yapılacağı yerin özellikleri gözetilmeksizin her kaya kütle etüdünde jeofizik mühendislerince jeofizik yöntem ve ölçümlerin uygulanması yönünde bir zorunluluk öngörülmesinin hem işin teknik niteliği hem de kamu yararı ile uyumlu olmayacağı, kaldı ki Yönetmelik kapsamında yapılacak araştırma, inceleme ve etüt işlerinin hangi mühendislik dalınca yapılacağı hususunda bir belirleme ve bu kapsamda jeofizik mühendislerine yönelik bir kısıtlamanın da bulunmadığı, dolayısıyla Yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında "varsa" ibaresine yer verilmek suretiyle kaya kütle etütlerinde jeofizik ölçüm yerlerinin gösterilmesinin zorunlu tutulmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, zemin ve temel etütlerinin, etüdün yapılacağı zeminin ve inşa edilecek yapının özelliklerine göre belirlenecek kategorilere göre jeoloji, jeofizik veya inşaat mühendislerince ya da bu mühendislerden ikisi veya üçü tarafından yapılacağı, her zemin ve temel etüdün muhakkak her üç mühendis eliyle yapılmasında zorunluluk bulunmadığı, bu durumda, yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibarelerinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dairemizin 25/05/2022 tarih ve E:2017/8078, K:2022/6155 sayılı kararı ile Yönetmeliğin 6. maddesinin 5 ve 6. fıkraları, 7. maddesinin 2 ve 3. fıkraları, 10. maddesinin 5. fıkrası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, Yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibarelerinin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.06.2023 tarih ve E:2022/2988, K:2023/1353 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak anılan kısma yönelik olarak dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava, 18/10/2017 tarih ve 30214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kayadan Oyma Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 5 ve 6. fıkraları, 7. maddesinin 2. ve 3. fıkraları, 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki “varsa” ibareleri ve aynı maddenin 5. fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Kayadan Oyma Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6.maddesinin dava konusu 5.fıkrasında, "Bölgenin genel jeolojik birimleri tespit edildikten sonra, kayadan oyma yapının inşa edileceği alana ait 1/5000 veya 1/1000 ölçekli haritalar üretilir. Bu haritalarda sahanın jeolojik unsurlarının tümü gösterilir ve sahanın jeomorfolojik, jeodinamik ve hidrojeolojik durumları ile sahadaki kayaçların fiziksel ve mekanik özellikleri ortaya konulur." kuralı,
6.fıkrasında, "Proje sahasındaki kayaçların fiziksel ve mekanik özelliklerinin tek bir haritada gösterilememesi halinde birden fazla harita yapılır, kesitler ve blok diyagramlar hazırlanır." kuralları düzenlenmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin dava konusu 2. fıkrasında, "Sondaj çalışmaları kayadan oyma yapıların inşa edileceği en alt seviyeyi en az 5 m geçecek şekilde gerçekleştirilir ve hazırlanan sondaj logları jeolojik birimlerin düşey değişimlerini gösterir." hükmü,
Aynı maddenin dava konusu 3.fıkrasında, "Kayaçların litolojik ve yapısal özelliklerini belirlemek için açılan sondajlar, yatay, düşey veya eğik olarak yapılabilir. Bu kapsamda açılan sondaj kuyusunun karotiyer çapı 47,6 mm’den az olamaz. Sondaj sayısı, kayadan oyma yapının formu göz önünde bulundurularak projeyi temsil edecek şekilde planlanır. Kayadan oyma yapının izdüşüm alanına göre minimum sondaj sayısını gösteren tablo Ek-1 ’de yer almakta olup, değişen jeolojik koşullara göre sondaj sayıları artırılabilir." hükümleri yer almaktadır.
Yine anılan Yönetmeliğin 10.maddesinin dava konusu 3. fıkrasında, "Kaya kütle etüdünde; sondaj ve varsa jeofizik ölçüm yerleri harita üzerinde gösterilir; boyut, şekil, yönelim (doğrultu), kaya destekleme özellikleri belirlenir; herhangi bir jeolojik tehlike (kaya düşmesi, kaya kayması ve benzeri) olasılığına karşı mühendislik verileri temin edilir." kuralı,
Aynı maddenin dava konusu 4.fıkrasında; "Kaya kütle etüdü; yapılan arazi gözlemlerini, açılan sondaj/araştırma çukurlarına ve varsa jeofizik çalışmalara ait verileri, arazi ve laboratuvar deneylerinin prosedürleri ile sonuçlarını içerir." kuralı
Aynı maddenin dava konusu 5.fıkrasında, "Kaya kütle etüdü; yapılan arazi gözlemlerini, açılan sondaj/araştırma çukurlarına ve varsa jeofizik çalışmalara ait verileri, arazi ve laboratuvar deneylerinin prosedürleri ile sonuçlarını içerir." kurallarına yer verilmiştir.
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Zemin ve temel etüt raporu: Her bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere, yapının temel ve statik hesaplarının yapılabilmesi için zemin araştırma verileri ile geoteknik değerlendirmeleri içeren Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hazırlanan raporu, ifade eder." düzenlemesine, 57. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde ise, "Statik projeye esas teşkil edecek zemin ve temel etüdü raporu;
1) Yer altının dinamik esneklik direnişleri ve yerin dayanımı, taşıma gücü, yer altı suyu varlığı, yer altı yapısı, deprem bölgelenmesi, yer kırıklıklarının hareketleri, oturma, sıvılaşma ve yer kaymalarının boyutları gibi zeminin fizikî özelliklerini belirleyen çalışmalar yönünden jeofizik mühendislerince,
2) Sondajlar, arazi çalışmaları, zemin ve kaya mekaniği, laboratuvar deneylerini ihtiva eden zemin-yapı etkileşiminin analizinde kullanılacak temel-zemin, zemin profili ve zemini oluşturan birimlerin fizikî ve mekanik özelliklerini konu alan çalışmalar yönünden jeoloji mühendislerince,
3) Zemin mekaniği, zemin dinamiği ve zemin emniyet gerilmesi hesaplaması gibi çalışmalar yönünden inşaat ve jeoloji mühendislerince,
4) Mühendislik hizmetleri standartlarına uygun, detaylı olarak hazırlanan ve parselin bulunduğu zeminin durumunu bu fıkrada belirtilen çalışmalar ve analizler ile açıklayan, çalışmanın içeriği bakımından ilgili mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce,
Bakanlıkça belirlenen formata göre hazırlanan ve imzalanan belgedir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari Dava Daireleri Kurulunca Danıştay Altıncı Dairesi kararının bozulmasına karar verilen kısımlarına ilişkin olarak işin esası yeniden incelendi:
Yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibarelerine ilişkin kısmı yönünden;
Dava konusu yönetmelik hükmü :
“Kaya kütle etüdü düzenleme esasları” başlıklı 10.madde
3. fıkra : “Kaya kütle etüdünde; sondaj ve varsa jeofizik ölçüm yerleri harita üzerinde gösterilir; boyut, şekil, yönelim (doğrultu), kaya destekleme özellikleri belirlenir; herhangi bir jeolojik tehlike (kaya düşmesi, kaya kayması ve benzeri) olasılığına karşı mühendislik verileri temin edilir.”
4. fıkra : “Kaya kütle etüdü; yapılan arazi gözlemlerini, açılan sondaj/araştırma çukurlarına ve varsa jeofizik çalışmalara ait verileri, arazi ve laboratuvar deneylerinin prosedürleri ile sonuçlarını içerir.”
Dava dilekçesinde;
Yönetmelikte belirtilen amacı gerçekleştirmek için ilgili tüm mühendislik çalışmalarından yararlanmak gerektiği, oysa bu maddede “varsa jeofizik ölçüm yerleri” ifadesinin keyfilik getirdiği, “varsa” ifadesinin anılan fıkralardan çıkartılması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalının savunmasında;
Yapının inşa edileceği yakın çevre ile oyulacak kayacın tüm özelliklerinin belirleneceği açık olup bu sebeple, Yönetmeliğin kayadan oyma yapılacağı alanda sondajlar ile arazi ve labaratuvar deneylerinin yapılmasını zorunlu kıldığı, dava konusu maddenin 1.fıkrasında, kayadan oyma yapılar için gerekli araştırma ihtiyacı ve kapsamının; tasarımın boyutu, jeolojik yapının karmaşıklığı ve jeolojik model içerisindeki belirsizlikler göz önünde bulundurularak projeden sorumlu mühendis tarafından belirleneceğinin belirtildiği, projeden sorumlu mühendisin gerek görmesi halinde jeofizik çalışmalar da dahil olmak üzere, literatürde yer alan genel kabul görmüş yöntemlerin uygulanmasını isteyebileceği, bunu engelleyen bir düzenlemenin bulunmadığı belirtilmektedir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede;
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, kaya kütle etüdünün; kayadan oyma yapıların yapılacağı alanda yer alan kayaçların kaya kütle parametrelerinin belirlenmesi için gerekli analiz ve araştırmaları içeren etüdü ifade ettiği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 10. maddesinde ise, kayadan oyma yapılar için gerekli araştırma ihtiyacı ve kapsamının tasarımın boyutu, jeolojik yapının karmaşıklığı ve jeolojik model içerisindeki belirsizlikler göz önünde bulundurularak projeden sorumlu mühendis tarafından belirleneceği, kayadan oyma yapılar tasarlanmadan önce kaya kütle etüdünün düzenleneceği, kaya kütle etüdünde sondaj ve varsa jeofizik ölçüm yerlerinin harita üzerinde gösterileceği ve boyut, şekil, yönelim (doğrultu) ve kaya destekleme özelliklerinin belirleneceği, bu yapılırken herhangi bir jeolojik tehlike (kaya düşmesi, kaya kayması ve benzeri) olasılığına karşı mühendislik verilerinin temin edileceği, kaya kütle etüdünün yapılan arazi gözlemleri, açılan sondaj/araştırma çukurları ve varsa jeofizik çalışmalara ait verileri, arazi ve laboratuvar deneylerinin prosedürleri ile sonuçlarını içereceği, kaya kütle etüdünde toplanan tüm veriler değerlendirilerek Jeolojik Dayanım İndeksi (GSI) değerinin tespit edileceği ve buna göre projenin uygulanıp uygulanamayacağına dair hükmün belirtileceği ve kaya kütle etüdünün Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin zemin ve temel etüt raporuna ilişkin maddelerinde adı geçen disiplinlere mensup mühendislerce, mühendislik hizmetleri esaslarına uygun olarak hazırlanacağı öngörülmüştür.
İlgili mevzuat başlığı altında yer verilen Yönetmelik maddeleri, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve 10. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde; kayadan oyma yapılar için gerekli araştırma ihtiyacı ve kapsamının, diğer bir deyişle kayadan oyma yapıların yapılacağı alanda yer alan kayaçların kaya kütle parametrelerinin belirlenmesi için gerekli analiz ve araştırmaların (kaya kütle etüdünün) kapsamının proje mühendisi tarafından belirleneceği, bu kapsamda yapılacak kaya kütle etüdünün Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin zemin ve temel etüt raporuna ilişkin maddelerinde adı geçen mühendislik disiplinlerinden hangisine mensup mühendislerce yapılacağına da karar verileceği, kütle etüdü yapılacak yerin coğrafi, topoğrafik, sismik v.b. özelliklerine göre bu etüt çalışmasında yer alması gereken mühendislik disiplinlerinin de değişebileceği, anılan özellikleri gereği daha detaylı etüt edilmesi gereken yerlerde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin ilgili maddesinde gösterilen bütün yönlerden ve bütün mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce etüt yapılması gerekirken; nispeten daha yüzeysel bir etütle yetinilebilecek yerlerde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin ilgili maddesinde gösterilen bazı yönlerden ve belli bir mühendislik disiplini ya da disiplinlerine mensup mühendislerce etüt yapılabileceği, örneğin Türkiye Deprem Haritasında depremsellik durumu yüksek olan bir yer ile daha düşük olan bir yerde yapılacak kütle etüdünün kapsamı ve dolayısıyla bu etütte yer alacak mühendislik disiplinlerinin de aynı olmayacağı, dolayısıyla yapılacağı yerin özellikleri gözetilmeksizin her kaya kütle etüdünde jeofizik mühendislerince jeofizik yöntem ve ölçümlerin uygulanması yönünde bir zorunluluk öngörülmesinin hem işin teknik niteliği hem de kamu yararı ile uyumlu olmayacağı, kaldı ki Yönetmelik kapsamında yapılacak araştırma, inceleme ve etüt işlerinin hangi mühendislik dalınca yapılacağı hususunda bir belirleme ve bu kapsamda jeofizik mühendislerine yönelik bir kısıtlamanın da bulunmadığı, dolayısıyla Yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında "varsa" ibaresine yer verilmek suretiyle kaya kütle etütlerinde jeofizik ölçüm yerlerinin gösterilmesinin zorunlu tutulmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen zemin ve temel etüdünün ne şekilde ve hangi mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce yapılacağını göstermek amacıyla çıkarılan ve işlem tarihinden sonra 09/03/2019 tarih ve 30709 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin eki Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının "Etüt Kategorileri" başlıklı 5. maddesinde, zemin ve temel etütlerinin; çalışmanın içeriğine göre Kategori 1, Kategori 2 ve Kategori 3 olmak üzere üç kategoriye ayrıldığı, alt maddelerde ise bu kategorilere girecek zemin ve temel etütlerinin hangi özellikler dikkate alınarak belirleneceğine ilişkin ayrıntıların düzenlendiği, her kategorinin düzenlendiği bölümün sonunda kategorilerine göre yapı örneklerine yer verildiği, Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının "Zemin ve Temel Etütlerinin Kapsamı" başlıklı 7. maddesinde ise kategorik ayrıma göre zemin ve temel etütlerinin ne şekilde yapılacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği anlaşılmıştır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6. fıkrasının yukarıda sözü edilen Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatındaki düzenlemeler ile birlikte değerlendirilmesinden; zemin ve temel etütlerinin, etüdün yapılacağı zeminin ve inşa edilecek yapının özelliklerine göre belirlenecek kategorilere göre jeoloji, jeofizik veya inşaat mühendislerince ya da bu mühendislerden ikisi veya üçü tarafından yapılacağı, her zemin ve temel etüdün muhakkak her üç mühendis eliyle yapılmasında zorunluluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, Yönetmeliğin 10. maddesinin 6. fıkrasında atıfta bulunulan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendi ile de uyumlu olduğu anlaşılan 10. maddenin 3 ve 4. fıkralarındaki "varsa" ibarelerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Kayadan Oyma Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliğin 10. maddesinin 3 ve 4. fıkralarındaki “varsa” ibareleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Sonuç itibarıyla dava ret ile sonuçlandığından, Dairemizin 25/05/2022 tarih ve E:2017/8078, K:2022/6155 sayılı kararında hükmedilen yargılama giderlerinin kaldırılmasına, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, karar harcı, YD harcı ve vekalet harcı ile harcanan posta giderinin toplam tutarı olan …-TL yargılama gideri ile temyiz aşamasında yapılan toplam …- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Tahsilde ve ödemede tekerrür olmamak üzere kararın bozma öncesi vekâlet ücretinin ilişkin kısmının kaldırılarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Davalı idarenin temyiz istemi kabul edildiğinden temyiz aşamasında yapılan …- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın