6. Daire 2022/5244 E. 2023/7131 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2022/5244 E. 2023/7131 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2022/5244 Esas 2023/7131 Karar 04.10.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5244 E.,  2023/7131 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5244
Karar No : 2023/7131

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI İDARE : … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2020/6782, K:2021/12637 sayılı bozma kararına uyularak verilen; ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; kayıp eserlerin mevzuat hükümlerine göre, öncelikle Koruma Kurulu tarafından ihya edilecek korunması gerekli kültür varlığına ilişkin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması gerektiği daha sonra ihyaya karar verilmesi ve bu kararın imar planında işlenmesi suretiyle sürecin gerçekleştirilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta belediye tarafından koruma kurulu kararı tarafından herhangi bir inceleme yapılmadan ihyaya karar verilerek imar planına işlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu belediye meclis kararı ile taşınmaz üzerinde Bayram Çelebi Mescidinin yerinde ihyasına yönelik plan değişikliği yapılarak taşınmaza dini tesis alanı fonksiyonu getirildiği, anılan kararın onay için koruma kuruluna gönderildiği fakat koruma kurulu tarafından plan değişikliğine ilişkin herhangi bir karar alınmadığı, Mahkemenin iptal kararı sonrasında alanın plansız alanda kaldığı ve yeniden planlama çalışmalarına başlandığı, davanın konusuz kaldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alan Bakanlar Kurulunun 03.07.2007 tarihli, 2007/12375 sayılı kararı ile yenileme alanı ilan edilmiş, 30.12.2011 onay tarihli 1/5000 ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında 800 kişi/ha yoğunluklu konut yerleşme alanları kısmen yol alanı, 04.10.2012 onay tarihli 1/1000 ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında parklar ve dinlenme alanları, kısmen yol alanı olarak belirlenmiş ve askı süresi içinde 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına yapılan … tarihli, … sayılı itiraz İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla "... … ada … parselle ilgili itiraz kapsamında … Mescidi'nin yerinde ihyası için dini tesis alanına alınmasına.." şeklinde kabul edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Ayrıca itirazın kabulüne ilişkin anılan belediye meclisi kararı ile eklerinin İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna iletilmiş, ancak söz konusu plan tadilatına ilişkin herhangi bir kurul kararı alınmamış, ayrıca … tarihli, … sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararında dava konusu taşınmaza ilişkin olarak "... 'müze' denetiminde kazı yapılarak … Mescidi'nin temel izlerinin aranmasından sonra konunun Kurulumuzda değerlendirilebileceğine..." şeklinde karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir." hükmü; aynı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (a/8) bendinde "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmü; “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları" başlıklı 6.maddesinde ise, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar,
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları,
d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler. Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar. " hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi koruma kurullarına aittir." hükmü; "İzinsiz kullanma ve müdahale yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez" hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre planlama yapılacak alanın sit niteliğinde olması halinde, imar planının onaylanması sürecindeki prosedür ve yetkili idareler değişmektedir. Korunan alanlarda planlama yapılırken karar alma yetkisini elinde bulunduran Koruma Bölge Kurullarından görüş alınması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğinin koruma kurulunca onaylandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, öte yandan İdare Mahkemesinin iptal kararının uygulanması amacıyla hazırlanan nazım imar planında alanın yine dini tesis alanı olarak belirlenmesine yönelik meclis kararı alındığı, anılan meclis kararının koruma bölge kuruluna gönderildiği ve İstanbul I numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 13.03.2020 tarihli, 4649 sayılı kararı ile getirilen fonksiyonun uygun bulunmadığı görüldüğünden dava konusu işlemin mevzuata aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca uyuşmazlık konusu taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Planlama Müdürlüğünce hazırlanan Tarihi Yanmada Kültür ve Tabiat Varlıkları Yeraltı ve Yerüstü Envanteri ile Mevcut ve Kayıp Eski Eser Envanterinde tescile öneri kayıp eser olarak yer aldığından bahisle … Mescidi olarak işaretlenip dava konusu plan değişikliği yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda; İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunan devlet arşivinde dava konusu taşınmazın komşusu … ada, … parsel sayılı taşınmazda Bizans harabesinin bulunduğu ve üzerinde Osmanlı dönemi hamam mimarisine benzer bir yapının kalıntılarının bulunduğunun ifade edildiği, 1875 tarihli Mühendis mektebi çalışmalarını değerlendiren Ekrem Hayri Ayverdi’nin haritalarında söz konusu alanda böyle bir mescid varlığının görülmediği, İstanbul Ansiklopedisi 8. cildinde yukarıda belirtilen kaynak bilgilerine göre bu isimli bir mescidin Samatya’da bulunduğu ve sonradan ortadan kaldırıldığının belirtildiği, taşınmaz üzerinde yapılan georadar-jeofizik çalışmaları ile de yer altında yapı parçalarına rastlanmadığı, dava konusu taşınmazın üzerinde söz konusu mescidin bulunmadığı tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda mevcutta taşınmazda bulunmayan kayıp eski eserin, kayıp eser envanterine göre ihya edilmek suretiyle yeniden yapılması için mescit alanı olarak belirlenmesinde planlama ilke ve tekniklerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı temyize konu kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın