5. Daire 2024/56 E. 2024/3832 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2024/56 Esas 2024/3832 Karar 21.03.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/56 E., 2024/3832 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/56 Karar No : 2024/3832
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Genel Müdürlüğü 2- ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ ile irtibatı bulunduğuna dair, somut bir tespit gösterilmeden tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, hakkındaki FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu yönünde tanık beyanının bulunmadığı, talimat doğrultusunda Bank Asya hesabına para yatırmadığı, veri inceleme raporunun hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K: ... sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, görgüye dayalı somut deliller elde edilemediği ("şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince) gerekçesiyle beraatine karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının Yargıtayda temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür. Diğer yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "...Sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde özellikle tanık A. A. ve B. B.'nin beyanlarında sanığın sohbetlere katıldığı hatta sanığın evinde de sohbet düzenlendiği ve kendilerinin sohbete davet edildiği, ayrıca diğer tanıklar her ne kadar sanık aleyhine beyanda bulunmamış ise de, birlikte sohbete katıldıkları iddia edilen ve haklarında teşhis işlemi yapılan kişiler oldukları ve bu hususu kabul etmeleri halinde kendi aleyhlerine sonuç doğurabileceği dikkate alındığında bu şekilde beyanda bulunmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğu, kaldı ki söz konusu iddia tarihlerinde hepsinin Sinop ilinde görev aldığı ve birbirini tanıdıkları, tanık beyanlarının sanık hakkında gizli tanıktan ele geçirilen verilerdeki kodlamalar ile de uyumlu olduğu, sanığın bu haliyle örgütün görevlendirdiği kişiler tarafından sohbete çağrıldığı, zaman zaman sohbetlere katıldığı ve gizli tanık hakkında da bu şekilde kodlamalar yapıldığı, sanık her ne kadar tüm bu hususları inkar etmiş ise de, birden fazla tanık beyanı bulunduğu ve tanık beyanlarının zaman, mekan ve olaylar bakımından birbirini destekler mahiyette olduğu, bu şekilde sanığın eylemlerinde örgütün hiyerarşisine bağlı olduğunu gösterir şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk bulunduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılarak silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiş..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.