6. Daire 2019/13683 E. 2023/539 K. — Danıştay Kararı
6. Daire 2019/13683 Esas 2023/539 Karar 19.01.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/13683 E., 2023/539 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/13683 Karar No : 2023/539
DAVACI : … Belediye Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının aşağıda ayrıntısı yazılı nedenlerle iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu planın aşağıda her bir başlık için ayrıntılı olarak yer verilen iddialar doğrultusunda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülen davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin aşağıda ayrıntısı yazılı nedenlerle reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yürürlükte bulunan ve daha önceki mevzuatta çevre düzeni planı tanımı yapılmış, planlama ilke ve esasları belirlenmiş, planların hazırlanması, revizyon ve değişikliğe gidilmesi sürecinde uyulması gereken kurallar detaylıca düzenlenmiştir. Söz konusu hükümler ve buna dayalı olarak çıkarılan düzenleyici işlemlerde çevre düzeni planının, mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak, ilgili kurum ve kuruluşlardan elde edilen veriler ve bu veriler kapsamında yapılan analiz, etüt ve araştırmalar sonucunda, bölgesel dinamiklerin ve gelişmelerin dikkate alındığı, sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların birlikte çalışan kararlar olarak değerlendirildiği, tarihi, doğal ve kültürel yapının korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra kontrollü kentleşmenin ve gelişmenin hedeflendiği imar planlarını yönlendirecek strateji ve politikaların ve bunun yansıması mekansal kararların üretildiği şematik dili olan bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olan planlar olduğu açıklanmıştır. Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilmesi ve bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılması gerekmektedir. 19/07/2007 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, Dairemizin 27/05/2009 tarihli, E:2007/10369, K:2009/6176 sayılı kararıyla, 14/08/2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Dairemizin 26/12/2012 tarihli, E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla iptaline karar verilmiştir. Yargı kararlarının uygulanması amacıyla İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 23/06/2014 tarih ve 9948 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmış, askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında 30/12/2014 tarih ve 21137 sayılı Bakanlık oluru ile yeniden onaylanmış, anılan plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da yeniden düzenleme yapılan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (J-17, J-18, K-17, K-18, K-20, L- 16, L-17, L-18, L-19, L-20 sayılı paftaları ve plan hükümleri) 16/11/2015 tarihinde yeniden onaylanmış, bu planda 27/01/2017 tarihinde L18 sayılı plan paftasında, 10/04/2018 tarihinde de K18 sayılı plan paftası, L18 sayılı plan paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapılmış, 25/07/2018 tarihinde L18 plan paftasına ilişkin yeniden değişiklik yapılmış ve 10/10/2018 tarihinde yeniden kapsamlı (J17, J18, J19, K16, K17, K18, K19, K20, K21, L16, L17, L18, L19, L20, L21, M18 sayılı plan paftaları) değişikliğe gidilmiştir. Bakılan davada, 10/10/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmektedir. Dava konusu plan değişikliğinden sonra dava konusu alanların da bulunduğu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ait L18 plan paftasının 16/12/2020 tarihinde onaylandığının görüldüğü, bu plan değişikliğinde, dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfiyle işaretli dava konusu alanda gözlemlenen TOKİ alanının işlendiği görülmüş, bunun dışında, B ve C harfli alanlara ilişkin dava konusu 2018 tarihli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliğindeki önerilerin değişmediği anlaşılmıştır. Son olarak Torbalı Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile … Mahallesi sınırları içerisinde dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfiyle işaretli alanı da kapsayan 49 hektarlık alanın kentsel gelişme alanı olarak planlanmasının talep edilmesi üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ait L18 plan paftası 14/12/2021 tarihinde onaylanmış ve dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfiyle işaretli alanı da kapsayan 49 hektarlık alan kentsel gelişme alanı olarak planlanmıştır.
Dairemizce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişiklikliği ile A, B ve C harfli alanlara ilişkin getirilen kullanım kararların şehircilik açısından olumlu olduğu, söz konusu değişikliklerin, dava konusu bölgelere ek nüfus getirmediği ve bu açıdan yakın çevresini sosyal donatı kullanımı, yoğunluk ve ulaşım ilişkileri açısından olumsuz etkilemediği; aksine, bölgedeki yeşil ve açık alan miktarını artırarak kentsel yaşam kalitesine katkıda bulunduğu, söz konusu değişikliklerin, hem alandaki orman varlığını hem de tarım arazisi varlığını arttırmaya yönelik olduğu, Ayrancılar mahallesini çevreleyen yeşil sisteme katkı sağlamadığı ve tarımsal üretimin sürdürülmesi yönündeki ekonomik kalkınma hedefine hizmet ettiği tespitlerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; A harfi ile gösterilen alana ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 14/12/2021 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yapıldığı ve dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfiyle işaretli alanı da kapsayan 49 hektarlık alanın kentsel gelişme alanı olarak planlandığı görüldüğünden davanın bu kısmına yönelik olarak konusunun kalmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde dava dilekçesi ekinde yer alan krokide B ve C ile işaretli kısımlarında ise şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfi ile işaretlenen kısmına yönelik olarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B ve C harfi ile işaretlenen kısmına yönelik olarak ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava ,Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni planı değişikliğinin iptali istemiyle eçılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinde;"(1) Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temelstrateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgeseletkiye yolaçabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır. (2) Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasalçerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır. "kuralı yer almaktadır. Davacı tarafından imar planında A ve B harfi ile gösterilen alanların "kentsel gelişme alanı" ,C harfi ile gösterilen alanların ise "sanayi alanı "olarak belirlenmesi gerektiği iddiasıyla bakılmakta olan dava açılmıştık. Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; A ,B ve C harfi ile gösterilen alanlara ilişkin planlama kararlarının şehircilik açısından olumlu olduğu ,çünkü söz konusu değişikliklerin dava konusu bölgelere ek nüfus getirmediği ,bu açıdan yakın çevresini sosyal donatı kullanımı ,yoğunluk ve ulaşım ilişkileri açısından olumsuz etkilemediği aksine bölgedeki yeşil ve açık alan miktarını arttırarak kentsel yaşam kalitesine katkıda bulunduğu ,söz konusu değişikliklerin hem alandaki orman varlığını hem de tarım arazisi varlığını arttırmaya yönelik olduğu ,Ayrancılar mahallesini çevreleyen yeşil sisteme katkı sağladığı ,tarımsal üretimin sürdürülmesi yönündeki ekonomik kalkınma hedefine hizmet ettiği ,henüz yapılaşmamış olan ve 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni planında A harfli bölgenin dava konusu planda "ağaçlandırılacak alan" olarak belirlenmesinin olumlu bir planlama yaklaşımı olduğu, henüz yapılaşmamış olan ve 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında büyük bölümü B harfiyle işaretli bölgede yeşil alanların ve tarımsal arazilerin korunmasına ilişkin bu stratejinin dava konusu planla sürdürülmesinin, "kentsel gelişme alanı" kullanımının küçültülerek "tarım arazisi" kullanımının büyütülmesinin olumlu bir planlama yaklaşımı olduğu, henüz yapılaşmamış olan ve 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında bir bölümü "tarım arazisi" vasfında bulunan C harfiyle işaretli bölgede ,tarım alanlarının ve açık yeşil alanların korunmasına ilişkin stratejinin dava konusu planla sürdürülmesinin ,yapılaşmamış "sanayi alanı" kullanımının "tarım arazisi" olarak düzenlenmesinin olumlu bir planlama yaklaşımı olduğu vurgulanmıştır. Dosyanın incelenmesinden A harfi ile gösterilen alana ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 14/12/2021 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yapıldığı ve alanın "kentsel gelişme alanı" olarak planlandığı görüldüğünden davanın bu kısmına yönelik olarak konusunun kalmadığı anlaşılmaktadır. Dosyanın ve bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden dava konusu planın B ve C ile işaretli kısımlarında şehircilik ilkeleri ,planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle dava konusu planın A harfi ile işaretlenen kısmına yönelik olarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B ve C harfi ile işaretlenen kısmına yönelik olarak ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 19/07/2007 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarihli, E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 23/06/2014 tarih ve 9948 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmıştır. 23/06/2014 tarih ve 9948 sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında 30/12/2014 tarih ve 21137 sayılı Bakanlık oluru ile yeniden onaylanmıştır. Söz konusu plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (J-17, J-18, K-17, K-18, K-20, L- 16, L-17, L-18, L-19, L-20 paftaları ve plan hükümleri) 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesi uyarınca 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planda 27/01/2017 tarihinde L18 Plan Paftasında, 10/04/2018 tarihinde K18 Plan Paftası, L18 Plan Paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapılmış, L18 Plan Paftasına ilişkin yapılan değişiklik 25/07/2018 tarihinde onaylanmış ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (J17, J18, J19, K16, K17, K18, K19, K20, K21, L16, L17, L18, L19, L20, L21, M18 Plan Paftaları, Lejant Paftası, Plan Hükümleri, Plan Açıklama Raporu, Plan Değişikliği Gerekçe Raporu ve eki) 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 10/10/2018 tarihinde onaylanmıştır. Bakılan davada, 10/10/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin aşağıda ileri sürülen sebeplerle iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir. Dava konusu plan değişikliğinden sonra dava konusu alanların da bulunduğu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ait L18 plan paftasının 16/12/2020 tarihinde onaylandığının görüldüğü, bu plan değişikliğinde, dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfiyle işaretli dava konusu alanda gözlemlenen TOKİ alanının işlendiği görülmüş, bunun dışında, B ve C harfli alanlara ilişkin dava konusu 2018 tarihli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliğindeki önerilerin değişmediği anlaşılmıştır. Son olarak Torbalı Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile … Mahallesi sınırları içerisinde dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfiyle işaretli alanı da kapsayan 49 hektarlık alanın kentsel gelişme alanı olarak planlanmasının talep edilmesi üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ait L18 plan paftası 14/12/2021 tarihinde onaylanmış ve dava dilekçesi ekinde yer alan krokide A harfiyle işaretli alanı da kapsayan 49 hektarlık alan kentsel gelişme alanı olarak planlanmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından, bazı mekansal kullanım kararlara yönelik itirazlar sunularak dava konusu planın iptali istenilmiştir. Çevre düzeni planına (ÇDP) karşı açılan bu davada davacının iddiaları buna karşılık davalının savunması kapsamında dava konusu planın ilgili mevzuatta belirlenen kurallara, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Naip üye … tarafından resen seçilen Prof. Dr. …, Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …'un katılımıyla mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve tebliğ üzerine itirazlar sunulmuştur. Davacının dava konusu plana yönelik ileri sürdüğü iddialarına karşılık, davalı tarafından sunulan savunmalar ve bilirkişi raporundaki değerlendirmeler ve rapora yapılan itirazlar çerçevesinde uyuşmazlık konular itibarıyla tek tek değerlendirilmiştir.
Planda belirlenen çeşitli alanlara ilişkin itirazlar: İtiraz 1 Dava dilekçesinde; • Dava konusu ve dava dilekçesi ekindeki krokide A ile gösterilen İzmir ili, Torbalı ilçesi, Ayrancılar Mahallesinde yer alan bölgenin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “kentsel gelişme alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “ağaçlandırılacak alan” olarak belirlendiği, söz konusu alan içerisinde mülga Ayrancılar Belediyesince onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunduğu, alanda bulunan parsellerin 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi gereği yapılan parselasyon sonucunda arsa vasfı kazanmış olduğu ve parsellerin bir kısmında imar durumu alınarak yapı ruhsatı talebinde bulunulduğu, bazı parsellerde ise yapı ruhsatı alınarak inşai faaliyete başlanıldığı, çoğunlukla mülkiyeti belediyelerine ait arsa vasfındaki parsellerde onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olarak yapılaşmaya gidilebilmesinin sağlanması, ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesine istinaden kısıtlama uygulanamaması ve belediye emlak vergilerinin arsa niteliği üzerinden alınmasına rağmen imar hakkı tanınmamasının yerinde olmadığı ileri sürülmüştür.
Savunmada, • Dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin, Bakanlığın onayladığı İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve dava konusu üç bölgede onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında verilen kararlar arasındaki farklılıklar nedeniyle, uygulamada yaşanan aksaklıklara dayandığı, • Dava dilekçesi ekinde yer alan krokide belirtilen dava konusu A, B ve C olmak üzere 3 planlama bölgesindeki plan kararlarının, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesindeki “(c) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesi” kuralı uyarınca İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararları doğrultusunda yeniden düzenlendiği, • Davacının geçmişte imar planı ve imar uygulamaları bulunan alanlarda imar haklarının kısıtlandığına ilişkin iddiasının yersiz olduğu, • 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ilk onay tarihi olan 23/06/2014 tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanan imar planları ve bu planlarla kazanılan haklara ilişkin olarak çevre düzeni planına ait 7.13. sayılı plan notunda, "Bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planları geçerlidir." denildiğinden varsa mevzuata uygun olarak onaylanan imar planları ile kazanılmış hakların kullanılmasında herhangi bir sakıncanın bulunmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda; • "Davacı iddiaları ve davalı savunmasında dava konusu A, B ve C planlama bölgelerinden söz edilmektedir. Söz konusu bölgelerin konumları dava dosyasında tarafımıza sunulan belgelerde aşağıdaki şekilde (Şekil 1) verilmektedir. Davacı, Şekil 1’de A ile gösterilen alanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/11/2015 tarihli olur ile onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Kentsel Gelişme Alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “Ağaçlandırılacak Alan” olarak düzenlenmesine; B ile gösterilen alanın 2015 tarihli planda "Kentsel Gelişme Alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, dava konusu 2018 tarihli plan değişikliğinde“Tarım Alanı” olarak düzenlenmesine; C ile gösterilen alanın 2015 tarihli planda “Sanayi Alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, dava konusu 2018 tarihli plan değişikliğinde “Tarım Alanı” olarak düzenlenmesine itiraz etmektedir. A harfi ile işaretlenen alan, 16/11/2015 tarihli planda “Kentsel Gelişme Alanı” iken, dava konusu 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “Ağaçlandırılacak Alan” olarak düzenlenmiştir. Burada söz konusu olan değişiklik, iki farklı arazi kullanımının birbirlerine yaklaştığı sınır kesiminde bulunan bir kent parçasına ilişkin değildir. Burada net bir kullanım değişikliği görülmektedir. Davalı taraf, bu değişikliğin İzmir Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planından gelen verilerle uyumluluk sağlanması amacıyla yapıldığından söz etmektedir. Dava konusu alana ilişkin Mart 2021 tarihli hava fotoğrafı aşağıda verilmektedir. Bu fotoğraftan, dava konusu A harfli bölgenin yalnızca Şekil 9’da kırmızı ile işaretlenen bölümünün yapılaştığı geri kalan kısmının açık ve yeşil alan vasfında olduğu görülmektedir. Keşif esnasında da alanın büyük bölümünün yerleşilmemiş açık alan niteliği taşıdığı gözlemlenmiştir (Şekil 10). Belirtmek gerekir ki, planlama hiyerarşisi gereği, alt ölçekli planlar üst ölçekli planlarla uyumlu olmak zorundadır. Ancak planlama süreci, daha önce de belirtildiği gibi geri beslemeli bir süreçtir. Yani eğer bir alt ölçekli plan, üst ölçekli plandan önce yapıldıysa, üst ölçekli plan yapım sürecinde söz konusu alt ölçekli planın kararlarını da değerlendirmek gerekir. Bunun anlamı alt ölçekli plandaki tüm kararların kabul edilip üst ölçekli plana işlenmesi demek değildir. Burada yapılması gereken, alt ölçeklere ilişkin yapısal kararların incelenmesi ve bu yapısal kararların koruma-kullanma ilkeleri doğrultusunda üst ölçekli planlarda ilkesel yaklaşım olarak benimsenmesinin anlamlı olup olmayacağının araştırılmasıdır. Yukarıdaki 1/25.000 ölçekli planlar ve güncel hava fotoğrafı göstermektedir ki; 1/25.000 ölçekli planda dava konusu bölgenin de dahil olduğu bir yeşil kuşak oluşturma stratejisi söz konusudur ve bu strateji dava konusu 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinde de benimsenerek sürdürülmektedir. Şekil 5’te izlenebileceği gibi, her ne kadar Ayrancılar Mahallesi’nin batı tarafında yeşil kuşağın ardında Oğlananası ve Tekeli isimli küçük yerleşim birimleri bulunsa da, Ayrancılar yerleşimi bütününün bir yeşil kuşak ile çevrildiği 1/25.000 ölçekli planda görülebilmektedir. Yeşil kuşak stratejisi, 1/25.000 ölçekli plan için yapısal bir karar niteliğindedir ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları çerçevesinde olumlu bir planlama stratejisidir. Kurulumuz, hukuki bir değerlendirme konusu olan “kazanılmış haklar” ve “arsa vasfı verilmiş olması” konularına girmeyecektir; ancak planlama ilkeleri açısından bakıldığında açık yeşil alanların farklı işlevler atanarak bir süreklilik içinde (buradaki yeşil kuşakta olduğu gibi) korunmasını ve geliştirilmesini olumlu bir yaklaşım olarak bulmaktadır. Yani, henüz yapılaşmamış olan ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Ağaçlandırılacak Alan” vasfında bulunan dava konusu A harfli bölgenin dava konusu 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde yine “Ağaçlandırılacak Alan” olarak belirlenmesi olumlu bir planlama yaklaşımıdır. Kurulumuzdan dava konusu düzenlemelere ilişkin olarak “...ekosistemler ile ekolojik varlıkları gösteren, imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşıyıp taşımadığı ve ekolojik amaçlı olup olmadığının” değerlendirilmesi de istenmiştir. Bu açıdan bakıldığında da Kurulumuz, yapılaşmamış ve bir yeşil sistemin parçası olabilecek bir alanın “kentsel gelişme alanı” olarak belirlenmesini olumsuz bir planlama işlemi olarak değerlendirmektedir." görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede; Davaya konu çevre düzeni planının plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu; 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, bu plan ile belirlenen "kentsel yerleşme alanlarının", bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermeyeceği, bu alanların sınırlarının, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirileceği; 7.13 sayılı maddesinde bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının, 7.14 sayılı maddesinde de bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağı belirtilmiş, 4.51 sayılı maddesinde, ağaçlandırılacak alanlar: bulundukları yörenin doğal bitki örtüsüne uygun olarak ağaçlandırılması önerilen alanlar ile yerleşmeler ve sanayi tesisleri çevresinde oluşturulan yeşil kuşak alanlar olarak tanımlanmış, 8.12.1 sayılı maddesinde, ağaçlandırılacak alanlarda günübirlik kullanım alanlarının yer alabileceği, bu kullanımlara ilişkin yapılaşma koşullarının alt ölçekli planlarda belirleneceği, 8.12.2 sayılı maddesinde, bu planda, ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiş alanların ilgili idarelerce alt ölçekli planlarda ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmemesi durumunda bu alanlar içinde yer alan özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7.21. dikili tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, dört tarafı orman alanı ile çevrili olan parsellerde bu planın 8.11.5 hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle söz konusu planlar, bu planlara dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Uyuşmazlığa konu alanın, dava konusu (A) çevre düzeni planında, ağaçlandırılacak alan kullanımında kaldığı, konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı bu nedenle davacının itirazının reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu planda daha önceden onaylı imar planları olduğundan bahisle uyuşmazlık konusu alanın yerleşime açılması istenilse de, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklandığından itiraza konu alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan olarak gösterilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.
İtiraz 2 Dava dilekçesinde; • Dava konusu ve dava dilekçesi ekindeki krokide B ile gösterilen İzmir ili, Torbalı ilçesi, Ayrancılar Mahallesinde yer alan bölgenin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “kentsel gelişme alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “tarım alanı” olarak belirlendiği, söz konusu alan içindeki parsellerin büyük ölçüde yapılaştığı ileri sürülmüştür.
Savunmada, • Davalı idare tarafından İtiraz 1 başlığı altında sunulan savunmanın bu başlık altında da geçerli olduğu savunulmuştur.
Bilirkişi raporunda; • "Davalı taraf, dilekçesinde, plan değişikliğine gerekçe olarak 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı ile uyumluluk konusunu belirtmiştir, • Dava konusu B harfiyle işaretli alan, 16/11/2015 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Kentsel Gelişme Alanı” olarak belirlenmiş iken, dava konusu 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “Tarım Alanı” olarak düzenlenmiştir. • Şekil 12’ye göre dava konusu B harfli bölge hem “Kentsel Gelişme Alanı” hem de “Tarım Arazisi” kullanımları içermektedir. Dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, 1/25.000 ölçekli plandaki kentsel gelişme alanının biçimsel ayrıntısının tekrar edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Üst ölçekli bir plan türü olan 1/100.000 ölçekli planda, ayrıntı düzeyinin daha yüksek olduğu, 1/25.000 ölçekli plandaki biçimsel hassasiyetin tekrarlanması beklenmeyebilir. Ancak dava konusu 1/100.000 ölçekli planda yapılmış olan değişiklik, sadece alanın biçimine ilişkin bir değişiklik olmayıp, kentsel gelişme alanının küçültülmesine ilişkin bir değişikliktir. Söz konusu alandaki yapılaşmanın, alanın kısıtlı bir bölümünde olduğunu, kalan büyük bölümünün tarım arazisi niteliği taşıdığını göstermektedir. • Kurulumuz, A harfli alanın değerlendirmesinde belirtildiği gibi, hukuki bir değerlendirme konusu olan “kazanılmış haklar” ve “arsa vasfı verilmesi” konularına girmeyecektir. Daha önce de söylendiği üzere, planlama ilkeleri açısından bakıldığında açık yeşil alanların farklı işlevler atanarak bir süreklilik içinde korunması olumlu bir yaklaşımdır. Yani, henüz yapılaşmamış olan ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında büyük bölümü “Tarım Arazisi” vasfında bulunan B harfiyle işaretli bölgede tarımsal alanların korunmasına ve tarımsal üretimin sürdürülmesine ilişkin bu stratejinin dava konusu 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde sürdürülmesi, yani “kentsel gelişme alanı” kullanımının küçültülerek “Tarım Arazisi” kullanımının büyütülmesi olumlu bir planlama yaklaşımıdır. • İklim değişikliği olgusunun tüm dünyayı etkilediği ve gıda güvenliği konusunun giderek vurgulandığı güncel koşullar dikkate alındığında, tarım alanlarının tarımsal işlevlerinin devam ettirilmesi önemlidir. Kurulumuzdan dava konusu düzenlemelere ilişkin olarak “...ekosistemler ile ekolojik varlıkları gösteren, imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşıyıp taşımadığı ve ekolojik amaçlı olup olmadığının” değerlendirilmesi de istenmiştir. Bu açıdan bakıldığında da Kurulumuz, yapılaşmamış ve bir yeşil sistemin parçası olabilecek bir alanın “kentsel gelişme alanı” olarak belirlenmesini olumsuz bir planlama işlemi olarak değerlendirmektedir." görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede; Plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu, 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanlarının, bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermeyeceği, bu alanların sınırlarının, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirileceği; 7.13 sayılı maddesinde bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının, 7.14 maddesinde de bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağı belirtilmiş, 4.42 sayılı maddesinde, "Tarım arazileri: toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup halihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazilerdir." şeklinde tanımlanmış, 5.3.5 sayılı maddesinde, verimli tarım arazilerine baskı yapan plansız sanayileşmenin önlenmesi ve mevcut sanayilerin çevresel etkilerinin kontrol altına alınması planlama ilkeleri arasında sayılmış, 8.7.1 sayılı maddesinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa tabi tarım arazilerinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili yönetmeliğinde tanımlanan tarım arazileri sınıflarına ayrılmamış olup tarım arazilerinin sınıflamasının, ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı belirtilmiş, tarım arazileri ile ilgili genel kurallar getirildikten sonra, devamı maddelerde tarım arazilerinin niteliğine göre yapılaşma şartları belirtilmiştir. Davaya konu çevre düzeni planının plan açıklama raporunun 4.4.9 sayılı maddesinde çevre düzeni planları sınırları içinde kalan tarımsal nitelikli alanların tarımsal niteliği korunacak alanlar, özel mahsul alanları ve bağ alanları olarak veri tabanına üç farklı tanım içinde aktarıldığı, planda ise tümünün tarımsal niteliği korunacak alanlar olarak tanımlandığı, başta ifraz koşulları olmak üzere bu alanlardaki uygulamanın 5403 sayılı Toprak Koruma Kullanımı Kanunu ile bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelikler uyarınca yapılmasının kurala bağlandığı, tarım alanlarında, ilgili mevzuat doğrultusunda yapılacak belirlemelerin temel alınarak geçerli olacak koruma ve kullanım koşullarının plan hükümleri arasında düzenlendiği, plan hükümlerinde yapılan düzenleme ile tarımsal niteliği korunacak alanlarda tarımsal amaçlı yapılaşmalar ve çiftçinin barınmasına yönelik yapılaşma istemlerine ilişkin kuralların ayrı ayrı belirlendiği, bunun yanında planlama bölgesi sınırları içindeki alanlarda 5403 sayılı Yasa öncesinde geçerli mevzuat uyarınca ilgili kurumlarca tarım dışı kullanıma uygun bulunmuş alanlarda verilmiş, bu görüşler doğrultusunda hazırlanmış nazım ve uygulama imar planlarından, arazi kullanım kararları çevre düzeni planının arazi kullanım kararlarıyla çelişmeyen bölümlerinde yürürlükte olan nazım ve uygulama imar planlarının yapılaşmaya ve ifraza ilişkin kararların geçerli olduğuna dair bir düzenlemeye de plan hükümleri arasında yer verildiği belirtilmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise mutlaka ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği, çevre düzeni planı değişikliğinin çevrenin korunmasına yönelik kamu yararı amacıyla yapıldığı anlaşıldığından itiraz konusu alana ilişkin kullanım kararında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
İtiraz 3 Dava dilekçesinde; • Dava konusu ve dava dilekçesi ekindeki krokide C ile gösterilen İzmir ili, Torbalı ilçesi, Yazıbaşı Mahallesinde yer alan bölgenin, alan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “sanayi alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “tarım alanı” olarak belirlendiği, bu alandaki parsellerin 18. madde uygulaması sonucunda “arsa” vasfı kazandığı, parsellerin kuzeyinde yoğun sanayi dokusunun bulunması göz önüne alındığında, planda imar uygulaması sonucu oluşan sanayi arsası vasfındaki taşınmazlarda büyüklük ve konum itibariyle tarımsal amaçlı ürün yetiştirme faaliyetleri yapılamayacağı, ayrıca emlak vergilerinin sanayi arsası niteliği üzerinden alınmasına rağmen imar hakkı tanınmamasının yerinde olmadığı ileri sürülmüştür. Savunmada, • Davalı idare tarafından İtiraz 1 başlığı altında sunulan savunmanın bu başlık için de geçerli olduğu savunulmuştur.
Bilirkişi raporunda; • "16/11/2015 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Sanayi Alanı” olarak belirlenen C harfiyle işaretli alan, dava konusu 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “Tarım Alanı” olarak düzenlenmiştir. • Bu plan değişikliğinde de hem biçimsel hem de boyutsal bir değişiklik yapılmıştır. B harfli alana ilişkin değişiklik açıklanırken belirtildiği gibi, 1/100.000 ölçekli planın genellik ve soyutluk düzeyi çok yüksektir. Bu nedenle Kurulumuza göre, biçimsel değişiklik konusundan ziyade, alanın boyutsal değişikliği konusu önem kazanmaktadır. Dava konusu plan değişikliği ile “Sanayi Alanı” küçültülmüştür ve “Tarım Arazisi” kullanımına çevrilmiştir. Aşağıda (Şekil 16) alana ilişkin Mart 2021 tarihli hava fotoğrafı ve keşif esnasında çekilen fotoğraflara (Şekil 17) yer verilmektedir. Hava fotoğrafı ve alanda çekilen fotoğraflarda, dava konusu alanda ve yakın çevresinde yapılaşmamış tarım arazilerinin ve açık alanların olduğu görülmektedir. Burası sanayi ile tarım arazisi arasında bir geçiş bölgesi özelliğindedir. • A ve B harfli alanların değerlendirmesinde belirtildiği gibi, planlama ilkeleri açısından bakıldığında açık yeşil alanların farklı işlevler atanarak bir süreklilik içinde ve yer yer yeşil kuşak oluşturacak biçimde planlanması ve korunması olumlu bir yaklaşımdır. Yani, henüz yapılaşmamış olan ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında bir bölümü “Tarım Arazisi” vasfında bulunan C harfiyle işaretli bölgede, tarım alanlarının ve açık yeşil alanların korunmasına ilişkin stratejinin, dava konusu 10/10/2018 tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde sürdürülmesi, yani üst ölçekte genel biçimde sanayi gelişimi olarak işaretlenmiş olsa da alt ölçekli irdelemede yapılaşmamış olduğu görülen “Sanayi Alanı” kullanımının, mevcut süregelen kullanım olan “Tarım Arazisi” olarak düzenlenmesi ve sürdürülmesi olumlu bir planlama yaklaşımıdır. • İklim değişikliği olgusunun tüm dünyayı etkilediği ve gıda güvenliği konusunun giderek vurgulandığı güncel koşullar dikkate alındığında, tarım alanlarının tarımsal işlevlerinin devam ettirilmesi önemlidir. Kurulumuzdan dava konusu düzenlemelere ilişkin olarak “...ekosistemler ile ekolojik varlıkları gösteren, imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşıyıp taşımadığı ve ekolojik amaçlı olup olmadığının” değerlendirilmesi de istenmiştir. Bu açıdan bakıldığında da, Kurulumuz, yapılaşmamış ve bir yeşil sistemin parçası olabilecek, ayrıca tarımsal üretimin devam ettirildiği ve/veya etirilebileceği bir alanın “sanayi alanı” olarak belirlenmesini olumsuz bir planlama işlemi olarak değerlendirmektedir." görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede; Dava konusu planın açıklama raporunun 4.4.4.3.1 sayılı maddesinde, Ayrancılar-Pancar-Yazıbaşı bölgesinde mevcut durumda bütünleşik halde sanayi tesislerinin kurulduğu, tarımsal niteliğini yitirerek yapılaşmış bölümlerin planda sanayi alanı olarak düzenlendiği, bu bölgelerdeki imar planlarının, planlama aşamasında gerekli olan tüm kurum ve kuruluş görüşlerinin yeniden alınması sonrasında çevre düzeni planı kararları doğrultusunda revize edilmesinin gerekliliğinin de çevre düzeni planının kararlarından olduğu (syf.53) açıklanmıştır. Davacı idarece uyuşmazlık konusu ve dava dilekçesi ekindeki krokide C ile gösterilen alan açısından, söz konusu alan içerisinde mülga Ayrancılar Belediyesince onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi gereği yapılan parselasyon sonucunda alanın arsa vasfı kazandığı ve parsellerin bir kısmı için imar durumu alınarak yapı ruhsatı talebinde bulunulduğu, bazı parsellerde ise yapı ruhsatı alınarak inşai faaliyete başlanıldığı, bu sebeplerle arsa vasfındaki parsellerde onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olarak yapılaşmaya gidilebilmesinin sağlanmasını teminen ve ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesine istinaden kısıtlama uygulanamadığı ve belediye emlak vergilerinin arsa niteliği üzerinden alındığından dava konusu çevre düzeni planında anılan alanın sanayi alanı olarak planlanması gerektiği ifade edilmiştir. Tarım alanları ile ilgili yukarıda aktarılan plan açıklama raporu ve plan notlarında yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, tarım arazilerinin korunmasına yönelik kurallar getirildiği, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise mutlaka ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının ve mevzi imar planlarının geçerli olduğu hususları dikkate alındığında itiraz konusu alana (C) ilişkin getirilen kullanım kararında çevre düzeni planı amaç yöntem ve teknikleri ile şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.