6. Daire 2021/652 E. 2025/6980 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2021/652 E. 2025/6980 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2021/652 Esas 2025/6980 Karar 16.12.2025
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/652 E.,  2025/6980 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/652
Karar No : 2025/6980

DAVACI : ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...Bakanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN ÖZETİ : Aydın ili, Söke, Kuşadası ve Germencik ilçeleri ile İzmir ili, Selçuk ilçesi sınırları içerisinde kurulması planlanan Söke Rüzgar Enerji Santraline ilişkin 09.09.2020 tarih ve 41890033-305.03.15 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ait plan notlarının 3.13 sayılı maddesinde her ne kadar Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve E... sayılı yazısından bahsedilmiş ise de bu yazıda geçen endemik ve koruma altındaki türlerden ve bu türlerin santral sahasında bulunduğundan bahsedilmediği, anılan yazı içeriğinden de anlaşılacağı üzere İzmir iline ait endemik ve nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan canlı türlerinin yaşam alanlarının ilgili proje sahası içinde bulunduğu, yapılan plan değişikliğinin bu alanda yaşayan canlı türlerinin yaşam şartlarını olumsuz şekilde etkileyeceği, nesillerinin yok olmasına, başka bir bölgede yaşam imkânı bulunmayan endemik türlerin devamlılığının sona ermesine neden olacağı, yatırımcı kuruluş olan ... Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından 04.02.2020 tarihinde noterde imzalanan taahhütnamede; Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü'ne proje kapsamında açılacak yolların genişliğinin 6 metreyi geçmeyeceği taahhüt edildiği halde revizyon imar planı önerisinde türbinler arası bağlantı yolarının 10 metre olarak belirlendiği, Rüzgar Enerji Santrallerinin bölgede oldukça geniş alanlara etki ettiği, bu alanların muhtemel yerleşim alanları, flora, fauna, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler gibi çevre koşulları ile arazi kullanım durumu, mülkiyet, mimari ve arkeolojik değerler dikkate alınarak proje bazlı değil bölge bütününde analiz edilmesi gerektiği halde ilgili raporlarda bunun yapılmadığı, rüzgar türbinlerinin bulundukları bölgelerde şiddetli gürültü kirliliğine neden olduğu, sebep oldukları sıcaklık değişimi nedeniyle proje alanında bulunan kuşların göç yollarını değiştirmek zorunda kalacağı, böylelikle kentin kuşlar açısından zengin olan hayvan popülasyonunun zarar göreceği, hayvanların doğal yaşam alanlarının ve ekosistemin bozulacağı, planlamaya konu alanın Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında; orman alanı, tarım arazisi, çayır-mera, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında; orman alanı, tarım arazisi kullanımlarında kaldığı, imar planı değişiklikleri neticesinde RES projesinin uygulanması halinde bölgede tarım ve hayvancılık yapılamayacağı, ormancılık faaliyetlerinin olumsuz etkileneceği, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından büyük tehlikeler doğacağı, dava konusu imar planlarına ait plan açıklama raporlarında projenin olumsuz çevresel etkilerini bertaraf edecek değerlendirmelere yer verilmediği, bu durumun raporun bilimsel yeterliliği konusunda şüphe uyandırdığı, projenin vatandaşların ‘'sağlıklı çevrede yaşama hakkını’’ ihlal ettiği, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve koruma mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ait plan notlarının 3.13 sayılı maddesinde geçen Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 03.01.2020 tarih ve E.39831 sayılı yazısında belirtilen hususlara uyulacağına dair projeyi yapacak olan ... Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından noterde verilen 04.02.2020 tarihli taahhütnamede yer alan hususların aynı zamanda plan hükmü olarak düzenlendiği, rüzgar santrallerinde santral sahası son derece büyük olsa da planlama yapılan ve fiziki müdahalede bulunulan alanın santral sahasının yaklaşık %10’u kadar olduğu, endemik türlerinin bulunduğu alana hiçbir şekilde fiziki müdahalede bulunulmayacağı, davacı tarafından öne sürülen hususların planlamanın değil ekosistem değerlendirmesinin konusu olduğu, nitekim hazırlanan Ekosistem Değerlendirme Raporunda da sahanın tamamının incelendiği, bir noktada endemik türler tespit edilmesine karşın bunların fiziki müdahalede bulunulmayacak bir alanda olmaları nedeniyle koruma önlemi belirtilerek projenin yapılmasında sakınca görülmediği, dağıtımı yapılan dava konusu planlara Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce de herhangi bir itirazda bulunulmadığı, planlar üzerindeki çizimlerde imar mevzuatı gereği taşıt yolları 10 metre olarak belirlenmesine karşın taşıt izinin 6 metre olarak gösterildiği, taahhütnamede belirtilen taşıt izi 6 metre olacak bir yolun hem imar mevzuatı hem de orman mevzuatı gereği planlardaki gösteriminin 10 metre olması gerektiği, Rüzgar Enerji Santrali (RES) projelerinde taşıt yolu olarak planlanan alanların kamuya açık yollarmış gibi düşünülmesinin mümkün olmadığı, orman yolu niteliğinde olan ve sadece santrale ulaşmak için kullanılan bu yolların 6 metre yerine 10 metre olarak belirlenmesinin bölgeye ilave bir etkisi olmayacağı, davacı tarafından itirazda bulunulan tüm hususlarda değerlendirmeler ve projeye ilişkin bilimsel çalışmalar yapıldığı, bunların plan notlarına ve plan açıklama raporlarına yansıtıldığı, konu ile ilgili tüm kurumların uygun görüşlerinin alındığı, ayrıca proje kapsamında ÇED raporu, ekosistem değerlendirme raporu, jeolojik etüd raporu ve peyzaj onarım raporunun onaylandığı, projenin ekosisteme etkileri değerlendirilerek alınması gerekli önlemlerin belirlendiği, rüzgar enerji santrallerinin doğası gereği yerleşim yerlerinden uzakta, çoğunlukla yüksek tepelerde ve orman alanlarında yer aldığı, davacı tarafından hiçbir bilimsel çalışmaya dayanmadan ve uzmanlarca sahada somut bir tespit yapılmadan projenin sahadaki kuş göçlerine etkisi olacağının belirtildiği, bu hususta plan hükümleri ile taahhüt edilen izleme çalışması yapılarak sonuçlarına göre önlemler alınacağı, proje alanı üst ölçekli planlarda her ne kadar tarım alanı olarak görünse de projenin tamamı orman alanında yer aldığından çevredeki tarımsal faaliyetlerin zarar görmesinin mümkün olmadığı, ormancılık faaliyetleri açısından da Orman Bakanlığı’ndan orman ön izni ve kesin izni alındığı, projenin çevresel etkilerinin neler olduğunun, bu etkilerin nasıl bertaraf edileceğinin ve ne tür tedbirler alındığının imar planının konusu olmadığı, bunların hazırlanan ÇED raporunda belirlendiği, projeye ilişkin ÇED Olumlu Belgesinin alındığı, dava konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Aydın İli, Söke, Kuşadası ve Germencik İlçeleri ile İzmir İli, Selçuk İlçesi sınırları içerisinde kurulması planlanan Söke Rüzgar Enerji Santraline ilişkin 09/09/2020 tarih ve 41890033-305.03.15 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde: "Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükümlerine yer verilmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinde, "Nazım İmar Planı", "Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plandır." tanımı yapılmış; aynı Yönetmeliğin "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinin (b) bendinde, planların pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütün olduğu; aynı maddenin (j) bendinde ise planların hazırlanmasında kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınmasının esas olduğu belirtilmiş; aynı Yönetmeliğin "Mekansal Planların Yapımına Dair Esaslar" başlıklı 8. maddesinde, kurum ve kuruluşların görüşlerinin hangi usulde sağlanacağına dair ayrıntılı hükümler getirilmiştir.
Dava konusu 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının 3194 sayılı İmar Kanununun 9. maddesi ve 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili hükümleri uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 09/09/2020 tarihli 418890033-305.03.15 sayılı oluru ile onaylandığı, 17/09/2020 tarihinde askıya çıkarılmak suretiyle İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde 30 gün süre ile ilan edildiği, anılan planlarda ve plan hükümlerinde, endemik ve koruma altındaki bitki türlerinden bahsedilmediği ve koordinatlarına yer verilmediği, ... Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret A.Ş. ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü arasında 04/02/2020 tarihinde yapılan taahhütnamede proje kapsamında açılacak yolların genişliğinin 6 metreyi geçemeyeceğinin belirtildiği ancak dava konusu planlarda rüzgar türbinleri arası bağlantı yollarının 10 metre olduğu, ruzgar enerji santrallerinin bölgesel ölçekte oldukça geniş alanlara etki ettiği dikkate alındığında proje bazlı değil bölge bütününde analizlerin yapılması gerektiği, rüzgar türbinlerinin gürültü kirliliğine ve sıcaklık artışına sebep olduğundan kuşların göç yollarının değişmesine, doğal yaşam ve ekosistemin bozulmasına neden olacağı, plan açıklama raporunun bilimsel açıdan yetersiz olduğu, dava konusu planların üst ölçekli planlara aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Danıştay Altıncı Dairesince verilen 14/10/2021 tarih ve E:2021/652 sayılı ara kararı gereğince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda;
"Üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığına ilişkin;
*Dava konusu planlama bölgesinin 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planına denk gelen kısımlarının Tarım Arazisi ve Orman Alanı kararında olduğu,
*İlgili Çevre Düzeni Planı hükümleri çerçevesinde, tarım arazisi ve orman alanlarının amaçları dışında kullanılması için ilgili kurumlardan uygun görüşünün alınması gerektiği, dosyasında yapılan incelemede söz konusu kurumların bu alanda Rüzgar Enerji Santrali (Yenilenebilir Enerji) yapımı için uygun görüşü verdiği,
*Ancak, aynı Çevre Düzeni Planı plan notları açısından irdelendiğinde, üretim gücü 50 MW olan rüzgar enerji santrali için çevre düzeni planında değişiklik yapılması gerektiği, dava konusu rüzgar enerji santrali tesisisin kurulu gücünün 103,5 MW olacağının anlaşıldığı, bu açıdan dava konusu planlama bölgesinin İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda plan değişikliği gerektiği, ancak söz konusu alan için böylesi bir plan değişikliğinin bulunmadığı, bu açıdan dava konusu planların 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı plan notları ve plan kararları açısından uyumlu olmadığı,
*Dava konusu planlama bölgesinin Aydın-Muğla-DenizIi Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'na denk gelen alanın Tarım Arazisi ve Orman Alanı kararında kaldığı, dava konusu rüzgar enerji santralinin kurulu gücünün 103,5 MW olması nedeniyle dava konusu planlama bölgesine denk gelen alanda çevre düzeni planı değişikliği yapıldığı ve onaylandığı,
*Buna göre 1. No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 102. maddesi uyarınca 09.08.2022 tarihinde onaylanan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği'nde dava konusu planlama alanının Yenilenebilir Enerji (YED) kullanım kararında kaldığı,
*Dava konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 09.09.2020 tarih ve 41890033-305.03.15 sayılı oluru ile onaylanan Aydın ili, Germencik, Kuşadası ve Söke İlçeleri ile İzmir ili, Selçuk ilçesi Söke Rüzgar Enerji Santrali 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği'nde dava konusu planlama alanının "Enerji Üretim Alanı", "Şalt Tesisi ve Şalt Kontrol Binası Alanı", "İkinci Derece Yol (10 metre)" , "1. Derece Arkeolojik Sit Alanı" ve "Enerji Nakil Hattı ve Koruma Kuşağı" kullanım kararında kaldığı,
*Dava konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 09.09.2020 tarih ve 41890033-305.03.15 sayılı onayı ile yürürlüğe giren Aydın ili Germencik, Kuşadası, Söke ilçeleri ile İzmir İli Selçuk İlçesi ... Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi Söke Rüzgar Enerji Santrali 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği'nde dava konusu planlama alanının "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesis Alanı” , "Şalt Tesisi ve Şalt Kontrol Binası Alanı", "Taşıt Yolu (10.00 metre)", "Enerji Nakil Hattı ve Koruma Kuşağı", "Dere ve Koruma Kuşağı" kararlarının getirildiği ve "Orman izni", "Mevcut Kodlu Orman Yolun ve "Önlemli Alan Sınırı (ÖA-2.3: Önlem Alınabilecek Nitelikte Heyelan ve Kaya Düşmesi Sorunlu Alanlar)" kararında kaldığı,
*Bu kapsamda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği'nin dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile uyumlu olduğu, her iki planın da Aydın-MuğIa-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile uyumlu olduğu,
*Ancak dava konusu her iki planın da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile plan notları açısından uyumlu olmadığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğuna ilişkin:
*Dava konusu her iki planda da taşıt yollarının mevzuat gereği 10 m olarak planlandığı,
*Ancak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne sunulan taahhütnamede RES tesisi içerisindeki yollarda taşıt izinin 6m'yi geçmeyeceğinin taahhüt edildiği,
*Bu hususta 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı'nda söz konusu taahhüde ilişkin bir pian notunun bulunmadığı,
*1/1000 ölçekli Uygulama imar Planı'nda söz konusu taahhüde ilişkin bir plan notunun bulunduğu ancak, plan belgesinde taşıt izinin 7 m olarak yansıtıldığı, bu durumun plan notu ve plan belgesi arasında çelişkili durum oluşturduğu ve bunun ise uygulamayı zorlaştıracağı,
*Aynı zamanda, söz konusu projeye verilen kurum görüş ve izinlerine aykırı bir içerik taşıdığı,
*Planlama alanının doğal niteliği itibariyle ulaşım sistemi ve kademelenmesi açısından bir kentsel alan olarak ele alınamayacağı, bununla birlikte olağan üstü şartlar ve acil durumlar dikkate alındığında alternatif strateji ve eylemlerin plan açıklama raporuna yansımış ve belirlenmiş olması gerektiği, bunun doğaya duyarlı ve bütüncül bir yaklaşımla gerçekleştirilebileceği ancak böyle bir içeriğin planlama çalışmasında yer almadığı,
*Bu açılardan dava konusu planlarla getirilen ulaşıma yönelik kararların planlama esasları ve şehircilik ilkeleri ile uyarlı olmadığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu alana verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğuna ilişkin:
*Dava konusu plan açıklama raporlarında alanın bir kısım niteliklerinin analiz edildiği, ancak planlama bölgesi bütününde bir kısım alana ilişkin analizlerin yapılmadığı (Germencik İlçesi),
*Rüzgar verilerinin ve rüzgar potansiyelinin, alanın yer seçim gerekliliğini net olarak açıklamadığı, alanın orman varlığının koruma-kullanma dengesi bağlamında sorgulanmadığı, alanın çok yakınında yer alan sit alanına ilişkin değerIendirmelerin yeterli düzeyde yapılmadığı,
*Bu kapsamda yer seçiminin uygunluğuna ilişkin yeterli bilimsel ve teknik veriye dayalı analiz ve sentezlerin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Plan onama sınırının yakın çevresinde korunması gereken özel nitelikte bir alan (orman alanı, yaban hayatı koruma sahası, sit alanı, kaplıca vb.) bulunup. bulunmadığının, varsa bu alanların dava konusu imar planları ile getirilen kullanım kararlarından olumsuz etkilenip etkilenmeyeceğinin ve özellikle getirilen rüzgar enerji santrali kullanım kararının bölgenin doğal yapısına ve mevcut ekosistemine etkisini belirlemeye ilişkin;
*Alanın ve çevresinin doğal niteliklerinin bütünlüklü olarak ele alınmadığı, bilimsel ve teknik açıklamalara plan raporunda yer verilmediği, ekosisteme olan etkisini belirlemeye ilişkin değerlendirmelerin yapılmadığı tespit edilmiştir." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Bilirkişi raporundaki açıklamaların dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesinden, dava konusu Aydın İli, Germencik, Kuşadası ve Söke İlçeleri ile İzmir İli, Selçuk İlçesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin dava konusu planlama alanına getirdiği plan kararlarının planların kademeli birlikteliği ilkesine, imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 09/09/2020 tarih ve 41890033-305.03.15 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin 09.10.2025 tarihli ve E:2021/652 sayılı ara kararı ile davanın dava sonucu verilecek karardan menfaati etkilenecek olan ... Enerji Yatırım Üretim ve Tic. A.Ş.'ye ihbarına, istekleri halinde (30) gün içerisinde müdahale talebinde bulunabileceklerinin duyurulmasına karar verildiği, 26.10.2025 tarihinde anılan şirkete tebliğ edilen karar üzerine süresinde katılma talebinde bulunulmadığı görülerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Aydın ve İzmir il sınırları içerisinde yer alan bir kısım taşınmazları kapsayan planlama alanın 23.06.2014 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı’na isabet eden kısmının; tarım ve orman alanı, aynı kısmın 10.04.2017 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Doğu Bölgesi Nazım İmar Planı’nda orman alanı olarak planlandığı, planlama alanının Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına isabet eden tarım ve orman alanı olarak planlı kısmına ise 09.08.2022 tarihinde bu planda yapılan değişiklik ile YED (Yenilenebilir Enerji) kullanım kararı eklendiği, 13.09.2018 tarihinde onaylanan Aydın İli 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının dosyaya sunulmadığı, alana ilişkin dava konusu imar planları öncesinde aynı ölçeklerde onaylanmış bir plan bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taşınmazlara, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile; enerji üretim alanı, şalt tesisi ve şalt kontrol binası alanı, ikinci derece yol (10 metre), 1. derece arkeolojik sit alanı, enerji nakil hattı ve koruma kuşağı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile; yenilebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesis alanı, şalt tesisi ve şalt kontrol binası alanı (şalt kontrol binası; E:0,50, Yençok:6,50 metre, şalt merkezi; Yençok:50 metre, Türbin; Yençok:300 metre), 10 metre taşıt yolu, enerji nakil hattı ve koruma kuşağı, dere ve koruma kuşağı kullanım kararları getirildiği, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 17.09.2020-16.10.2020 tarihleri, Aydın Valiliği tarafından 15.09.2020 – 15.10.2020 tarihleri arasında askıya çıkartılan bu planlara davacı tarafından askı süresi içerisinde, 16.10.2020 tarihinde yapılan itirazın davalı Bakanlığın 13.11.2020 tarihli işlemi ile reddedilmesi üzerine 14.12.2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde, İmar Planlarının; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğunun sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planların belediye meclisi tarafından onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu hüküm altına alınmış, ''İmar planlarında Bakanlığın yetkisi'' başlıklı 9. maddesinde; "Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; ''Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun hükümleri çerçevesinde yapılacak binalar, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesisleri ile ilgili altyapı, üstyapı ve iletim hatları, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı madde üretim tesisleri ve depoları, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı istasyonları gibi alanlar ile ilgili her tür ve ölçekteki planların yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, bunlara ilişkin her tür ve ölçekteki harita, etüt, plan ve parselasyon planlarını gerektiğinde yapmak, yaptırmak ve resen onaylamak. Planlamaya ilişkin iş ve işlemlerde, bakanlıklar, mahalli idareler ve meslek kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak, planlama sürecinin iyileştirilmesini ve geliştirilmesini temin etmek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin; "Genel Plânlama Esasları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir." hükmüne, "Gösterim (lejand) Teknikleri" başlıklı 10. maddesinde, her türlü mekânsal planın, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanacağı kurala bağlanmış, "İmar Planı Değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinin 6. fıkrasında, "İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:
a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.
b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.
ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.
d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Esas Yönünden:
Uyuşmazlık konusu taşınmazlara verilen fonksiyonların üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alana verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, plan onama sınırının yakın çevresinde korunması gereken özel nitelikte bir alan (orman alanı, yaban hayatı koruma alanı, sit alanı, kaplıca vb.) bulunup bulunmadığının, varsa bu alanın dava konusu imar planları ile getirilen kullanım kararlarından olumsuz etkilenip etkilenmeyeceğinin ve özellikle getirilen rüzgar enerji santrali kullanım kararının bölgenin doğal yapısına ve mevcut ekosistemine etkisinin tespiti amacıyla Naip üye ... tarafından re'sen seçilen bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr.... ve Doç. Dr. ...'nın katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 21.07.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle;
- Üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığına ilişkin;
- Dava konusu planlama bölgesinin 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı’na denk gelen kısımlarının tarım arazisi ve orman alanında kaldığı,
- İlgili Çevre Düzeni Planı plan hükümleri çerçevesinde, tarım arazisi ve orman alanlarının amaçları dışında kullanılması için ilgili kurumların uygun görüşünün alınması gerektiği, dosyasında yapılan incelemede söz konusu kurumların bu alanda Rüzgar Enerji Santrali (Yenilenebilir Enerji) yapımı için uygun görüş verdiği,
- Ancak, aynı Çevre Düzeni Planı plan notları açısından irdelendiğinde, üretim gücü 50 MW olan rüzgar enerji santrali için çevre düzeni planında değişiklik yapılması gerektiği, rüzgar enerji santrali tesisisin kurulu gücünün 103,5 MW olacağının anlaşıldığı, bu açıdan planlama bölgesinin İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda plan değişikliği gerektiği, ancak söz konusu alan için böylesi bir plan değişikliğinin bulunmadığı, bu açıdan dava konusu planların 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı plan notları ve plan kararları açısından uyumlu olmadığı,
- Dava konusu planlama bölgesinin Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na denk gelen alanın tarım arazisi ve orman alanında kaldığı, rüzgar enerji santralinin kurulu gücünün 103,5 MW olması nedeniyle dava konusu planlama bölgesine denk gelen alanda çevre düzeni planı değişikliği yapıldığı ve onaylandığı,
- Buna göre 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 09.08.2022 tarihinde onaylanan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’nde dava konusu planlama alanının Yenilenebilir Enerji (YED) kullanımında kaldığı,
- Bu kapsamda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle, her iki planın da Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile uyumlu olduğu,
- Ancak dava konusu her iki planın da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile plan notları açısından uyumlu olmadığı,
- Uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğuna ilişkin;
- Dava konusu her iki planda da taşıt yollarının mevzuat gereği 10 metre olarak planlandığı,
- Ancak, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne sunulan taahhütnamede RES tesisi içerisindeki yollarda taşıt izinin 6 metreyi geçmeyeceğinin taahhüt edildiği,
- Bu hususta 1/5000 ölçekli nazım imar planında söz konusu taahhüde ilişkin bir plan notu bulunmadığı,
- 1/1000 ölçekli uygulama imar planında söz konusu taahhüde ilişkin bir plan notu bulunduğu ancak plan belgesinde taşıt izinin 7 metre olarak yansıtıldığı, plan notu ve plan belgesi arasında çelişkili oluşturan bu durumun uygulamayı zorlaştıracağı,
- Aynı zamanda, söz konusu projeye verilen kurum görüş ve izinlerine aykırı bir içerik taşıdığı,
- Planlama alanının doğal niteliği itibariyle ulaşım sistemi ve kademelenmesi açısından bir kentsel alan olarak ele alınamayacağı, bununla birlikte olağan üstü şartlar ve acil durumlar dikkate alındığında alternatif strateji ve eylemlerin plan açıklama raporuna yansımış ve belirlenmiş olması gerektiği, bunun doğaya duyarlı ve bütüncül bir yaklaşımla gerçekleştirilebileceği ancak böyle bir içeriğin planlama çalışmasında yer almadığı,
- Bu açılardan dava konusu planlarla getirilen ulaşıma yönelik kararların planlama esasları ve şehircilik ilkeleri ile uyarlı olmadığı,
- Uyuşmazlığa konu alana verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğuna ilişkin;
- Dava konusu plan açıklama raporlarında alanın bir kısım niteliklerinin analiz edildiği, ancak planlama bölgesi bütününde bir kısım alana ilişkin analizlerin yapılmadığı (Germencik İlçesi),
- Rüzgar verilerinin ve rüzgar potansiyelinin, alanın yer seçim gerekliliğini net olarak açıklamadığı, orman varlığının koruma-kullanma dengesi bağlamında sorgulanmadığı, çok yakınında yer alan sit alanına ilişkin değerlendirmelerin yeterli düzeyde yapılmadığı,
- Bu kapsamda yer seçiminin uygunluğuna ilişkin yeterli bilimsel ve teknik veriye dayalı analiz ve sentezin bulunmadığı,
- Plan onama sınırının yakın çevresinde korunması gereken özel nitelikte bir alan (orman alanı, yaban hayatı koruma sahası, sit alanı, kaplıca vb.) bulunup bulunmadığının, varsa bu alanların dava konusu imar planları ile getirilen kullanım kararlarından olumsuz etkilenip etkilenmeyeceğinin ve özellikle getirilen rüzgar enerji santrali kullanım kararının bölgenin doğal yapısına ve mevcut ekosistemine etkisini belirlemeye ilişkin;
- Alanın ve çevresinin doğal niteliklerinin bütünlüklü olarak ele alınmadığı, bilimsel ve teknik açıklamalara plan raporunda yer verilmediği, ekosisteme olan etkisini belirlemeye ilişkin değerlendirmelerin yapılmadığı,
Sonuç olarak, Aydın ili, Söke, Kuşadası ve Germencik ilçeleri ile İzmir ili, Selçuk ilçesini kapsayan alanda onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin; planlama alanına getirdiği plan kararlarının planların kademeli birlikteliği ilkesine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı yolunda tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı ile davalı idare tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarda bulunulmuştur.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporuna davacı ve davalı idare tarafından yapılan itiraz ve beyanlar birlikte değerlendirilerek dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri incelenmiştir. Dosyanın incelenmesinden;
- ... Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından İzmir ili, Selçuk ilçesi ve Aydın ili, Kuşadası ve Söke ilçelerinde kurulması planlanan rüzgar enerjisine dayalı Söke RES projesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 21.07.2011 tarih ve 3330-3 sayılı kararı ile (EÜ/3330-3/2010 Lisans numaralı) Söke RES kapsamında 21.07.2011 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle üretim lisansı verildiği, daha sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 26.09.2019 tarih ve 43105 sayılı başkanlık onayı ile türbin ünite gücü, adedi ve koordinatlarında değişiklik yapılarak; 23 adet türbin ve 103,5 MWm/103,5 MWe kurulu güç için lisans tadili gerçekleştirildiği,
- Aydın Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nce düzenlenen 06.05.2009 tarihli ve 2009/27 sayılı ‘’Çevresel Etki Değerlendirme Belgesi’’ ile “Söke Rüzgar Enerji Santrali” projesi ile ilgili olarak yapılan inceleme-değerlendirme neticesinde, proje tanıtım dosyasında çevresel etkilere karşı alınması öngörülen önlemlerin yeterli görüldüğü ve ayrıca bir ÇED raporu hazırlanmasına gerek bulunmadığı belirtilerek, söz konusu projeye ÇED Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verildiği, yine Aydın Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 18.11.2019 tarihli ve E.32275 sayılı yazısı ile proje için verilen ÇED belgesinin değişen proje için de geçerli olduğunun belirtildiği,
- Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nün 03.10.2016 tarih ve 1290 sayılı Olur'u ile 18.021,79 m2’lik ormanlık alanda ‘’şantiye, şantiyeye ENH ve ulaşım yolu’’ yapımı amacıyla 2 yıl süre ile kesin izin verildiği, aynı Müdürlüğün 03.07.2020 tarih ve E.1209127 sayılı yazısında değişen proje kapsamında revize edilen koordinatlar nedeniyle 585.233,13 m2 ormanlık alana ilişkin ilave ön izin verildiği,
- ... Enerji Yatırım Üretim Ticaret A.Ş. tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne iletilmek üzere Sincan 1. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ‘’SÖKE RES TAAHHÜTNAMESİNİN’’ imzalandığı, söz konusu taahhütnamede belirtilen hususların aynı zamanda plan hükmü olarak düzenlendiği,
- Proje alanında yalnızca Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 1,1719 hektar yüzölçümlü taşınmazın kuru marjinal tarım arazisi (KTA) niteliğinde olduğu, Aydın Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ... tarih ve E-... sayılı yazısı ile anılan taşınmazın 582,90 m2’lik kısmının Söke RES üretim tesisi olarak tarım dışı amaçlı kullanılması uygun görüldüğü, aynı Müdürlüğün ... tarih ve E... sayılı yazısı ile revize edilen proje kapsamında söz konusu parsel ile ilgili herhangi bir revizyon yapılmadığından verilen kurum görüşlerinin geçerli olduğunun belirtildiği,
- 09.08.2022 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planına ait plan notlarının 8.22.1 sayılı maddesinde; ''5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna uygun olarak yapılması planlanan yenilenebilir enerji üretim tesislerinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınacak izin kapsamında, bölgesel ölçekli yatırım kararı niteliği taşıyan hidroelektrik santrallerde 10 mw, rüzgar enerji santrallerinde 50 mw, biyokütle enerji santrallerinde 10 mw, jeotermal enerji santrallerinde 20 mw, güneş enerji santrallerinde proje alanı 20 hektar veya 10 mw ve üzeri kurulu gücündeki tesisler için çevre düzeni planında değişiklik yapılması zorunludur. Kurulu gücü bu değerlerin altında olan projelerde imar planı süreçleri, bu planda belirlenen kriterlere uygun olarak ilgili idaresince sonuçlandırılır.'' hükmüne yer verildiği, aynı hükmün 23.06.2014 tarihinde onaylan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planına ait plan notlarının 8.18.7.2 sayılı maddesinde de düzenlendiği,görülmüştür.
Planlamanın en temel unsurlarından birisi olan, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki "kademeli birliktelik" ilkesi uyarınca, alt ölçekli planlar, bir üst ölçekte belirlenen temel ilke, strateji ve plan kararlarına uygun olmak zorunda olup, bunun sonucu olarak, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile belirlenen kullanım kararlarının, üst kademede bulunan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği açıktır. Başka bir deyimle hiyerarşik planlama ilişkisine göre, bir plan bir üst ölçekli plan tarafından yönlendirilmeli ve ona uyumu noktasında denetlenmelidir.
Plan hiyerarşisi ilkesine göre, uygulama imar planları nazım imar planlarına, nazım imar planları varsa üst ölçekli çevre düzeni planlarına uygun olmalıdır.
Dava konusu imar planlarının planlama alanı için öngördükleri kullanım kararının birbiri ile uyumlu olduğu, dava konusu imar planları arasında kademeli birlikteliğin sağlandığı anlaşılmaktadır.
RES projesi kapsamında planlama alanına kurulacak toplam 103,5 mw üretim gücüne sahip 23 türbinin yalnızca 3 tanesinin İzmir, kalan 20 tanesinin ise Aydın il sınırında yer alacağı hususu ile 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ölçeği göz önünde bulundurulduğunda, türbin sayısı ve bunların üretim gücü itibariyle yalnızca Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında değişiklik yapılarak bir kısım alanın ''YED (Yenilenebilir Enerji) alanı'' olarak planlanmasının, çok az bir kısmına müdahale edilen 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında ise değişiklik yapılmamasının hukuka aykırı olmadığı, dava konusu imar planları ile belirlenen kullanım kararının üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarının bütünlüğüne, kurgusuna, ana karar ve ilkelerine aykırılık teşkil etmemektedir.
Yine büyük bir bölümü orman sınırları içerisinde kalan RES projesi kapsamında planlanan bağlantı yollarına ilişkin; Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden alınan... tarih ve ... sayılı görüş yazısında; projeye ilişkin taahhütnamede belirtilen hususlara riayet edilmesi ve tüm bu hususların imar planlarının plan hükümlerine eklenmesi kaydıyla söz konusu planlama çalışmalarının yürütülebileceğinin belirtildiği, Söke RES Taahhütnamesinin 14 sayılı maddesinde yer alan; proje kapsamında açılacak yolların genişliğinin (kazı ve dolgu uçları, virajlar ve şevler hariç, salt ''taşıt izi'') 6 metreyi geçmeyeceğine dair taahhüdün 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan hükümlerinin 14 sayılı maddesinde aynen düzenlendiği, dava konusu imar planlarına ait plan paftalarında ise Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26/6. maddesine uygunluğun sağlanması amacıyla 10 metre genişliğinde gösterilen yollarda ilgili kurum görüşleri, anılan taahhütname ve plan hükümleri uyarınca ''6 metre'' taşıt izi gösterildiği, bu itibarla, proje kapsamında türbinler arasında 6 metre taşıt izi olan 10 metre genişliğinde yollardan oluşan bir ulaşım sistemi belirlenmesinin planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Proje alanında orman kapsamında kalan alanlara ilişkin 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında gerekli izinlerin ve kuru marjinal tarım arazisi niteliğindeki tek parsele ilişkin 5403 sayılı Kanun hükümleri kapsamında tarım dışı amaçla kullanım izninin alındığı, projeye ilişkin kurum ve kuruluşlardan alınan (yaklaşık 54 adet) görüş yazılarında belirtilen hususların ''plan hükmü'' olarak düzenlendiği, proje sahasında herhangi bir koruma veya sit alanı bulunmadığı, sahanın özel çevre koruma bölgesi kapsamında kalmadığı, proje alanında yapılması planlanan faaliyetlerin ekosistem üzerindeki olası etkilerini ve bu etkilerin minimum düzeye indirilmesi için alınacak önlemleri ortaya koyan Ekosistem Değerlendirme Raporunun hazırlandığı, söz konusu proje doğrultusunda belirlenen plan kararlarının çevresel etkilerine karşı alınması öngörülen önlemler yeterli görülerek ayrıca bir ÇED raporu hazırlanmasına gerek görülmediği ve ''ÇED Gerekli Değildir'' kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle dava açıldığına dair bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, imar planlarına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporunun onaylandığı ve planların bu rapora uygun olarak hazırlandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yerleşim yerine uzak bir konumda, sınırlı bir alanda, teknik bir çalışmaya dayalı olarak, kurum ve kuruluşlardan gerekli izin ve görüşler alınarak planlanan RES projesi nedeniyle dava konusu planlar ile getirilen kullanım kararları, bu kararlar ile alana yapılacak yapıların nitelikleri, santralin ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı içinde ekonomik ve sosyal gelişimini destekleyecek, çevreye duyarlı yenilenebilir enerji kaynaklarına duyduğu ihtiyaç kapsamında enerji üretimine sağlayacağı katkı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu nazım ve uygulama imar planının, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, imar mevzuatına, hukuka ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın