6. Daire 2023/1530 E. 2023/7696 K. — Danıştay Kararı
6. Daire 2023/1530 Esas 2023/7696 Karar 30.10.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1530 E., 2023/7696 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1530 Karar No : 2023/7696
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR) : 1- … 2- …3- … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 22/11/2022 tarih ve E:2020/342, K:2022/9960 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mülkiyeti davacılara ait, Isparta ili, Eğirdir ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz ile … ada, … parsel sayılı taşınmaz arasında kalan ve 1980 yılında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde tespit dışı bırakılan yerin, 1580 sayılı Kanunun 159. maddesi uyarınca ihdas edilerek belediye adına tapuya tescil edilmesine ilişkin Eğirdir Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/05/2015 gün ve E:2011/4048, K:2015/2692 sayılı bozma kararına uyularak, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu alanın kadastro çalışmalarının 1980 yılında yapıldığı, kadastro beyannamesinin incelenmesinden, … ada, … parsel sayılı taşınmazın sağı, solu ve önünün yol, arkasının deniz olarak belirtildiği, 1964 tarihli tapu kaydının incelenmesinden ise; önü yol denilen yerin eski Isparta yolu olduğu, arkası deniz denilen yerin Eğirdir Gölü olduğu, tapu kaydının tutulduğu 1964 yılında Eğirdir Gölü’nün şu anki … ada, … parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırına kadar etkili olduğunun anlaşıldığı, bunun da … ada, … parsel sayılı taşınmazın (uyuşmazlık konusu taşınmaz) büyük kısmının Eğirdir gölünün çekilmesiyle oluştuğu anlamına geldiği, sağı ve solu yol denilen yerin, güneyden Eğirdir Gölüne yaya ulaşımını sağlayan bir yol olarak düşünülebileceği, dava konusu … ada, … parsel sayılı taşınmazın kamu hizmetine tahsisli olup olmadığının irdelenmesi açısından; dava konusu … ada, … parsel sayılı taşınmazın kamu hizmetine tahsisli olmadığı, yürürlükte bulunan imar planında da “ticari alan” kullanımında olan parselin amacı doğrultusunda kullanıldığı, dava konusu olan … ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bir bankaya ait ATM yapısının ve bir büfenin olduğu, imar planı ve benzeri nedenlerle halihazırda kamu hizmeti kullanımına ihtiyacın bulunup bulunmadığının irdelenmesi açısından; dava konusu … ada, … parsel sayılı taşınmazın 75,13 m2 yüzölçümünde olduğu, dolayısıyla bir kamu hizmetinde kullanılmasının mümkün olmadığı, tescil harici olan bir yerin belediye adına tescil edilebilmesi için yasal bir dayanak olması gerektiğinin irdelenmesi açısından ise; 1930’lu, 1940’lı, 1950’li yıllarda güneyden Eğirdir Gölüne yaya ulaşımını sağlayan … ada, … parsel ile … ada, … parsel arasındaki 1,5 m.’lik boşluğun imar planlarının 1980 yılında yapılmasıyla kapandığı, Eğirdir Gölünün 1960’lı yıllardaki etki alanı giderek azaldığı ve çekilen göl ile … ada, … parsel sayılı taşınmazın kuzey kısmında gölden kalma bir boşluk oluştuğu, buna göre dava konusu işlem ile davalı belediye adına kapanmış yol ve boşluk olarak tescil edilmesinin uygun olduğu, yol ve boşluğun imar planı ile bütünleşmesi sonucu “ticari alan” fonksiyonu verildiği, … ada … parsel sayılı taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığı, dava konusu alanı kiralayarak işgaliye parası ödenmesinin, bu alanı davacılara ait kılmadığı, taşınmazın belediyeye ait olduğu, davacılar tarafından da bunun doğrulandığı, dolayısıyla 1580 sayılı Kanunun 159. maddesi ve imar planı gereği ticaret alanı olarak tahsis edilen söz konusu alanın belediyenin tasarrufuna geçirilmesi ve belediye adına tescil edilmesinin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna ulaşılarak davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davacıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından uzun bir süredir zilyetliğinde bulunularak kullanıldığı, 1580 sayılı Belediye Kanununun 159. maddesinde mülkiyetin devrinden bahsedilmediği, belediyenin resen tescil yetkisi bulunmadığı, uyuşmazlık konusu alanı İmar Kanunun 17. maddesi uyarınca kendilerine satışının yapılabileceği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 22/11/2022 tarih ve E:2020/342, K:2022/9960 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Eğirdir Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararı ile … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmaz arasındaki 75,13 m2 alan mülga 1580 sayılı Belediye Kanununun 159. maddesi ve imar planı gereği belediye adına tapuda tescil edilmiştir. Belediye adına tapuda tescil edilen … ada … parsel sayılı taşınmaz, mevcut 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret alanı olarak planlanmıştır. Uyuşmazlık konusu alana komşu … ada … parsel sayılı taşınmaz maliki olan davacılar tarafından, belediye adına tapuda tescil edilen alanın 1965 tarihinden bu yana kiralanarak otel tarafından kullanıldığı, otele ait balkon çıkmaları ile büfe ve atm 'nin bu alana denk geldiği, yoldan ihdas edilerek belediye adına tescil edilen bu alanın (… ada … parsel sayılı taşınmaz) satışa çıkacağının öğrenilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 43. maddesinde; "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir. Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almıştır. 3621 sayılı Kıyı Kanununun 1. maddesinde; Kanunun amacının, "...deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek..." olduğu düzenlenmiş, 2. maddesinde; Kanunun kapsamı "... deniz, tabii ve suni göller ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerine ait düzenlemeler ve bu yerlerden kamu yararına yararlanma imkan ve şartlarına ait esaslar" olarak belirlenmiş, İstisnalar başlıklı 3. maddesinde ise; "Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde veya ülke güvenliği ile doğrudan ilgili, Türk Silahlı Kuvvetlerine veya Sahil Güvenlik Komutanlığına ait harekat ve savunma amaçlı yerlerde (konut ve sosyal tesisler hariç) özel kanun hükümlerine, diğer özel kanunlar uyarınca belirlenmiş veya belirlenecek yerlerde ise özel kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine uyulur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanunun Tanımlar başlıklı 4. maddesinde; Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgi, Kıyı Kenar çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırı, Kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan, Sahil şeridi: Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak enaz 100 metre genişliğindeki alan olarak tanımlanmış, 5.maddesinde; "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir." hükmüne, "Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Denizde Yapılacak Yapılar" başlıklı 6. maddesinde, "Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz." hükmüne yer verilmiştir. 8049 sayılı Medeni Kanunun 715. maddesinde:" sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanun hükümlerine tâbidir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, … ada … parsel sayılı taşınmaz ile … ada … parsel sayılı taşınmaz arasındaki 1,5 m2 'lik boşluğun (balkon çıkmalarının bulunduğu kısım) … tarih ve … sayılı tapu kaydının incelenmesinden; Eğirdir Gölünün … ada … parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırına kadar etkili olduğu, sağı ve solunun Eğirdir Gölüne yaya yolu ulaşımı sağlayan bir yol olarak düşünüldüğü, 1,5 m2 'lik boşluğun (balkon çıkmalarının bulunduğu kısım) imar planının yapılmasıyla 1980 yılında kapandığı, … ada … parsel sayılı taşınmazın kuzey kısmındaki boşluğun (büfe ve ATM yapısının yer aldığı kısım) Eğirdir Gölünün çekilmesi sonucu oluşan gölden kalma bir boşluk olduğu, boşluğun imar planıyla bütünleşmesi sonucu alanın ticaret alanı olarak planlandığı tespitlerine yer verilmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta, uyuşmazlık konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın büyük kısmının Eğirdir Gölünün çekilmesi sonucu oluştuğu, bu nedenle 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında herkesin eşit ve serbest olarak yararlanacağı kamusal alan olduğuna şüphe bulunmadığından taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı, dolayısıyla anılan taşınmazın belediye adına tesciline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. Öte yandan; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tescil harici bırakılması gereken bir alana ilişkin tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemi ile açılan davada verilen kararın sonucundan etkilenebilecek olan Hazine'ye davanın ihbarının yapılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.