5. Daire 2024/1670 E. 2024/3447 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2024/1670 E. 2024/3447 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2024/1670 Esas 2024/3447 Karar 18.03.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1670 E.,  2024/3447 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1670
Karar No : 2024/3447

Temyiz İsteminde Bulunanlar :1- (Davacı) ...
Vekili : Av. ...
2-(Davalı) .../ANKARA
Vekili : ...
Diğer Davalı : ... Başkanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname eki (IV) sayılı listede sayılmak suretiyle İzmir Üniversitesi'nin kapatılmasına istinaden iş akdinin ve rektör yardımcılığı görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz Edenlerin İddiaları :
Davalı ... tarafından; Bölge İdare Mahkemesince lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından; İdarenin tek taraflı işlemle görev yaptığı vakıf üniversitesinin kapatıldığı ve iş akdinin sonlandırıldığı, hukuk devletinde kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemin hukukiliği kamu yararını gerçekleştirmeye matuf ise mümkün olabileceği, hakkında tesis edilen işlemle; adil yargılanma hakkının, hak arama hürriyetinin, hukuki güvenlik ilkesinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Karşı Tarafın Savunmaları :
Davalı ... Başkanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı ... tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir Üniversitesi bünyesinde ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname eki (IV) sayılı listede sayılmak suretiyle İzmir Üniversitesi'nin kapatılması kararına istinaden iş akdinin ve rektör yardımcılığı görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacını Temyiz Başvurusu Yönünden;
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar esas yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın esasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalının Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İstemi İncelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 31/1. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin (ğ) bendinde vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış, 326. maddesinin 1. fıkrasında, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda Mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir." hükmüne yer verilmiş olup, anılan kuralda bahsi geçen "ilgili mevzuat"tan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile söz konusu Kanun'un 168. maddesinde değinilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin anlaşılması gerekmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, Davalı idarenin yargılama sürecinde avukatı aracılığıyla temsil edildiği ve yasal süresi içinde idare adına savunma dilekçesi verildiği, yapılan yargılama sonucunda "davanın reddine" karar verildiği ve vekalet ücretine hükmedilmediği, kararın esası yönünden davacının, vekalet ücreti yönünden davalı idarenin istinaf isteminin reddedildiği anlaşıldığından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda; davalı idare lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, temyize konu kararın hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine" ilişkin ibarenin eklenerek düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararının esasa ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Anılan kararın vekalet ücretine yönelik kısmının ise yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiği için temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacı tarafından yatırılan harç tutarı mahsup edildikten sonra varsa kalan tutarın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın