5. Daire 2024/12509 E. 2024/17641 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2024/12509 Esas 2024/17641 Karar 12.11.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/12509 E., 2024/17641 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/12509 Karar No : 2024/17641
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir terör örgütüyle veya yasa dışı herhangi bir oluşumla ilgisinin bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin aykırı hareket edildiği, çocuğunu gönderdiği özel eğitim kurumunun hukuka uygun şekilde kurulan ve faaliyet yürüten bir kurum olduğu, 2010 yılı komiser yardımcılığı sınavında örgüt tarafından yapılan usulsüzlük iddiaları ile ilgili olarak kendisine isnat edilen iddiaların gerçeği yansıtmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, fişleme niteliğindeki kodlama dosyasında B4 olarak kodlanmasının dışında FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakını destekleyen somut hiçbir delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, "...Davacı hakkında Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, Emniyet Genel Müdürlüğünün 09/11/2017 tarihli Oluru ile yürütülen soruşturma kapsamında 2010 yılı Komiser Yardımcılığı sınavında FETÖ/PDY terör örgütü tarafından yapılan usulsüzlük iddialarıyla ilgili olarak davacının isminin de yer aldığı..." tespitine yer verilmiş ise de; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "...Sanığın 2010 yılı Komiser Yardımcılığı sınavı sorularını aldığına ilişkin herhangi bir tanık beyanının tespit edilemediği, sanığın 2010 yılında görev yaptığı yer olan Yozgat ilinde o tarihlerde görev yapan ve sanık ile aynı sınava giren kişiler içerisinde sanık hakkında beyanda bulunan kimsenin olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile sanığın 2010 yılı Komiser Yardımcılığı sınav sorularını aldığına ilişkin sadece bilirkişi raporunun bulunduğu, düzenlenen bilirkişi raporunun gerek tanık beyanı gerekse başkaca deliller ile desteklenmediği, bir kısım veriler üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunun tek başına hükme esas alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğini sabit gösterecek nitelikte olmadığı, kaldı ki sanık hakkında düzenlenen bilirkişi raporunda bile sanığın soruları aldığına ilişkin net bir verinin bulunmadığı ve sanığın orta düzeyde şüpheli olduğunun belirtildiği,..." tespitlerine yer verildiği görüldüğünden, 2010 yılı Komiser Yardımcılığı sınavında FETÖ/PDY terör örgütü tarafından usulsüzlük yapıldığına dair raporda davacının isminin yer aldığına ilişkin tespit davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede dikkate alınmamıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.