6. Daire 2022/85 E. 2023/3977 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2022/85 E. 2023/3977 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2022/85 Esas 2023/3977 Karar 25.04.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/85 E.,  2023/3977 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/85
Karar No : 2023/3977

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu adanın tamamının park alanı olarak belirlendiği, bölgede donatı alanlarının yetersiz olduğu, park işlevinin konum itibariyle planlama tekniğine uygun olduğu, sosyal donatının arttırılması amaçlı park işlevi verildiğinin görüldüğü, bölgedeki yer sorunu nedeniyle alanın verimli kullanılması adına Molla Gürani Parkı Projesi kapsamında doğan ihtiyaçlar, ada çevresindeki yerleşim alanlarının otopark ihtiyacı gibi hususlar nedeniyle park altına yer altı otoparkı yapılmasının planlama tekniği ve şehircilik ilkeleri açısından doğru olduğu, yer altına nasıl ve ne şekilde otopark yapılacağının ve yüzeyle temasının plan sonrası yapılacak uygulama projesi ile ilgili olduğu, davacıya ait parselin ada bazlı olan uygulamanın dışında bırakılmasının sözkonusu olamayacağı zira bu şekilde bir değişikliğin park işlevi ile plan bütünlüğünü bozacağı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu alanın daha önceki imar planlarında ticari alan olarak belirlendiği, taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin davalı idare tarafından yapı ruhsatı verildiği göz önüne alındığında lehlerine kazanılmış hakkın doğduğu, … sayılı adanın yeşil alana alınmasındaki temel nedenlerinden birisinin … Mescidinin ihyasıyla ilgili olduğu fakat taşınmazların … Mescidine uzak bir konumda bulunduğu, aynı işlemin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dosyasında ki rapora dayalı olarak karar verildiği, birbirine zıt iki rapor düzenlendiği ve raporlar arasında ki çelişkilerin giderilmesi gerektiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla … sayılı adada belediye mülkiyetinde olan parsellerde öngörülen park alanı kullanımın kaldırılarak İSKİ Hizmet alanı olarak ayrıldığı, bu durumda adanın çok küçük bir kısmının yeşil alan olarak kaldığı ve bu alanın da niteliksiz olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
…Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; uyuşmazlık konusu alanda yoğun yapılaşmanın yer aldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile sosyal donatı alanlarının arttırıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
… Bakanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
… Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Fatih ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … ve …parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alan İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararıyla kentsel ve tarihi sit alanı olarak belirlenmiş ve dava konusu taşınmazın bulunuğu bölgede Molla Gürani Parkı Fikir Projesinde yer alan fonksiyonları karşılayabilmek için gerekli plan tadilatının yapılması kapsamında, … adanın bütünü ve yakın çevresine ilişkin olarak 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı çalışmalarına başlanılmış, İstanbul 1 Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile … sayılı adaya ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliklerinin düzeltmelerle uygun olduğuna karar verilmiş, bu doğrultuda … sayılı adaya yönelik 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında değişiklikler yapılmış, bu değişiklikler İstanbul II Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile uygun bulunmuş, bu kapsamda uyuşmazlık konusu taşınmazlar ticari alan olarak planlanmış iken kullanım kararı park alanı ve yeraltı otopark alanı olarak değiştirilmiş, yapılan plan değişiklikleri … tarih ve …sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla tadilen uygun bulunmuş ve 07.12.2019 tarihinde onaylanmış, davacı şirket tarafından söz konusu plan değişiklikliklerine yapılan itirazın zımnen reddi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, nazım imar planının varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olduğu, uygulama imar planının ise tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olduğu kurala bağlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde; "Koruma amaçlı imar plânı"; bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar olarak tanımlanmış, 17. maddesinde; '' Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir. Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.'' hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının ve Dairemizin E:2022/5333, E:2022/5373 ve E:2023/1564 sayılı dosyalarının beraber incelenmesinden, Dairemizin E:2022/85 sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda, dava konusu parselin bulunduğu adanın tamamının park işlevine dönüştürüldüğü, bölgenin yetersiz donatısının bir nebze karşılanmaya çalışıldığı, bölgedeki insan sirkülasyonu da dikkate alındığında park işlevinin konum itibarıyla planlama tekniğine uygun olduğu, sosyal donatının arttırılması amaçlı park işlevi verildiğinin görüldüğü, bölgedeki yer sorunu nedeniyle alanın verimli kullanılması adına Molla Gürani Parkı Projesi kapsamında doğan ihtiyaçlar, ada çevresindeki yerleşim alanlarının otopark ihtiyacı gibi hususlar nedeniyle park altına yer altı otoparkı yapılmasının planlama tekniği ve şehircilik ilkeleri açısından doğru olduğu, yer altına nasıl ve ne şekilde otopark yapılacağının ve yüzeyle temasının plan sonrası yapılacak uygulama projesi ile ilgili olduğu, davacıya ait parselin ada bazlı olan uygulamanın dışında bırakılamayacağı zira bu şekilde bir değişikliğin park işlevi ile plan bütünlüğünü bozacağı şeklinde tespitlerin bulunduğu fakat dava dosyası ve diğer E:2022/5373 ve E: 2023/1564 sayılı dosyalarda karara esas alınan bilirkişi raporlarında ise dava konusu imar plan değişikliklerine ait plan açıklama raporunda bölgenin ihtiyaçlarına yönelik olarak donatı fonksiyonlarına ihtiyaç olduğu ifadesine yer verildiği, ancak söz konusu donatı ihtiyaçlarına yönelik olarak ihtiyaç analizine yer verilmediği, alanda bulunduğu ifade edilen … Mescidine ilişkin olarak tespitlere yer verilmediği ve plan paftası üzerinde mescidin yerinin sürekli olarak değiştirildiği, söz konusu mescidin yeniden inşası hususunda netleşen somut bir durumun bulunmadığı, dava konusu taşınmazların …Mescidine olan uzaklığın ne şekilde belirleyici olduğunun açıklanmayarak belirsiz bırakıldığı, dava konusu parsellerin plan değişikliğine katılmasını zorunlu kılacak bir durumun ortaya çıkmadığı, mescidin varlığına ilişkin olarak plan açıklama raporlarına somut bir belgenin ortaya konulmadığı, parkın yaya yoluyla ikiye ayrıldığı ve bu değişikliklerin konum ve istikamet tayinlerine yönelik gerekçesine yer verilmediği, bu bakımdan anılan imar planı değişikliklerinin planlama esasları ve tekniklerine uygun olarak hazırlanmadığı şeklinde görüş ve kanaatlere yer verilmiştir.
Uyuşmazlık kapsamında yer alan iki bilirkişi raporunun tamamen birbirine zıt olduğu dikkate alındığında bu iki rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek bilirkişi raporu alınmak ya da yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, bahsi geçen çelişkili durum giderilmeksizin verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
Öte yandan temyiz dilekçesinde, … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis kararıyla imar planı değişikliği yapılarak uyuşmazlık konusu adanın büyük kısmının park alanından çıkarılarak İSKİ hizmet alanı olarak belirlendiği iddia edildiğinden bu hususun da araştırılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın