5. Daire 2024/1092 E. 2024/10347 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2024/1092 Esas 2024/10347 Karar 13.06.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1092 E., 2024/10347 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1092 Karar No : 2024/10347
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, somut hiçbir gerekçe sunulmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, yasal olan bir bankada hesabının bulunması ve olağan bankacılık faaliyetleri çerçevesinde işlemler yapmış olması nedeniyle FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibatı olduğunun değerlendirilmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu ve hukuk güvenliğini zedelediği, dava konusu işlemle adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkının, savunma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülüp örgüt tarafından "ilgi" sınıfı içerisinde kodlanan bir kişinin örgüte kazandırılması çalışmasını yapmak üzere örgüte bağlılığı üst derecelerde kodlanan ve "stajyer" olarak nitelendirilen bir takip görevlisinin atandığı, yaklaşık dokuz aylık süreçte örgüt tarafından kazanılmak istenen söz konusu kişinin, insani ilişki kurmak aşamasından başlayıp, toplantılarına katılmak, himmet vermek, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, verilen görevleri yerine getirmek ve mahrem sorumluyla tanıştırılmak gibi aşamalardan geçirildiği, mahrem sorumludan onay alınmak suretiyle "alan içi" sınıfında kodlandığı anlaşılmaktadır. Bir kişinin "alan-içi" kategorisinde kodlandıktan sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine girmesi halinde ise "ümit" veya "serhat" kategorisinde kodlandığı ve örgütün bu şekilde kodladığı kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği, bu kişilere yönelik takip ve temas faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır. Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “ilgi” kategorisinde "Dil3" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Yukarıda yer verildiği üzere, gizli tanık ... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında, "..İLGİ; Nitelikleri itibarı ile görüşülmesi uygun görülenlerdir. İlgi alanına aktarılması düşünülen emniyet mensubunun, örgütün mahrem yapılanmasında görev alan mahrem sorumlunun toplantılarına katılan öğrencilerden (Emniyet Personellerinden) alınan bilgiler doğrultusunda, nitelikleri itibari ile görüşülmesi planlanan kişiye öncelikle öğrenciler arasından bir stajyer planlaması yapılır, başlangıçta hedef kişinin bu durumdan haberi dahi olmaz. Stajyer tarafından örgütsel bir sistematik içerisinde hedef şahsın aile yaşantısı, ilişkileri, dünya görüşü ve gündemdeki konulara bakışına kadar birçok konudaki görüşleri hakkında bilgiler toplanır, dini konular hakkında gerekli hassasiyet oluşturularak stajyer ile arasında bir vefa ilişkisi oluşturma anlamında gerekli çalışmalar yapılır. Bu çalışmalar ilk başta genel olarak insani ilişkiler üzerinden oluşturulur. Bu ilişkiler genel olarak iş yerinde birlikte yemek yeme, çay içme vb. şeklinde olur. Üç veya dört farklı safhada yaklaşık olarak dokuz aylık süreç sonrasında alana aktarımı yapılabilir. Hedef bu ilgilenme sürecinin sonunda alana aktarımı yapılmadan hemen önce, mahrem sorumluyla tanıştırma ve örgütsel toplantılar ile himmet gündeme gelir. İlgi alanındaki öğrencinin alana aktarılması, örgüt mahrem sorumlusunun üst yönetimden takdir alması açısından önemli bir eylemdir.; "..İLGİ alanında yer alan kodlamalar şunlardır: DİL/İLGİ: Dil ibaresi ile örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişiler belirtilmektedir...DİL3/XDİL3/SDİL3/DİL3?: DİL3 seviyesi, grup toplantılarına katılım sağlamış, diğer grup üyeleriyle ve hatta çoğu zaman mahrem sorumlusu ile de tanışmış, alana aktarım aşamasına gelmiş ancak son noktada örgüt mahrem sorumlusu tarafından "bizim" denilmemiş, henüz alana aktarılmamış kişidir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve S ibareleri şahıs hakkında yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermek için kullanılırdı." şeklinde bilgiler vermiş; aynı ifade tutanağında yer aldığı üzere, KOM Başkanlığı tarafından dosya adı ve dosya yolu belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dijital materyal içeriğinde (32-AS_PPTX-PERSONEL-A isimli dosya yolu içerisinde bulunan 14.05.2014 eğiştirme tarihli YENİ PERSONEL SEMİNER-MARMARA isimli Word belgesinin 2. maddesinde) yer alan "DİL3: hizmeti benimseme konusunda henüz benim hizmetim demeyen, ancak bizimle olmayı iradi olarak tercih eden namazını aksatmadan kılmaya çalışan, kendi gibi arkadaşlarla beraber haftalık sohbet benzeri programlar yapan (bu sohbet bile olabilir) son noktasında biz deme aşamasına gelmi(ş)" şeklindeki veri sorulduğunda ise "Teslim etmiş olduğum dijital veriler içerisinden çıkan YENİ PERSONEL SEMİNER MARMARA isimli Word belgesinin 2. sırasında yer alan açıklama doğrudur. Söz konusu açıklama beyanlarım ile genel olarak uyumludur. Bu kodlar polis memurları için kullanılan kodlardır. Dil1, Dil2 ve Dil3 seviyesindeki kişiler örgütün alan içi olarak tabir edilen kısmında değildir. Alana aktarılmaya en yakın kişi Dil3 koduna sahip kişilerdir. Ancak belirttiğim gibi bu kişiler örgütün içerisinde yer almaz örgüt bu şahısları kazanmak için ilgilenir ve kazanma adına bir kısım faaliyetler yapmış olabilir."; ".... OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır... KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa 17/25 Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir... ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Örgütün kodlama sistematiğinin işleyişine dair beyan ve tespitlerin incelenmesinden, örgütün topladığı bilgi ve belgeler çerçevesinde nitelikleri itibariyle görüşülmesini uygun gördüğü hedef kişileri "ilgi" kategorisinde kodladığı ve bu kişilerle ilgilenmek üzere "stajyer" olarak tabir edilen bir kişiyi görevlendirdiği, "stajyerin" hedef kişi ile bir vefa ilişkisi oluşturmaya çalıştığı ve bu aşamada hedef kişiyi örgüte kazandırmaya çalıştığına dair amacını gizleyerek, insani ilişkilerden ve dini konulardan ibaret olan faaliyetlerden geçirmek suretiyle dünya görüşü, dini hassasiyetleri, gündemdeki konulara bakışı, aile yaşantısı ve ilişkileri gibi konularda bilgiler topladığı, söz konusu bu faaliyet aşamalarında hedef kişinin örgütün gerçek yüzü ile henüz karşılaşmadığı anlaşılmaktadır. Bu ilgilenilme sürecinin sonunda ve hedef kişinin alana aktarımı yapılmadan hemen önce ise örgütsel toplantılar, himmet ve mahrem sorumlu ile tanıştırılmasının gündeme gelmesi suretiyle hedef kişinin örgütün yapısı ve işleyişi hakkında bilgi edinmeye başladığı, son aşamadaki bu faaliyetlere uyumla katılım sağlamasının ve mahrem sorumlunun onayını almasının ardından ise "alan-içi" kategoride kodlanarak örgütün etki alanı içerisine girdiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, örgüt tarafından "Dil3" kodlamasının karşılığı olan tanımlamanın "toplantılara katılmak, diğer grup üyeleriyle tanışmak, himmet vermek, çoğu zaman mahrem sorumlu ile tanıştırılmak, alana aktarım aşamasında gelmek, mahrem sorumlu ile tanıştırılmak" hususlarını içerdiği görülmekle birlikte, "ilgi" kategorisinin yaklaşık 9 aylık süreçte geçirilen Dil1,Dil2 ve Dİl3 safhalarından oluştuğu, bunlardan "Dil3" safhasının yaklaşık 3 aylık süreye tekabül ettiği, bir kişinin bir sonraki safha olan "alan-içi" kategorideki bir kod ile kodlanmadıkça, "Dil3" kategorisi için tanımlanan faaliyetlerin ilk aşamasında mı olduğu, yoksa bu kategori için tanımlanan faaliyetlerin hepsinden geçirilip alana aktarım aşamasına mı geldiğinin tespit edilemediği hususu, bu şekilde kodlanmış kişinin henüz örgütün etki alanı içerisine girmeyip, örgüte kazandırılma aşamasında olduğu hususu ile bir arada değerlendirildiğinde, bakılmakta olan dosya kapsamında örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte başka bilgi, belge veya tespit ile desteklenmedikçe "Dil3" olarak kodlanmış olmanın tek başına kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olmayacağı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde davacının terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı görülmüş olup, anılan mahkumiyet kararının kesinleşmemesi nedeniyle yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün bulunmamaktır. Bu durumda; her ne kadar davacı hakkında düzenlenen 10/12/2019 tarihli veri inceleme raporunun "2015 MART ALAN" ve "ALAN" kısmında davacının "DİL" olarak, dosyada mevcut 31/01/2024 tarihli veri analiz raporunun "2014 HAZİRAN ALAN" kısmında "DİL 3" olarak kodlandığı görülmekte ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın 2008 yılında Polis Okulu sınavlarına girerek kazandığı, 6 ay gördükten sonra göreve başladığı, 2011 yılında şark hizmeti için Gümüşhane'ye atandığı, burada görev yaparken örgütle tanıştığı, beraber çalıştıkları tanık A.B.'nin aşamalarda alınan beyanında sanığı bir-iki kez sohbetlerde gördüğünü ifade ettiği, yine bir süre beraber çalıştıkları tanık A.K.'nın aşamalarda alınan beyanlarında sanığı 17/25 Aralık sürecinden önce sohbetlerde gördüğünü, 17/25 Aralık sürecinden sonra sohbetlerde görmediğini beyan ettiği anlaşılmış,... ...Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşısı Fethullah GÜLEN'in talimatı üzerine 20/01/2014 tarihinde mevduat hesabı açtığı, 2014 Ocak ayında 3.553,80-TL yatırdığı, söz konusu parayı 2014 Temmuz ayında 3.289,13-TL olarak çektiği anlaşılmıştır... ...örgüte ait bankaya yatırılan paranın her ne kadar sanık tarafından Garanti Bankasında bulunan parasının zarar ettiği gerekçesiyle yatırıldığı, daha sonradan araba almak için çekildiği, talimat üzerine yatırılmadığı beyan edilmiş ise de, örgüt liderinin talimatta bulunduğu süreçte sanık tarafından örgüte ait Bank Asya'da 20/01/2014 tarihinde katılım hesabı açarak hesaba 3.553,80-TL yatırmak şeklindeki eyleminin, örgüt elebaşı tarafından verilen talimatın herkes tarafından bilinmesi ve 17/25 Aralık sürecinden sonra devlet tarafından bu örgüte karşı cephe alınması, sanığın bir dönem örgüt toplantılarına katılmış olması karşısında sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve para yatırma işleminin TCK'nın 220/7.maddesinde belirtilen örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçuna vücut verdiği..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.