5. Daire 2025/556 E. 2025/3551 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2025/556 Esas 2025/3551 Karar 25.03.2025
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/556 E., 2025/3551 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/556 Karar No : 2025/3551
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen fişleme bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı delil olduğundan hükme esas alınamayacağı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartta yer alan fişleme listelerine dayanılarak karar verilemeyeceği, terör örgütü üyeliği/yardımı/irtibatı/iltisakı eylemlerinin kasten işlenebilen eylemler olduğu da dikkate alındığında, bireylerin bu husustaki sorumluluklarının olsa olsa 15 Temmuz 2016 tarihinden sonraki hareket ya da kasti eylemleri açısından söz konusu olabileceği, 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı kimsenin sorumlu tutulamayacağı, terör örgütünün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından çok önce örgüte ait evlerde ve yurtlarda kalmanın ve sohbetlere katılmanın hukuka aykırı bir eylem olarak değerlendirilemeyeceğine ve dolayısıyla “irtibat” ve “ iltisak” unsuru bakımından dikkate alınamayacağına dair birçok idari yargı kararı bulunduğu, örgüte müzahir şirkette çalışma kaydının "irtibat ve iltisak" sebebi olamayacağı, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sunulan hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık ... bozma sonrası ifadesinde aynen; "Bana isimlerini sormuş olduğunuz ... ve ...'i tanımıyorum, ...'in kaldığı evin sorumlusu olup olmadıklarını bilmiyorum, ...'in kaldığı evi biliyorum, arada bir giderdim, ancak sorumlusu kimdir bilmiyorum, Zümre Başkanı ...olarak kimseyi tanımıyorum, daha önce bu konularda ifade vermiştim, yargılandığımız dosyada trafik şubeden sorumlu olan kişinin ... olduğunu daha önce söylemiştim, kendisiyle birebir tanışıklığımız da vardı, Adana yolu üzerinde sağlık ocağında doktor olarak görev yapmaktaydı, çocuğum rahatsızlanınca yanına gittiğimde ismini görmüştüm, kendisi benim telefonuma da ByLock yükleyen kişiydi, kendisi bana trafik şubeden sorumlu olduğunu söylüyordu, kendisi sivil kişi olarak trafik şubeden sorumluydu, resmi olarak sorumlu kişi de ... isimli kişiydi, sohbet veren kişi ..'di, ... ise sohbetleri organize eden kişiydi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... bozma sonrası ifadesinde aynen; "Bana ismini sormuş olduğunuz ...'ı tanıyorum, 2013-2015 Eylül ayı arasında birlikte aynı evde kalmıştık, tayinlerimiz çıktığından dolayı o evden ayrıldık, ... eve gelip sohbet veren kişiydi, 2015 seçimlerinde HDP'ye oy vereceklerini söylediler, konuşmalarından bizim de HDP'ye oy vermemiz gerektiğine getirdiler, sonrasında biz kendi aramızda konuştuk, bu yapıdan ayrılmaya karar verdik, 10 sonra da tayinimiz çıktı ve evden ayrıldık, evde kaldığımız dönemde toplantılar çok sık olmazdı, arkadaşlık ortamımız iyiydi, toplantılar yaklaşık 3-4 ayda bir olurdu, tam da toplantı şeklinde olmazdı, gelip halimizi hatırımızı sorardı, dini konularda sohbet ederdi, kaldığımız evin sorumlusu ...'idi diyebiliriz, gelip gittiğine göre odur, bizim kendi içimizde ön planda olan biri yoktu, ... ve ... denen şahısları tanımıyorum, Zümre Başkanı... diye birisini de tanımıyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... teşhis ifadesinde aynen; "...Kahramanmaraş iline gittiğimde ismini... olarak bildiğim kişi beni otogarda karşıladı ve bir eve götürdü. Bu evde devrelerim olan ...., ..., ..., ... ve ... ile kalmaya başladım. ... isimli şahıs bazen evimize gelir sohbet verirdi. Ben bu evde yaklaşık 7 ay kaldıktan sonra özel harekat kursu için Ankara'ya gittim, burada 2,5 ay kursta kaldıktan sonra ailevi nedenlerden dolayı kursu bıraktım ve Kahramanmaraş iline geri döndüm, aynı evde kalmaya devam ettim. Bu süre zarfında evden ayrılmayı düşündüm bizden sorumlu ... abi bize 'Bizden ayrılanların hali, meslek içerisinde sıkıntı çekersiniz, aile hayatınız kalmaz, mesleğinizden olursunuz' diyerek tehdit etti. Ben de bir hafta rapor aldım, ev arkadaşlarım ile ev aradık ancak ev bulamadık. Ev arkadaşlarımın ısrarı ve yapılan tehditlerden dolayı evde kalmaya devam ettim..." şeklinde tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.