5. Daire 2023/5902 E. 2023/9775 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2023/5902 E. 2023/9775 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2023/5902 Esas 2023/9775 Karar 21.06.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/5902 E.,  2023/9775 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5902
Karar No : 2023/9775

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı / …

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY'nin silahlı terör örgütü olarak kabul edildiği tarihe kadar yasal bir yapılanma olduğu ve hiçbir suçlamaya veya yaptırıma dayanak yapılamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla kesinleşen eylemlerin tekrar terör örgütü suçlamasına dayanak yapılması ve cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle ikinci bir yargılamanın yapılamayacağı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, bir daha geri dönmemek üzere terörist damgasıyla kamu görevinden çıkarılması neticesinde özel sektörde dahi iş bulamaz haline geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, terör örgütü suçlaması açısından dikkate alınması gereken tarihin 15 Temmuz 2016 tarihi olduğu ve bu tarihten önceki faaliyetlerin dayanak olarak gösterilemeyeceği, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirlerin alınabileceği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, mahkemelerce irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, yürütme organının düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının ve dini sohbetlere katılmanın düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, barışçıl toplantı yapma ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenebilmesi için mahkeme kararının olması gerektiği, MİT tarafından istihbari amaçla elde edilen verilerin hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş belleğin kendisine verilmesi ve savunma hakkı tanınması gerektiği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15., 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, sendika üyesi olma, kapatılan okula çocuğunu gönderme ve Bank Asya’ya para yatırma gibi işlendiği zaman yasal olan eylemlerin suç delili olarak gösterilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, non bis in idem ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"..sanığın adına kayıtlı … numaralı GSM hattı üzerinden … IMEI numaralı cihaz ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından kendi üyeleri arasında haberleşmede kullanılan ve örgüt ile iltisaklı olmayan şahıslarca kullanılması mümkün olmayan şifreli gizli haberleşme programı olan ByLock programı kullanıcısı olduğunun tespit edildiği ve BTK tarafından dosyaya gönderilen iletişim tespit raporunda, İnternet bağlantı (CGNAT) iletişim sorgu sonuçları raporuna göre, sanığın ByLock programına, … numaralı GSM hattı üzerinden 29/09/2014-25/01/2015 tarihleri arasında …. ve … numaralı IP üzerinden toplamda 1968 kez bağlantı yaptığının belirlendiği, Bylock kullanımına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağında kullanıcı ID numarasının "…" olduğu, kullanıcı adının "…" olduğu, şifresinin "…" olduğu, ayrıca sanığa kendi Bylock kullanımındaki diğer Bylock kullanıcıları tarafından verilen adın "…" olduğu..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın