5. Daire 2023/239 E. 2023/20153 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2023/239 E. 2023/20153 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2023/239 Esas 2023/20153 Karar 26.12.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/239 E.,  2023/20153 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/239
Karar No : 2023/20153

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Yetkili makamların izinleri ile Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyet gösteren bir bankaya para yatırılmasının suç teşkil etmediği ve tamamen yasal bir davranış olduğu, hukuk devletinde meşru bir hakkın kullanılmasının suç tanımı içinde değerlendirilemeyeceği, aksi durumun mülkiyet hakkı ve özel hayatın gizliliği ilkesine açık bir müdahale anlamı taşıyacağı, 18/09/2014 tarihinde para yatırdığı, para yatırdığı tarih ile çağrı yapılan tarih arasında 10 ay olduğu, talimatla para yatırdığına dair somut bir delilin bulunmadığı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, ileri sürdüğü iddiaların Mahkemece dikkate alınmadığı, Anayasa ve AİHS ile korunan birçok temel hakkın ve ilkenin ihlal edildiği, kanuni izinlerini kullandığından uzun süre işyerinde bulunmadığı, üst amir kanaatiyle ilgili hangi kriterlere göre yapıldığının ve hangi belgelere dayanıldığının dosyada yer almadığı, SD kart içeriğinin kim tarafından, ne şekilde, hangi tarihte ve amaçla hazırlandığının bilinmediği, söz konusu bilgilerin güvenilir olmadığı ve hükme esas alınamayacağı, hakkındaki suçlamaları doğrulayacak en ufak bir eyleminin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, İdare Mahkemesinin gerekçesinde davacı hakkında ceza soruşturmasının devam ettiği hususu belirtilmiş ise de; davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Diğer yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; "...Öte yandan, UYAP-Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinden yapılan sorgulamada, davacının en yakın aile çevresine dahil olan kardeşi N.A hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle yürütülen yargılama neticesinde hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan yargılamada, N.A.'nın ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiği, FETÖ/PDY örgütüne iltisaklı olduğu bildirilen derneklere üye olduğu ve örgütün içinde bulunduğuna dair tanık beyanlarının bulunduğu hususlarının tespit edildiği, diğer kardeşi Ü.E.A.'nın da yine polis memuru olarak görev yapmakta iken kamu görevinden ihraç edilen şahıs olduğu ve ... İdare Mahkemesinin ... sayılı dosyasında yargılamasının derdest olduğu görülmektedir. Davacının en yakın aile çevresine dahil olan kardeşleri hakkındaki tespitler doğrudan hükme esas alınmamış olup, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakı açısından Mahkememiz kanaatini pekiştirici nitelikte görülmüştür..." değerlendirmesinde bulunulmuşsa da, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen söz konusu hususların davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın