6. Daire 2022/7728 E. 2023/5396 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2022/7728 E. 2023/5396 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2022/7728 Esas 2023/5396 Karar 31.05.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7728 E.,  2023/5396 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7728
Karar No : 2023/5396

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … - ANKARA
2- … Dağıtım A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Konya İli, Meram İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/12/2021 tarihli ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2021 tarihli ve 5036 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, enerji nakil hattı geçirilmesi amacıyla çevredeki başka taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı kurulmasının mümkün olmasına rağmen kendi taşınmazı üzerinde irtifak hakkı kurulmasının telafisi imkansız zararlara neden olacağı, tarla niteliğindeki taşınmazın bölüneceği, tarımsal faaliyetin yapılmasının imkansız hale geleceği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Konya İli sınırları içerisindeki 2+843,90 km uzunluğundaki Hacı İnce Kök- Kaşınhanı TR Enerji Nakil Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan toplam 205,53 m²'lik sahanın mülkiyetini tescil edilebilmesi için ve 25.504,11 m²'lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için kamu yararı kararı alındığı, Büyük Ova Koruma Alanı olarak belirlenen alan içerisinde kalan taşınmazlarla ilgili olarak 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında işlem yapılması amacıyla konunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na intikal ettirildiği, bu karara istinaden dava konusu acele kamulaştırma kararının tesis edildiği, dava konusu taşınmazın hat altına isabet eden 940,75 m²'lık kısmında irtifak hakkı tesisi için … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş, K: … sayılı kararıyla taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, Meram İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde 127 adet trafodan 2382 abonenin beslendiği, hattın eski olduğu, arıza halinde şebekede sık ve uzun süreli kesintiler meydana geldiği, bu durumun bölge refahı ve ekonomisi üzerinde olumsuz etkilerinin olduğu, bölgedeki mevcut sulama hatlarının da bu hattan beslendiği, besleme trafoları için herhangi herhangi bir ring sisteminin de bulunmadığı, toplamda 127 adet trafo bulunan bu şebeke yapısındaki kesintilerin hattın tamamını etkilediği, hattaki elektrik kesintisinin süre ve sayısının Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinde belirtilen eşik değerlerin üzerinde olduğu, yapılacak olan kök ve yenilemelerle birlikte yıllık yaklaşık 2500 dakikalık kesintinin önüne geçilmiş olacağı, bölgenin ekonomik kalkınması ve ülke ekonomisine daha fazla katma değer sağlaması açısından ihtiyaç duyulan enerji nakil hattının acele kamulaştırma yöntemiyle ivedi olarak tesis edilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 30/12/2021 tarihli, 31705 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 29/12/2021 günlü, 5036 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın üzerinden hat geçen Konya İli, Meram İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Bu hükümlerden hareketle bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.
Anayasa'nın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddenin 1. fıkrasında: "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır." son fıkrasında ise: "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." kuralıyla usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaların iç hukuk sistemine yansıtılma yöntemi belirlenerek, bu andlaşmalardan temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlarla yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası andlaşma kurallarının esas alınması anayasal gerekliliktir.
20.03.1952 günü kabul edilen İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol Türkiye tarafından 19.03.1954 tarihinde onaylanmıştır. Anılan Protokolun "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinde: “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler” ve 6. maddesinin son fırkasında “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” kuralına yer verilmiştir.
2942 sayılı Yasanın 27. maddesinde: "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
(Ek fıkra: 19/4/2018-7139/29 md.) Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır.
Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." kuralına yer verilmiştir
2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesinde " Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Cumhurbaşkanı kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır. Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz.
Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış
faaliyetler,
İçin tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/22 md.) Bu madde kapsamında izin verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz.
Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükümüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli nazım imar planında tarımsal alan içinde kaldığı, taşınmazın mutlak tarım arazisi olduğu ve 2017 tarihinde Büyük Ova Koruma Alanı olarak belirlendiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planlarının yapılmamış olduğu, … günlü,… sayılı … Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulu kararıyla; 1- Hacı İnce KÖK-Kaşıkhanı TR Enerji Nakil Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan toplam 205,53 m2 lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 25504,11m2lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için 6446 sayılı Kanunun 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında Genel Müdürlükçe 2942 sayılı Kanunun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülecek taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine, 2- Ekli listedeki taşınmazların bulunduğu alanlar, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. Maddesine göre "Büyük Ova Koruma Alanı" ilan edildiğinden, bu taşınmazlar üzerinde elektrik dağıtım tesislerinin kurulmasında kamu yararı olduğuna,5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. maddesi gereğince "Büyük Ova Koruma Alanı" olarak belirlenen alan içerisinde kalan taşınmazlarla ilgili olarak 5403 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılması amacıyla konunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na intikal ettirilmesine karar verildiği, Danıştay Altıncı Dairesi'nce 29/12/2022 günlü, E:2022/ 7728 sayılı ara kararla, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. maddesi gereğince tarım dışı kullanma izninin alınıp alınmadığının sorulmasına, anılan Kanun uyarınca yapılan işlemlerin açıklanmasının ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmasının ve de acele kamulaştırma usulünün tercih edilmesinin gerekçelerinin ve acelelik halini ortaya koyan nedenlerin açıklanmasının istenilmesine karar verildiği, davalı idarelerce verilen cevapta; 5403 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince tarım dışı amaca tahsis işlemlerinin devam ettiği, dava konusu acele kamulaştırma kararının elektrik hattının yetersizliğinden ve eksikliğinden kaynaklı sorunların engellenmesi, bölgede tarımsal kaynaklı kullanımın fazlalığı ve yenilenen hat ile bu hattan beslenen şebekelere hizmet etmek için bir kamulaştırma onaylı proje planında yer alan kullanım koşullarının gerçekleştirilmesi, bölgenin ekonomik kalkınması ve ülke ekonomisine daha fazla katma değer sağlanması açısından ihtiyaç duyulan enerji nakil hattı için uyuşmazlık konusu taşınmazın da içinde yer aldığı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, 5403 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince tarım dışı amaca tahsis işlemlerinin devam ettiği, sonuçlanmasının beklenmeden acele kamulaştırma kararı verildiği ve de 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulmasının gerekmesine karşın, olayda acele kamulaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren nedenlerin somut olarak ortaya konulmadığı, acelelik halinin, kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin açıklanmadığı anlaşılmakla, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında 2942 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin amacına, uygulanma koşullarına ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Konya İli, Meram İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/12/2021 tarihli ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2021 tarihli ve 5036 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı düzenlenmiş, 46.maddesinde ise idareye, mülkiyet hakkını, malikin rızası dışında kamu yararı amacıyla, gerçek karşılığını peşin olarak ödemek ve kanunla gösterilen esas ve usullere uymak suretiyle kamulaştırma yoluyla sınırlama yetkisi tanınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
Kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenleme amacıyla hazırlanan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3.maddesinin 1.fıkrasında, idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aynı maddenin 2.fıkrasında belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş, 5.maddesinde kamu yararı kararı vermeye yetkili merciler sayılmış, 6.maddesinde ise 5.maddede sayılan merciler tarafından verilecek kamu yararı kararını onaylayacak merciler sayıldıktan sonra onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek olmadığı, bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 27. maddesinde ise; "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel
kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun Kamulaştırma başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; "Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; … Elektrik Dağıtım A.Ş. faaliyetleri kapsamında Konya İli sınırları içerisindeki 2+843,90 km uzunluğundaki Hacı İnce KÖK-Kaşınhanı TR Enerji Nakil Hattı güzargahına isabet eden taşınmazlardan toplam 205,53 m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 25.504,11 m2'lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunca 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi kapsamında 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülecek taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair 11/11/2021 tarih ve 34-3786 sayılı kararın alındığı (anılan hüküm uyarınca kamu yararı kararı geçen), anılan kararda ayrıca taşınmazların bulunduğu alanların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 14.maddesine göre "Büyük Ova Koruma Alanı" ilan edilmiş olması nedeniyle bu taşınmazlar üzerinde elektrik dağıtım tesislerinin kurulmasında kamu yararı olduğuna, bu taşınmazlarla ilgili olarak anılan Kanun hükmü gereğince işlem yapılması amacıyla konunun Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına intikal ettirilmesine karar verildiği, davacı tarafından proje güzergahı tespitine ve kamu yararı kararına karşı anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir dava açılmadığı; 30/12/2021 tarihli ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2021 tarihli ve 5036 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile de "Hacı İnce KÖK-Kaşınhanı TR Enerji Nakil Hattı"nın yapımı amacıyla, hat güzergahına isabet eden ve aralarında davacıya ait taşınmazın da bulunduğu taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildiği, mevcut elektrik nakil hatlarının çok eski olması, bu nedenle arıza kayıtlarının bölgede artmış olması, arıza halinde şebekede meydana gelen sık ve uzun süreli kesintilerin bölge refahı ve ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere neden olması, besleme trafoları için herhangi herhangi bir ring sisteminin de bulunmaması, toplamda 127 adet trafo bulunan şebeke yapısındaki kesintilerin hattın tamamını etkilemesi, daha fazla arıza oluşmasının önüne geçilmesinin ivediliği ve tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla acele kamulaştırma usulü tercih edilerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın da yer aldığı bölgede planlanan enerji nakil hattının kurulumunun; bölgede tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla yeni bir enerji nakil hattının tesis edilmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle öngörülmesi ve bölgedeki enerji ihtiyaçlarının kaliteli bir şekilde karşılanabilmesinin amaçlanması, öte yandan uyuşmazlık konusu taşınmaza isabet eden güzergahın tespitine ve kamu yararı kararına karşı anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir davanın açılmaması karşısında niteliği gereği enerji nakil hatlarının mümkün olan en kısa mesafeden ve en uygun hattan geçirilmesinde kamu yararı bulunması; her taşınmazın mülkiyet durumuna göre güzergah belirlenmesinin olanaksızlığı ve alternatif çözümlerin kamuya yükleyeceği mali külfet göz önünde bulundurulduğunda enerji nakil hattı projesi güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının irtifak hakkı tesisi suretiyle acele kamulaştırılmasında 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin mevcut olduğu sonucuna varıldığından, enerji yatırımının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının, Konya İli, Meram İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, her ne kadar 5403 sayılı 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununu kapsamında dava konusu taşınmazın tarım dışı kullanım iznine ilişkin işlemlerin devam ettiği, henüz sonuçlanmamış olduğu görülmüş olsada, proje kapsamında, pilon (direk) yeri vs.nedenle mülkiyet kamulaştırılmasının planlanmadığı ve toplam 8.804,07 m2 yüzölçümlü taşınmazın yalnızca hat altına isabet eden 940,75 m2'lik kısmı üzerinde irtifak hakkı kurulmasının dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyetin sürdürülmesine engel olmayacağı anlaşıldığından bu durumun dava konusu işlemin iptalini gerektirmeyeceği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda ayrıntısı yer alan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın