5. Daire 2023/8880 E. 2024/3912 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2023/8880 E. 2024/3912 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2023/8880 Esas 2024/3912 Karar 25.03.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/8880 E.,  2024/3912 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/8880
Karar No : 2024/3912

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların iadesine, sosyal denge tazminatı dahil 14/07/2017 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gerektiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Davacının mahalle ve okulları gezerek PKK/KCK bölücü terör örgütü adına propaganda yaptığı ve örgütün şehir yapılanması olan KCK/TM içerisinde faaliyette bulunduğu, kamu görevinden çıkarılmaya yönelik tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve darbe teşebbüsüyle arasında mutlak bir bağ kurulmasının aranmadığı, Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen “yapı”, “oluşum” veya “gruplar”la bağ kurulmasının yeterli olduğu, hukuka uygun elde edilmiş delillerle tespit edilen her türlü olay ve olgunun dikkate alınabileceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davacının Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY :
692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların iadesine, sosyal denge tazminatı dahil 14/07/2017 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gerektiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütlerinin işbirliği ile gerçekleştirilen darbe girişimi sonucunda 250'den fazla kişinin öldürüldüğü, 2000'den fazla kişinin yaralanıp sakat kaldığı bilinmektedir. Devlet yönetimi tarafından bu tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla tesis edilen 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar alındığı, bu kararların adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğu, olağanüstü hal kapsamında tesis edildiği izahtan varestedir.
1982 tarihli Anayasanın 129. maddesinde; "Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler." hükmüne yer verildiği, bu doğrultuda yasama organınca çıkarılan Devlet memurlarının özel kanunu niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Sadakat başlıklı 6. maddesinde; "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar.", Tarafsızlık ve Devlete bağlılık başlıklı 7. maddesinde; "Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler." emredici hükümleri gereği görev ifa etmek zorundadırlar.
Bu bağlamda, kamu personelinden terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalara ilişkin uyuşmazlık değerlendirildiğinde; PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı nedeniyle kapatılan sivil toplum örgütlerine üye olma, örgütsel nitelikteki toplantı, yürüyüş gibi eylemlere katılma, örgüt içerisinde çeşitli görevler alma, söz, yazı ve eylemleri ile örgüte destek verme, emniyet veya istihbarat raporları, sosyal medya bağlantıları, kurum değerlendirmesi, ziyaret edilen web sitelerinin analizi gibi hertürlü olay ve olgu irtibat ve iltisakın varlığı konusunda değerlendirilebilecektir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının personel bilgi dosyasında (kamu kurumlarında her devlet memuruna ait oluşturulmaktadır) davacı hakkında mahalle ve okulları gezerek PKK/KCK bölücü terör örgütü adına propaganda yaptığı ve örgütün şehir yapılanması içerisinde faaliyette bulunduğu bilgilerinin yer aldığı, söz konusu tespitler neticesinde davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu yönünde değerlendirme yapılarak kamu görevinden çıkarıldığı görülmektedir. "İrtibat ve iltisak" kavramlarıyla illegal örgütün gizli yapılanması ve gizli ve yanıltıcı faaliyetlerinin somut tespit edilmesindeki güçlükler sebebiyle seçilmiş kavramlar olduğu sarihtir. Bu bağlamda, kamu görevi ifa ettiği kurumun süregelen zaman zarfında özellikle edindiği bilgilerle gözleme dayalı kanaatin hukuka aykırı olduğu söylenemez. Bu tespitlerin genel değerlendirme niteliğinde olmadığı da dikkate alındığında davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekte olduğundan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın