6. Daire 2022/6973 E. 2023/6044 K. — Danıştay Kararı
6. Daire 2022/6973 Esas 2023/6044 Karar 14.06.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6973 E., 2023/6044 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/6973 Karar No : 2023/6044
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Derneği VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2015 tarih ve E:2013/24, K:2015/174 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, …, … Yolunun genişletilmesi ve … ada, … parsel sayılı taşınmazın sağlık tesis alanı olan kullanım kararının ortaöğretim tesis alanına dönüştürülmesine yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 30/05/2008 tarih ve E:2008/1749, K:2008/3525 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyulmayarak verilen ısrar kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2015 tarih ve E:2013/24, K:2015/174 sayılı kararıyla bozulmuş, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyularak nazım imar planı değişikliğinin taşınmazın ortaöğretim tesis alanı olarak belirlenen kısmı yönünden; sağlık alanının bilimsel, nesnel ve teknik bir gerekçe olmadan ortaöğretim tesis alanına dönüştürülmesinin sosyal donatı dengesini bozduğu gerekçesiyle iptaline, yol genişletilmesine ilişkin kısım yönünden; ulaşım sorunlarına çözüm bulmak amacıyla getirilen plan kararında kamu yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın iptale ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kabulüne, mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2577 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, altıncı fıkrasında; bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, 2577 sayılı Kanuna 4577 sayılı Kanunun 11. maddesiyle eklenen Geçici 4. maddesinde; bu Kanunun 45. maddesinin değişik birinci fıkrasında yazılı uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen nihaî kararlardan, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar ile Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilen kararların, Danıştayda temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanuna 6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddenin birinci fıkrasında; ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş, Geçici 8. maddenin gerekçesinde ise Resmî Gazete'de ilan tarihinden önce idare ve vergi mahkemelerince verilip ilan tarihinden önce ya da sonra kanun yollarına müracaat edilen ve bozulmak suretiyle idare ve vergi mahkemelerine gönderilen dosyalar hakkında da ilk kararın verildiği tarihte uygulanan kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir. 07/11/2015 tarihli, 29525 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar" ile bölge idare mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta görevlerine başlayacakları ilan edilmiştir. Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, ivedi yargılama usulüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar için kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanmaya devam edeceği, 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak bölge idare mahkemelerinin göreve başladığı tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince verilmiş olup temyiz incelemesi sonucunda bozularak idare ve vergi mahkemelerine gönderilen dosyalar hakkında mahkemelerce bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararların ilk kararın verildiği tarihte uygulanan kanun yollarına tâbi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 30/05/2008 tarih ve E:2008/1749, K:2008/3525 sayılı kararı ile bozulması ve 01/02/2010 tarih ve E:2008/13134, K:2010/936 sayılı kararı ile de kararın düzeltilmesi isteminin reddedilmesi üzerine, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulmayarak verilen ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2015 tarih ve E:2013/24, K:2015/174 sayılı kararıyla bozulması üzerine, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyularak … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile istinaf yolu açık olmak üzere kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen davanın reddine karar verildiği, bu kararın iptale ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kabulü, mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılması, davanın reddi kararı üzerine anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararın davacı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarih olan 20/07/2016 tarihinden önce idare veya vergi mahkemelerince verilmiş olan kararların bozularak mahkemelere gönderilmesi üzerine mahkemelerce verilecek kararlar ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına tâbi olduğundan, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf değil Danıştay temyiz incelemesine tâbi olacağı açıktır. Bu itibarla, istinaf başvurusu incelenmeyerek İdare Mahkemesince verilen kararın temyiz yoluna tâbi olduğu değerlendirilmek suretiyle dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekmekte iken, temyiz başvurusu olarak kabul edilmesi gereken dilekçenin istinaf başvurusu olarak incelenmesi suretiyle istinaf isteminin kabulüne ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi İdarî Dava Dairesi kararında usule uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın KALDIRILMASINA karar verilerek, davalı idarenin istinaf başvurusu temyiz başvurusu kabul edilmek suretiyle İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesine geçilmiştir. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı tarafından temyiz edilen kısmının incelemesine gelince; 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır. İşlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 17. maddesinde; nazım planlar üzeride gösterilen teknik ve sosyal alt yapı alanlarının konum ile büyüklükleri toplam standartların altına düşülmemek şartı ile uygulama planlarında değiştirilebileceği, imar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılmayacağı, zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için; imar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşünün alınacağı, imar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesinin ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği belirtilmiştir. İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta tespiti gereken husus; alanda bulunan sağlık tesisi alanın kaldırılarak yerine ortaöğretim tesisi alanının belirlenip belirlenemeyeceğidir. Sosyal alt yapı niteliğindeki taşınmazlarla ilgili plan değişikliklerine saptanan kriterler doğrultusunda bir takım koşullar getirilmesindeki temel amaç bu yerlerin sağlıklı bir çevre oluşturmaları için korunmalarını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi anılan yerlerin bulundukları alanda ihtiyaç duyulan ve en etkin bir biçimde hizmet götürebilecekleri işlev doğrultusunda değerlendirilmeleriyle mümkündür. Bu itibarla, sağlık tesisi alanın kaldırılarak yerine ortaöğretim tesisi alanı önerilmesine ilişkin plan değişikliğinin sosyal altyapı tanımı kapsamındaki iki işlevden birisinin diğerine üstün kamu yararı bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirilmesi suretiyle incelenmesi gerekmektedir. Bu inceleme sonunda getirilen işlevde üstün kamu yararının bulunduğunun tespiti halinde genel olarak sosyal altyapı alanının varlığı devam ettiğinden eşdeğer yer aranmayacağı tabiidir. Bu kapsamda, Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 23/01/2006 tarihli yazısı ile dava konusu taşınmazın komşuluğunda bulunan … ada, … sayılı parsel üzerine TOBB ETÜ tarafından eğitim kurumu yapılacağı, ancak yapılacak tesis için bu taşınmazın yeterli olmaması nedeniyle komşuluğunda bulunan … ada, … parsel sayılı sağlık tesisi alanı olarak planlı olan taşınmazın ortaöğretim tesisi alanına dahil edilmesi için plan değişikliğinin talep edildiği, Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün 23/11/2006 tarihli yazısıyla bölgede sağlık tesisine ihtiyaç bulunmadığı ve plan değişikliği yapılmasında sakınca olmadığının bildirildiği görülmüştür. Bu durumda, bölgede ihtiyaç bulunduğu öngörüsü ile getirilen, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar geçen süreçte hayata geçirilmeyen sağlık tesisi işlevinin atıl kullanım haline geldiği ve İl Sağlık Müdürlüğünce ihtiyaç bulunmadığının açıkça belirtildiği, diğer taraftan yapılacak ortaöğretim tesisi alanın yetersiz olması nedeniyle dava konusu taşınmaza ihtiyaç olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, mevzuatın öngördüğü yöntem ve usüllere uyularak değişen bölge ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik belirlenen ortaöğretim tesis alanı kullanımına ilişkin hazırlanan dava konusu plan değişikliklerinin teknik ve nesnel gerekçelere dayalı olarak ve kamu yararı amacıyla yapıldığı sonucuna ulaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyiz edilen kısmının BOZULMASINA, dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.