6. Daire 2022/4813 E. 2023/7129 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2022/4813 E. 2023/7129 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2022/4813 Esas 2023/7129 Karar 04.10.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4813 E.,  2023/7129 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4813
Karar No : 2023/7129

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
… Derneği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2021/3476, K:2021/12635 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının İstanbul ili, Fatih ilçesi, … ada, … parsel sayılı (… Medresesi), … ada, … parsel sayılı (… Mescidi), … ada ve kadastral boşluk (Eski … parsel … Mescidi), … ada, … parsel sayılı, (eski … parsel … Mescidi); … ada, … (yeni …-…), …, … parsel sayılı (… Tekkesi), … ada, … parsel sayılı (… Cami) taşınmazlar yönünden ve bu parsellere ilişkin anılan planın plan notlarınının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; koruma kurulunca kayıp eserlere yönelik ihya kararı alınırken, ihya edilecek yapıların ihyaları ve rekonstrüksiyonlarının sağlam verilere dayalı koruma mevzuatı ile evrensel koruma ilkeleri ve yüksek kurul ilke kararları doğrultusunda bilimsel verilere dayalı olarak onaylanan projelere göre yapılabileceği, kayıp kültür varlıklarının koruma bölge kurulu kararı doğrultusunda ihya kararının gerçekleştirilebilmesi için taşınmaz üzerinde yer alan eski eserlere ilişkin ilgili kurum ve kuruluş arşivlerinden her türlü görsel ve yazılı bilgi ve belgenin toplanması, değerlendirilmesi gerektiği, sürecin öncelikle Koruma Kurulu tarafından ihya edilecek korunması gerekli kültür varlığına ilişkin gerekli inceleme ve araştırmayı yaptıktan sonra ihyaya karar vermesi ve bu kararın imar planında işlenmesi suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta belediye tarafından koruma kurulu tarafından herhangi bir inceleme yapılmadan ihyaya karar verilerek imar planına işlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu plan değişikliğinin sebebinin tarihi yarımada içerisinde karar metninde yer alan parsellerde bulunan ve yerinde mevcut olmayan dava konusu eserlerin , 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen özellikleri taşıdığı, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesine … tarih ve … sayılı koruma kurulu kararı ile karar verildiği, anılan kararın plana işlenmesinin zorunlu olduğu, 2863 sayılı Kanunun 61. maddesinde kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin koruma yüksek kurulu ve koruma bölge kurul kararlarına uymak zorunda olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; uyuşmazlık konusu taşınmazların, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı ilke kararında belirtilen koşulları sağladığı, … Camii, … Camii, … Camii, … Medresesi, … Mescidi'nin (… Mescidi), … Tekkesi ve … Mescidi … tarihli, … sayılı Kurul Kararı ile yalnızca korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiği ve tescillerin plan paftalarına işlendiği 1/5000 ölçekli plan değişikliği teklifi ile de uygun bulunduğu, yapı temellerinin tespiti için Müze denetiminde araştırma kazısı yapılması, kazı rölövesi ile taşınmazlara ilişkin hazırlanacak restitüsyon ve restorasyon projelerinin, sanat tarihi raporu ile birlikte Kurula iletilmesinin istendiği, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde tanımlanan nitelikleri taşıyan bir taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilebilmesi için, tescilin yapılacağı tarihte verinde mevcut olmasına dair bir şart getirilmediği, kültürel miras niteliğindeki taşınmazlarının ihyasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil İstanbul Çevre, Kültür ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği tarafından, İstanbul IV. Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla eserlerin koruması gerekli kültür varlığı olarak tesciline karar verildiği, anılan karara karşı herhangi bir dava açılmadığı, anılan kararın kesin ve uygulanması gereken bir işlem olduğu, davacı tarafından sadece imar planının iptalinin istenildiği, koruma kurulunca bir inceleme yapılmadan ihyaya karar verildiği gerekçe gösterilerek imar planının iptal edilmesinin genel hukuk kurallarına aykırı olduğu, kurul kararında tescil kararı verilirken Alman Mavileri, Müller-Wiener, kadastral haritalar yıkılmadan önce çekilen fotoğraflardan yararlanıldığı, Alman Mavileri haritasının %97.98 kesinlikte olduğu, dava konusu imar planının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Fatih Tarihi Yarımada, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile Kentsel ve Tarihi Sit, Kentsel Arkeolojik Sit, I. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiş ve Tarihi Yarımada bütününe yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının onaylanmasına ilişkin İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, anılan işlemin iptaline yönelik ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 19.12.2008 tarihli, E:2008/8420, K:2008/9262 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
İptal edilen koruma amaçlı nazım imar planının plan açıklama raporunun "4.1.2.2. Mevcut ve Kayıp Eski Eser Araştırması" başlığı altında tarihi yarımadaya ilişkin eski haritalarda (Pervititch, Alman Mavileri, Müller, Taş Baskı Haritaları vb.) yer alan ancak günümüze ulaşmayan veya kurul kararı ile tescil edilmemiş olan taşınmazlara ilişkin ihya edilmesi öngörülen yapılar lejantına yer verilmiş, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 09.07.2008 tarihli, 2183 sayılı kararında planda ihyası öngörülen ancak özgün yerinde ihya edilemeyen yapıların ihya kararlarının kaldırılarak bu alanlarda mevcut plan şartlarının sağlanmasına, rekonstrüksiyona yönelik bilgi-belgesi yeterli olan ve ihyası öngörülen yapıların tescili yapıldıktan plana işlenmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine yargı kararıyla iptal edilen 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada (Eminönü-Fatih) Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının yeniden değerlendirilmesi sonucunda hazırlanan 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ise İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanmış, anılan koruma amaçlı imar planlarında ihya lejantı ve bu lejant ile planda yapılan taramalar kaldırılmış, yalnızca kurul kararı ile tescil edilen taşınmaz kültür varlıkları plana işlenmiş, anılan koruma amaçlı nazım imar planı ilgili Koruma Bölge Kurullarına gönderilmiş, İstanbul IV Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun tarihli ve … tarihli, … sayılı kararları ile uygun bulunarak onaylanmıştır.
İstanbul IV numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında, Plan Teklifi Raporunun 2.2.2 numaralı başlık altında yerinde ihya edileceği belirtilen, Tablo-214'ün not sütununda yer alan, "… Mescidi, … Camii, … Mescidi, … Camiine, yeni Sosyal Kültürel Tesis Alanı olarak önerilen … Medresesinin, ihyasından vazgeçildiği belirtilen … Tekkesi ve … Mescidine ve parselde yeni camii önerildiği belirtilen … Mescidi, … Mescidi ve … Camiine ilişkin satırların iptal edilmesi kararı alınmış ve bu karar doğrultusunda alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara askı süresince yapılan itirazın zımnen reddine yönelik işlemlerin iptali istemiyle (davalı yanında müdahil) … Derneği tarafından dava açılmış, açılan davada ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla … Tekkesi, … Medresesi, … Mescidi, … Mescidi, …. Camii, … Mescidi, … Camii, … Camii ve … Mescidi'nin ihyasına dair itirazın söz konu kurul kararı ve belediye başkanlığı onayıyla uygun bulunduğu bu tarihi eserlerin ihyasına ilişkin olarak karar vermeye gerek bulunmadığı, … Mescidinin ise anılan mevzuat ve ilke kararları doğrultusunda başka bir parselde ihyası mümkün olabileceğinden bu tarihi eserin ihyasına yönelik itirazın uygun bulunmamasına dair davalı idare işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle … Mescidi'nin ihyası talebinin reddine dair işlemin iptaline, diğer tarihi eserlerin ihyası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ve anılan karar Danıştay Altıncı Dairesince verilen 08/05/2018 tarih ve E:2015/3732, K:2018/4458 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına askı süresi içinde yapılan itirazlarda … Mescidi, … Cami, … Mescidi, … Tekkesi, … Mescidi, … Mescidi, … Cami, … Medresesi ve … Camiinin plana işlenerek özgün kullanımına uygun bir şekilde değerlendirilerek ihyasına yönelik fonksiyon değişikliklerinin plana işlenmesi talep edilmiş ve söz konusu itirazlar İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile uygun görülerek nazım imar planı değişiklikleri İstanbul IV nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kuruluna iletilmiş, koruma kurulunca ihyası talep edilen eserlere yönelik Mühendishane, Alman Mavileri, Müller-Wiener, kadastral haritalar, taşınmazların yıkılmadan önce çekilen fotoğrafları ve diğer belgeler incelenip rapor hazırlatılarak … tarihli, … sayılı karar ile anılan eserlerin korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesine ve yapılan nazım imar planı değişikliklerin uygun olduğuna, yapı temellerinin bulunabilmesi amacıyla ilgili Müze denetiminde araştırma kazısı yapılmasına, hazırlanacak kazı rölevesi, restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin Sanat Tarihi raporu ile beraber kurula iletilmesine karar verilmiş, bunun üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.05.2013 tarihli, 996 sayılı kararı ile taşınmazlara ilişkin tescil kararı ve fonksiyon değişiklikleri plana işlenerek kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu plan değişikliğinden önce 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında İstanbul ili, Fatih ilçesi … ada,… parsel sayılı taşınmaz sosyal kültürel tesis alanı; … ada, … parsel sayılı taşınmaz park ve dinlenme alanı, kısmen yol, kısmen kara-deniz surları alanı; … ada ve yanındaki kadastral boşluk (eski … parsel) parklar ve dinlenme alanı, … ada … parsel (eski … parsel) kısmen parklar ve dinlenme alanı, kısmen kültürel tesis alanı, kısmen kültür+turizm alanı, kısmen meydan alanı, kısmen sosyal kültürel tesis alanı; … ada … parsel (yeni …-… parsel) kısmen yol alanı, kısmen yüksek yoğunluklu konut alanı, … ada … parsel kısmen yükseköğrenim alanı, kısmen yol alanı, … ada … parsel yükseköğrenim alanı; … ada, … parsel sayılı taşınmaz sosyal kültürel tesis alanı olarak ayrılmış, Koruma Kurulu kararı üzerine tescilli eser olduğuna karar verilen medrese, mescit ve camiiler parseller üzerine taranmış, anılan eserlerin ihyasına yönelik olarak anılan parseller dini tesis alanı ve sosyal kültürel tesis alanı olarak belirlenmiş, bunun üzerine davacı tarafından anılan eserlerin yerinde ihyasının mümkün olmadığı, park ve yol alanlarının kaldırılarak sosyal kültrel tesis alanı ve dini tesis alanına dönüştürülmesinin kamu yararına aykırı olduğu, alanda yeterli dini tesis alanı bulunduğu ve ihtiyacın olmadığı, anılan yapıların özgün olarak inşasının mümkün olmadığı bu durumun sahte tarihsellik yaratacağı ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir." hükmü; aynı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (a/8) bendinde "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmü; “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları" başlıklı 6.maddesinde ise, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:
a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,
b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar,
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları,
d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler. Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar. " hükmü yer almaktadır.
Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin, 1. fıkrasının (f) bendinde, kentsel sit, "Mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları ve bir bütün olarak o yerleşmenin ait oldukları dönemin yaşam biçimini gelecek nesillere aktarmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan, kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar, sokak ve meydanlar, v.b.) birlikte bulundukları alanlar" olarak tanımlanmıştır.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımları'na ilişkin 660 sayılı ilke kararında, korunacak yapılara müdahale biçimleri, bakım, onarım ve yeniden yapma (rekonstrüksiyon) olarak sayılmış, Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon) ise; korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ve tescil edilmesine ilişkin gerekli özellikleri taşımasına rağmen elde olmayan sebeplerle tescili yapılmamış ve/veya herhangi bir nedenle yitirilmiş olan yapının, gerek kültür varlığı niteliği, gerekse kültürel çevreye olan tarihsel katkıları açısından, eldeki mevcut belgelerden (yapı kalıntısı, rölöve, fotoğraf, her türlü özgün yazılı-sözlü, görsel arşiv belgesi vb.) yararlanmak suretiyle kendi parsellerinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak, kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyon uygulamasının koşulsuz sağlanması şeklinde tanımlanmıştır.
Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 21/02/2018 tarihli ve 922 sayılı İlke Kararı ile "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05.11.1999 tarih ve 660 sayılı İlke Kararının I. bölümünün 3) Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon) başlığı altında yer alan hükümlerin, cami, mescit ve türbelerde uygulanmasında karşılaşılan sorunlara ilişkin yapılan görüşmeler sonucunda; Herhangi bir nedenle yok olan korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli cami, mescit ve türbelerin, kültürel mirasımızın yaşatılmasının sağlanabilmesi amacıyla rekonstrüksiyonunun yapılmasının esas olduğuna, kendi parselinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında kaldırılması mümkün olmayan yapıların bulunması veya parselin imar uygulaması görmüş olması (tevhid, ifraz, yola terk vb.) gibi durumlarda ve 05.11.1999 tarih ve 660 sayılı İlke Kararının uygulanamaması halinde, kendi parselinde farklı konumda veya yakın çevresinde başka bir parselde kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyonunun yapılmasının uygun olduğuna, ayrıca çeşitli nedenlerle tespiti yapılamamış ancak 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği gösterdiği kütle, gabari, plan, cephe, yapım tekniği ve malzemesine ilişkin belgelerle ortaya konulan cami, mescit ve türbelerde öncelikle koruma
bölge kurullarınca korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillerinin yapılmasına, rekonstrüksiyonlarına ilişkin uygulamalarda ise yukarıdaki hükümlerin geçerli olduğuna karar verildi." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
04.10.2012 onay tarihli Fatih Tarihi Yarımada 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı Notlarının I-9 maddesinde, "...Planda gösterilen korunması gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı (tescilli anıt eser ve sivil mimarlık örneği yapılar) eserler ölçek hassasiyetinde şematik işlenmiş olup; yapı durumu ve gabarilerinde ilgili Koruma Kurullarınca onaylanmış restorasyon projeleri doğrultusunda uygulama yapılacaktır. Yerinde mevcut olmayan kayıp korunması gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı (tescilli anıt eser ve sivil mimarlık örneği yapılar) eserler; eser araştırması ve arkeolojik kazı sonuçları elde edilecek bulgu ve temel izleri, rölöve, restitüsyon ve rekonstrüksiyon projeleri ilgili Koruma Kurulunca değerlendirilerek alınacak karar doğrultusunda uygulama yapılacaktır. Tescilli Taşınmaz Kültür Varlığı (tescilli anıt eser ve sivil mimarlık örneği) veya parsellerde, özgün korunması gerekli yapı formu korunacak olup eklenti, kat ilavesi ve ek yapılar yapılamaz." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Fatih Tarihi Yarımada 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının planlama ilkeri kısmında "Tarihi Yarımadanın korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları arasında tarihi hüviyet ve mahiyeti bilinen ve korunan dokuda eksikliği hissedilen kayıp eserlerin genel koruma prensipleri ile hukuki ve pratik gerekleri yerine getirilmek suretiyle ihyası ve işlevlendirilmesi sağlanmalıdır." ilkesi getirilerek tarihi yarımadada eski ve kayıp eserlerin canlandırılması ve işlevlendirilmesinin temel ilke olarak benimsendiği anlaşılmaktadır.
Kültür varlıklarının gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu İlke Kararları doğrultusunda uygulamalar yapılmakta olup, bunlardan en önemlisi tescil, diğeri ise ihyadır. Bu suretle kültür varlığının hayatta kalması ve yeniden vücut bulması sağlanmış olacaktır.
Dava konusu işlem tarihinden sonra cami, mescit ve türbelere yönelik yeniden yapma (rekonstrüksiyon) kararlarının uygulanmasında sorunlar çıkması üzerine 21.02.2018 tarihli, 922 sayılı ilke kararının alındığı ve anılan kararla kendi parselinde ihyası mümkün olmayan taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli cami, mescit ve türbelerin kendi parselinden farklı parsellerde ihyasının mümkün kılındığı görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince koruma kurulu tarafından herhangi bir inceleme yapılmadan ihyaya karar verildiği gerekçesiyle anılan koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verildiği ancak davanın konusunun koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği olduğu, anılan değişiklik ile İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tesciline karar verilen yapıların nazım imar planına taranması ve tescilli eserlerin ihyalarının gerçekleştirilmesi maksadıyla plan değişikliklerinin plana işlenmesinden ibaret olduğu, tescilli eserlerin bir kısmının yerinde, bir kısmının ise yerinde ihyasının mümkün olmaması nedeniyle komşu parseller üzerinde ihyasının gerçekleştirilmesi amacıyla anılan parsellerin kullanım kararlarının dini tesis alanı ve sosyal kültürel tesis alanı olarak belirlendiği ancak getirilen kullanım kararlarının plan notları, çevre ve imar bütünlüğü ve planlama ilkeleri bakımından uygunluğuna yönelik kapsamlı bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda İdare Mahkemesince, … tarihli, … sayılı ilke kararı ve dava konusu nazım imar planının planlama ilkeleri göz önünde bulundurularak imar planın yargısal denetiminde, bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerle birlikte getirilen kullanım kararının plan bütünlüğü çerçevesinde planlanan yörenin tümünün sokak dokusu, tarihi yarım adanın silueti çevre, ulaşım gibi ilişkilerine etkisi irdelenmeli, taşınmazda öngörülen kullanım kararının büyüklüğü yanısıra, konum ve işlev açısından uygun olup olmadığının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı çerçevesinde araştırılması gerekmektedir.
Öte yandan, yapıların kültür varlığı olarak tesciline ve ihyasına yönelik nazım imar planı değişikliklerinin uygun bulunmasına yönelik İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı alınmadan önce hazırlatılan raporda gerekli etüt ve araştırmalar yapılarak uyuşmazlık konusu yapıların eski eser olarak tesciline karar verildiği, bu karara karşı herhangi bir dava açılmadığı, ayrıca davacının ihyaya yönelik yeterli bilgi belge bulunmadığı ve kayıp olan eserlerin aslına uygun olarak ihyasının yapılamayacağı iddiasının bulunduğu fakat anılan koruma kurulu kararında yapı temellerinin bulunabilmesi amacıyla ilgili müze denetiminde araştırma kazısı yapılmasına, hazırlanacak kazı rölevesi, restitüsyon ve rekonstrüksiyon projelerinin sanat tarihi raporu ile beraber kurula iletilmesine karar verildiği, taşınmazın restitüsyon projesinin hazırlanmasının uygulamaya yönelik işlem olduğu ve aslına uygun yapılıp yapılamayacağının ayrı bir davanın konusu olduğu açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalılar ve davalılar yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 04/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın