6. Daire 2019/14172 E. 2023/1678 K. — Danıştay Kararı
6. Daire 2019/14172 Esas 2023/1678 Karar 21.02.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/14172 E., 2023/1678 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/14172 Karar No : 2023/1678
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2-… İlçe Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana İli, Yüreğir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı hazineye ait taşınmazın da bulunduğu alana yönelik hazırlanan Yüreğir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ve Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:,… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ve dava dosyasının birlikte incelenmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin bu planın dayanağı olan Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kesinleşen Yüreğir ilçesi, D-400 güneyi, Seyhan Nehri Doğusu 1. Etap 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planına uygun olmadığı, parsel ölçeğinde ele alınarak bir düzenleme yapılmasının plan bütünlüğünü zedeleyeceği, dava konusu imar planının hukuka, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu İdari Dava Dairesi kararında; dava konusu 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazın bulunduğu alanda planlanmış olan park alanının alt ölçekli yeşil alanlardan olduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın park alanı olan bölümünün dava konusu taşınmazın ticaret+konut olarak planlanmış olan bölümü ile taşınmazın doğusunda ve karşısında bulunan "arıtma tesisi alanı" arasında bir tampon bölge oluşturmak amacı ile planlandığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın park alanı olarak planlanan bölümünün çocuk oyun alanı, çocuk bahçesi gibi kullanımlardan daha çok ticaret+konut olarak planlanmış olan bölümün arıtma tesisinden kaynaklı kokuya daha az maruz kalması için yeşillendirilmek ve ağaçlandırılmak suretiyle kullanılabilecek bir alan olarak planlandığı, dava konusu taşınmaz üzerinde planlanmış olan park alanının aktif yeşil alandan ziyade daha çok pasif alan niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın ticaret+konut olarak planlanmış olması ve alanda yürürlükte olan 1/5.000 ölçekli nazım imar planına ait plan notlarında ticaret+konut alanı için en fazla %40 ticaret kullanımının öngörülmesi dolayısıyla bu alanda ağırlıklı olarak konut alanlarının inşa edilecek olması dikkate alındığında dava konusu taşınmazın ticaret+konut olarak planlanmış bölümünde inşa edilecek konut alanları ile dava konusu taşınmazın hemen doğusunda bulunan arıtma tesisi alanı arasında park alanı kullanımı öngörülerek bir tampon bölge oluşturulmasının amaçlandığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda planlanmış olan park alanının bulunduğu çevrede açık alan-kapalı alan dengesinin korunmasına katkı sağladığı gibi bulunduğu çevrede açık alan oluşturarak çalışma ve yaşam alanlarının mekansal kalitesi ve yaşanabilirliğine de katkı sağladığı, dolayısıyla dava konusu 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın park alanı kullanımına ayrılan bölümü ile ilgili plan değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Plan kararı açısından ölçekler arası tutarlılığın sağlanamadığı, plan kademelenmesi yönünden planlar arasındaki ilişkinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve ilgili mevzuata uygun bir şekilde kurulamadığı, dava konusu plan değişikliği ile parsel ölçeğinde plan değişikliğinin yapıldığı, bilimsel, nesnel ve teknik yönden herhangi bir gerekçenin mevcut olmadığı, uygulama imar planında nazım imar planında öngörülmeyen noktasal değişikliklerin yapılabileceği düşüncesinin hatalı olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. Maddesi uyarınca Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup anılan Genel Müdürlük aynı kararnamenin 99. Madddesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, davacı Maliye Hazinesi yerine Adana Valiliğinin (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) davacı olarak alınması suretiyle gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Adana İli, Yüreğir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 5.266 m2 hazineye ait hissesinin 2.055 m2'lik kısmının park alanına alınmasına ilişkin Yüreğir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, hazine zararına sebebiyet verildiği üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planında ticaret+konut alanında kaldığı belirtilerek iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan, uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, ulaşım, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar göz önüne alınarak hazırlanır. Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma-kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, planlanan yöredeki taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaçlar yönünden; mevzuata, üst ölçekli planlara şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olup olmadığının detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Yukarıda detaylarına yer verilen düzenlemeler doğrultusunda, nazım imar planlarının, arazilerin genel kullanılış biçimleri ile gelişme yön ve büyüklüklerinin belirlendiği genel nitelikli planlar olduğu, uygulama imar planlarının ise; üst ölçekli nazım imar planında getirilen fonksiyon kararına uygun olmanın yanı sıra, ölçeği gereği bu plandan farklı olarak, yapı adalarını ve yoğunluklarını, düzenini, yolları, parselasyona esas etapları ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren uygulamaya yönelik planlar olduğu açıktır. Dava dosyasındaki plan paftalarının incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazında bulunduğu adanın tamamının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının üst ölçekli planı niteliğinde olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında, ticaret ve konut alanı olarak gösterilmesine karşılık, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle davacı hazinenin hissedarı olduğu taşınmazın da içinde yer aldığı adanın yola cephesi bulunan bazı parsellerinin park alanı olarak planlandığı görülmüş olup bu haliyle alt ve üst ölçekli planlar arasında planların kademeli birlikteliği ilkesi bakımından uyum bulunmadığı anlaşılmıştır. Zira uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alan çevresiyle birlikte incelendiğinde, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında uyuşmazlığa konu taşınmaz için öngörülen park alanına benzer boyutta ve işlevde, güneyindeki konutdışı kentsel çalışma alanı yapı adasında yol kenarı boyunca öngörülen park alanının 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterildiği, dolayısıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planının alansal büyüklük ve fonksiyon bakımından benzeri nitelikteki park alanlarının gösterildiği ayrıntı düzeyinde hazırlandığı anlaşıldığından park alanının dava konusu taşınmazda gösterilmemesinin planın bütünselliği ve eşitliğini bozucu nitelikte olduğu ve üst ölçekli plana aykırılık oluşturduğu bu bakımdan temyize konu kararda yer alan ölçek itibarıyla gösterilebileceğine ilişkin değerlendirmede isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan, bilirkişi raporunda tamamının büyüklüğü belirtilmemekle birlikte sadece davacı hazinenin taşınmazına isabet eden kısmı 2.055 m2 olan park alanının gösterim tekniği bakımından 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmesi gereken büyüklük ve nitelikte olduğu açıktır. Bu durumda, planların kademeli birlikteliği ilkesi göz ardı edilerek nazım imar planına ile uyumsuz olarak yapılan dava konusu uygulama imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.