6. Daire 2019/17670 E. 2023/2076 K. — Danıştay Kararı
6. Daire 2019/17670 Esas 2023/2076 Karar 28.02.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/17670 E., 2023/2076 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/17670 Karar No : 2023/2076
DAVACI : ... Odası VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : 08/07/2019 tarihli, 30825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde ve 16. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliklerin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, doğrudan kamu hizmetinde yer alacak mühendislerin 4708 sayılı Kanunda öngörülen kriterleri taşıyıp taşımadığınının tespiti için gerekli resmi kayıtların ibraz zorunluluğununun kaldırıldığı, istenen kayıtlar yönünden belirsizlik yaratıldığı, meslek mensuplarının Kanunda belirlenen kriterleri taşıyıp taşımadıklarının denetlenemeyeceği, denetimin hangi yolla yapılacağının belirsizleştiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin işe başlanması safhasındaki işlemlerin kolaylaştırılması ve elektronik ortamda talep edilmesi mümkün evrakların bir daha fiziki olarak sunulmasının önüne geçilerek işlemlerin azaltılması ve hizmet kalitesinin artırılması amacını taşıdığı, aranan niteliklerde bir değişikliğe gidilmediği, yalnızca kontrol yöntemi konusunda idareye takdir yetkisi bırakıldığı, başvuru sahiplerinden kendilerinde aranılan niteliklere ilişkin kurumlardan aldıkları evraklarla belgelendirmelerinin istenilmesine devam edildiği, elektronik alt yapı tamamlanıncaya kadar anılan belgelerin fiziki olarak istenilmesine devam edileceği, altyapının tamamlanmasıyla elektronik yollarla elde edilebilecek olanların fiziken ayrıca istenilmeyeceği, dava konusu değişikliklerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ... 'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, 08/07/2019 tarihli, 30825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde ve 16. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliklerin iptali istemiyle açılmıştır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 1. maddesinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip bir birlik olarak kurulduğu belirtilmiş, 33. maddesinin 1. fıkrasında da, Türkiye‘de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının mesleklerinin icrasını gerektiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki öğretim yapabilmeleri için uzmanlıklarına uygun bir odaya kaydolmak ve üyelik niteliklerini muhafaza etmek zorunda oldukları hükmüne yer verilmiştir. Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinde, denetçi mimar ve mühendis; ilgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bakanlıkça denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarlar; yapı denetim kuruluşu ise Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin ikinci fıkrasının b bendinde; "Yapı Denetim kuruluşu proje safhasında; Proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendisler aracılığıyla, proje müelliflerince hazırlanan uygulama projelerinin ve hesaplarının, mühendislik ve mimarlık proje düzenleme esaslarına, imar planına, imar yönetmeliklerine ve diğer mevzuata, şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol eder, proje müelliflerinin ilgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ile mesleki kısıtlılığının olmadığına dair taahhütnamesinin olup olmadığını kontrol eder. İdareler sorumluluk alan mimar ve mühendislerin yaptıkları işlemlere ilişkin bilgileri her ayın ilk haftası içinde ilgili meslek odalarına bildirir." kuralı, 7. maddesinde; Proje müellifinin yapı ruhsatına esas olan uygulama projelerini ve zemin etüdü raporları da dâhil olmak üzere her türlü etüde dayalı çalışmaları mevzuata uygun olarak yapmak ya da yaptırmak, ilgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ile mesleki kısıtlılığı olmadığına dair taahhütnamesi ile birlikte, incelenerek uygunluk görüşünü bildirmek üzere yapı denetim kuruluşuna vermekle görevli olduğu, ruhsat eki projelerin birbiri ile uyumlu olmasının zorunlu olduğu, birbiri ile uyumlu olmayan projelerden doğan sorumluluğun, öncelikle proje müelliflerine ait olmak üzere, sırası ile yapı denetim kuruluşuna, proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendislere ve ilgili idareye ait olduğu, ilgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ve mesleki kısıtlılığı olmadığına dair taahhütnamesi bulunmayan proje müellifinin projesinin yapı denetim kuruluşunca incelenmeyeceği kuralı getirilmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 18. fıkrasında, "proje müellifliği ve yapım işlerinin denetimine dair fenni mesuliyet üstlenen mimarların ve mühendislerin, 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, ilgili meslek odasına kayıtlı olmaları, büro tescillerini yaptırmaları gerektiği, ilgili meslek odaları, hakkında süreli veya süresiz kısıtlılığı bulunan veya üyeliği sona eren üyelerini derhal elektronik ortamda ve yazı ile merkez yapı denetim komisyonu ile bütün ilgili yerlere ve kuruluşlara bildirileceği, idarenin, yapı ruhsatı düzenleme aşamasında her proje için, proje müelliflerinden, fenni mesullerden ve fen adamlarından, şantiye şefleri ile yapı müteahhitlerinden mevzuata aykırı uygulama sebebiyle süreli veya süresiz olarak mesleki faaliyet haklarının kısıtlı olmadığına ilişkin Ek-1 ve Ek-8’de yer alan sicil durum taahhütnamesini isteyeceği, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen mimar ve mühendislerin işlemleri tazmin ve hukuki sorumluluğu kendilerine ait olmak üzere iptal edilerek, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulacağı, kuralına yer verilmiştir. 08/07/2019 tarihli, 30825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "odaya kayıt belgeleri" ifadesinin "meslek odasına kayıt olmalı"; 2. maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "diplomasının veya yerine geçen belgenin aslı veya ibraz edilen asıllarının Bakanlık merkez veya taşra teşkilatı veya belgelerin verildiği ilgili kurum tarafından tasdikli sureti" ifadesinin "mimar veya ilgili mühendis olması", (ç) bendinde yer alan "ilgili meslek odasına kayıt belgesi" ifadesinin "ilgili meslek odasına kayıtlı olması" ve 3.maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "odaya kayıt belgesini" ifadesinin "Mimar ve mühendis olanların ilgili meslek odasına kayıt olması" şeklinde değiştirilmesi üzerine davacı oda tarafından, doğrudan kamu hizmetinde yer alacak mühendislerin 4708 sayılı Kanunda öngörülen kriterleri taşıyıp taşımadığını tespitine yarayan resmi kayıtların ibraz zorunluluğununun kaldırıldığı, istenen kayıtlar yönünden belirsizlik yaratıldığı, meslek mensuplarının Kanunda belirlenen kriterleri taşıyıp taşımadıklarının denetlenemeyeceği, denetimin belirsizleştiği iddialarıyla anılan değişikliklerin iptali istemiyle bu dava açılmıştır. Uyuşmazlığa konu düzenleyici işlem değişikliklerinin içeriği yazılı yasa hükümleriyle birlikte değerlendirilmesinden; ortaklarının tamamı, ilgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bakanlıkça denetçi belgesi verilmiş mimar ve mühendislerden oluşan yapı denetim kuruluşlarındaki meslek mensuplarının, mesleğine uygun meslek odasına kayıtlı olmamaları, mezuniyetlerini kanıtlayamamaları ve her yıl büro tescillerini yenilememeleri halinde Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icra edebilmeleri mümkün olmadığına göre, sorumluluk alacak olan meslek mensuplarının sayılan niteliklere sahip olup olmadıklarının tespiti için haklarında süreli veya süresiz kısıtlılık hali veya üyeliğin sona erdiğine ilişkin değişiklikleri içeren bilgilerin derhal elektronik ortam üzerinde merkez yapı denetim komisyonu ile bütün ilgili yerlere ve kuruluşlara bildirilme yükümlülüğünün getirildiği, belge ibrazının elekronik alt yapı kurulduktan sonra sona ereceği, fenni mesuliyet alan mensupların kayıtlı oldukları odalarca zaten tutulmakta olan bilgilere ulaşım konusunda olası bir aksaklığın önüne geçilmesi amacıyla öngörüldüğü anlaşılan davaya konu değişikliklerde aranan niteliklere herhangi bir ekleme yapılmadığı görüldüğünden üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY:08/07/2019 tarihli, 30825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1.maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "odaya kayıt belgeleri" ifadesinin "meslek odasına kayıt olmalı"; 2. maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "diplomasının veya yerine geçen belgenin aslı veya ibraz edilen asıllarının Bakanlık merkez veya taşra teşkilatı veya belgelerin verildiği ilgili kurum tarafından tasdikli sureti" ifadesinin "mimar veya ilgili mühendis olması", (ç) bendinde yer alan "ilgili meslek odasına kayıt belgesi" ifadesinin "ilgili meslek odasına kayıtlı olması" ve 3. maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "odaya kayıt belgesini" ifadesinin "Mimar ve mühendis olanların ilgili meslek odasına kayıt olması" şeklinde değiştirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinde, denetçi mimar ve mühendis; ilgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bakanlıkça denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarlar; yapı denetim kuruluşu ise Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde; "Yapı Denetim kuruluşu proje safhasında; Proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendisler aracılığıyla, proje müelliflerince hazırlanan uygulama projelerinin ve hesaplarının, mühendislik ve mimarlık proje düzenleme esaslarına, imar planına, imar yönetmeliklerine ve diğer mevzuata, şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol eder, proje müelliflerinin ilgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ile mesleki kısıtlılığının olmadığına dair taahhütnamesinin olup olmadığını kontrol eder. İdareler sorumluluk alan mimar ve mühendislerin yaptıkları işlemlere ilişkin bilgileri her ayın ilk haftası içinde ilgili meslek odalarına bildirir." hükmü yer almaktadır. Aynı şekilde Yönetmeliğin 7. maddesinde; "Proje müellifi, yapı ruhsatına esas olan uygulama projelerini ve zemin etüdü raporları da dâhil olmak üzere her türlü etüde dayalı çalışmaları mevzuata uygun olarak yapmak ya da yaptırmak, ilgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ile mesleki kısıtlılığı olmadığına dair taahhütnamesi ile birlikte, incelenerek uygunluk görüşünü bildirmek üzere yapı denetim kuruluşuna vermek ile görevlidir. Ruhsat eki projelerin birbiri ile uyumlu olması şarttır. Birbiri ile uyumlu olmayan projelerden doğan sorumluluk, öncelikle proje müelliflerine ait olmak üzere, sırası ile yapı denetim kuruluşuna, proje ve uygulama denetçisi mimar ve mühendislere ve ilgili idareye aittir. İlgili meslek odasına üyeliğinin devam ettiğine dair taahhütnamesi ve mesleki kısıtlılığı olmadığına dair taahhütnamesi bulunmayan proje müellifinin projesi, yapı denetim kuruluşunca incelenmez." düzenlemesi yer almaktadır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 1. maddesinde, "Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kurulmuştur." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 33. maddesinin 1. fıkrasında da, "Türkiye‘de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve meslekî tedrisat yapabilmeleri için ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler." hükmü yer almıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 18., 19. ve 20. fıkrasında, "Proje müellifliği ve yapım işlerinin denetimine dair fenni mesuliyet üstlenen mimarların ve mühendislerin, 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, ilgili meslek odasına kayıtlı olmaları, büro tescillerini yaptırmaları gerekir. İlgili meslek odaları, hakkında süreli veya süresiz kısıtlılığı bulunan veya üyeliği sona eren üyelerini derhal elektronik ortamda ve yazı ile merkez yapı denetim komisyonu ile bütün ilgili yerlere ve kuruluşlara bildirir. İdare yapı ruhsatı düzenleme aşamasında her proje için, proje müelliflerinden, fenni mesullerden ve fen adamlarından, şantiye şefleri ile yapı müteahhitlerinden mevzuata aykırı uygulama sebebiyle süreli veya süresiz olarak mesleki faaliyet haklarının kısıtlı olmadığına ilişkin Ek-1 ve Ek-8’de yer alan sicil durum taahhütnamesini ister. Gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen mimar ve mühendislerin işlemleri tazmin ve hukuki sorumluluğu kendilerine ait olmak üzere iptal edilir ve bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulur." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıdaki mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yapı denetim kuruluşlarının ortaklarının tamamının mimar ve mühendislerden oluştuğu, denetçinin ilgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bakanlıkça denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarları ifade ettiği, mimar ve mühendislerin, Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icra edebilmeleri için mesleğine uygun meslek odasına kayıtlı olmaları, kayıt için mezuniyetlerini kanıtlamaları ve her yıl büro tescillerini yenilemeleri gerektiği hususunun tartışmasız olduğu, ilgili meslek odalarının proje müellifliği ve yapım işlerinin denetimine dair fenni mesuliyet üstlenen meslek mensupları hakkında süreli veya süresiz kısıtlılık hali veya üyeliğin sona erdiğine ilişkin bilgileri derhal elektronik ortam üzerinde merkez yapı denetim komisyonu ile bütün ilgili yerlere ve kuruluşlara bildirilme yükümlülüğünün getirilmiş olduğu, dolayısıyla proje müellifliği ve yapım işlerinin denetimine dair fenni mesuliyet alan mühendisler ve mimarların kayıtlı oldukları odalarca tutulan (mevzuata aykırı uygulama sebebiyle süreli veya süresiz olarak mesleki faaliyetten kısıtlanıp kısıtlanmamaları durumları) bilgilere ulaşım ve paylaşım konusunda herhangi bir aksaklığın önüne geçilmesinin sağlandığı görülmektedir. Buradaki asıl amaç sorumluluk alacak olan meslek mensuplarının ilgili oda üyesi olup olmadığı ile mimar ve mühendislik diplomasına sahip olup olmadığının tespitidir. Yeni düzenlemenin de bu amacı gerçekleştirebilecek içerikte olduğu görülmektedir. Öte yandan, Türkiye'de mühendislik ve mimarlık mesleğini yürütebilmek için meslek mensuplarının uygun meslek odalarına kayıtlı olmaları ve her yıl büro tescillerini yenilemeleri gerekmekte ve bunun aksine davrananların mesleklerini ve sanatlarını icra edebilmeleri mümkün bulunmamaktadır. Bakanlıkça da anılan elekronik alt yapı kurulana kadar diploma ve odaya kayıt belgelerinin fiziken istenilmesine devam edileceği, altyapının kurulması halinde ise anılan evrakların elektronik yolla temin edileceği, dava konusu değişikliklere konu evrakların elektronik yollarla tespit edilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu Yönetmelik değişikliklerinde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.