5. Daire 2023/10722 E. 2024/10574 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2023/10722 E. 2024/10574 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2023/10722 Esas 2024/10574 Karar 13.06.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/10722 E.,  2024/10574 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/10722
Karar No : 2024/10574

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna tabi öğrenci iken 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öğrencilikle ilişiği kesilen davacı tarafından, öğrencilik statüsüne iade edilmesi istemiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı maddi haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu işlemde, davacının öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine yaptığı itirazın reddi gerekçesi olarak örgüte müzahir Bank Asya'da 2014 yılında ilk defa hesap açarak finansal destek mahiyetinde para yatırması, 15/01/2014 tarihinde yeni açılmış hesaba aynı tarihte 967,52-TL, 21/04/2014 tarihinde 4.256,80-TL, annesi H.E. adına açılan hesaba 10/02/2015 tarihinde 39.771,20-TL para yatırması hususlarının gösterildiği, davacının bu iddialar ile ilgili olarak özetle; ABD'de Kansas Üniversitesi'nde lisansüstü öğrenim görmekte iken nişan hazırlıkları için 22/12/2013-19/01/2014 tarihleri arasında Türkiye'ye geldiğini, Ocak 2014'te nişanlandığını, nişanda takılan 7 adet çeyrek altını 15/01/2014 tarihinde 11,08 gram altın (967,52-TL) olarak altın hesabına yatırdığını, 19/01/2014 tarihinde ABD'ye döndüğünü, 21/04/2014 tarihinde para yatırmasının söz konusu olmadığını, o tarihte babasının yoğun bakımda tedavi gördüğünü, hesabına para yatıranın annesi olduğunu, yol masrafları için 2.000 dolar (4.256,80-TL) paranın yatırıldığını, 26/03/2014 ile 05/04/2014 tarihleri arasında Türkiye'ye 10 günlüğüne geldiğini, yurt dışında bulunduğu için parayı çekemediğini bunun üzerine parayı yeniden bankadan çekmek istediğinde kendisinin gelmesinin ya da yazılı talimat vermesinin gerektiğinin bildirilmesi üzerine 23/05/2014 tarihinde el yazılı dilekçe göndererek annesinin bahse konu parayı çekmesine icazet verdiğini, annesinin de 23/05/2014 tarihinde bu parayı bankadan çektiğini, babasının rahatsızlığı ve ailesinin ekonomik zorluklar yaşaması nedeniyle ABD'de biriktirdiği 16.000 doları (39.771,00-TL) 10/02/2015 tarihinde annesinin hesabına gönderdiğini, annesinin de bu parayı 13/02/2015 tarihinde bankadan çektiğini, örgüte yardım amaçlı para yatırmasının söz konusu olmadığını beyan ettiğinin görüldüğü, Mahkemelerinin 20/04/2022 tarihli ara kararı ile Bank Asya'dan davacının hesap bilgileri istenmiş olup, davacının hesap hareketleri ile beyanlarının uyumlu olduğu, her ne kadar örgüt liderinin Bank Asya'ya yardım çağrısı yaptığı dönemde para yatırma hareketleri görülüyor ise de, bu işlemlerin kısa süre sonra paranın yeniden çekilmesi ile sonuçlandığı, her bir para yatırma işlemi için de hayatın olağan akışına uygun açıklama yapıldığı, davacının ABD'den Türkiye'ye geliş gidişlerine dair bilet ve pasaport kayıt bilgileri ile babasının yoğun bakımda tedavi gördüğü döneme ilişkin hastane kayıtlarını da dosyaya sunmuş olduğu belirtilmiş ve neticeten dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi, belge, tespit, olgu ve değerlendirmelerin bir arada irdelenmesinden, davacının örgüt ile irtibatına ilişkin örgüte müzahir bankaya maddi destek amaçlı para yatırdığı iddiası dışında bilgi, belge, teşhis yahut da tanık ifadesinin bulunmadığı, davacının ByLock kullanıcısı olmadığı, örgüte destek mahiyetinde herhangi bir eyleminin de tespit edilemediği, UYAP kayıtlarına göre davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili açılmış herhangi bir adli soruşturma ve kovuşturmanın bulunmadığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı veya iltisakı olduğuna dair davalı idarece başkaca sebebin ortaya konulmadığı dikkate alındığında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak oluşturacak düzeyde bir bağ kurmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank Asya'da ... müşteri numarası ile 15/01/2014 tarihinde yeni açılan hesabına örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 15/01/2014 tarihinde 967,52-TL, 21/04/2014 tarihinde 4.256,80-TL para yatırdığının ve katılım hesabı açtığının, annesi adına Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesaba davacının 10/02/2015 tarihinde 39.771,20-TL para yatırdığının sabit olduğu, davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Banka'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu, hesap açma ve para yatırma işlemlerinin, konut, ihtiyaç, araç vb. kredilerin geri ödemesi, kredi kartı ödemesi, okul taksidi ödemesi, sosyal güvenlik prim ödemesi, vergi ödemesi, bireysel emeklilik ödemesi gibi ticari, iktisadi ve beşeri nedenlerle tesis edilmediği, davacının anılan bankaya örgüt talimatı doğrultusunda finansal destek sağladığı, bu durumda davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisi olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Savunma hakkı tanınmadığı, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca yargı erkinin kullanıldığı, OHAL dönemi Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal ediliği, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, ABD'de Kansas Üniversitesi'nde lisansüstü öğrenim görmekte iken nişan hazırlıkları için 22/12/2013-19/01/2014 tarihleri arasında Türkiye'ye geldiği, Ocak 2014'te nişanlandığı, nişanda takılan 7 adet çeyrek altını 15/01/2014 tarihinde 11,08 gram altın (967,52-TL) olarak altın hesabına yatırdığı, 19/01/2014 tarihinde ABD'ye döndüğü, 21/04/2014 tarihinde para yatırmasının söz konusu olmadığı, o tarihte babasının yoğun bakımda tedavi gördüğü, hesabına para yatıranın annesi olduğu, yol masrafları için 2.000 dolar (4.256,80-TL) paranın yatırıldığı, 26/03/2014 ile 05/04/2014 tarihleri arasında Türkiye'ye 10 günlüğüne geldiği, yurt dışında bulunduğu için parayı çekemediği, bunun üzerine parayı yeniden bankadan çekmek istediğinde kendisinin gelmesinin ya da yazılı talimat vermesinin gerektiğinin bildirilmesi üzerine 23/05/2014 tarihinde el yazılı dilekçe göndererek annesinin bahse konu parayı çekmesine icazet verdiği, annesinin de 23/05/2014 tarihinde bu parayı bankadan çektiği, babasının rahatsızlığı ve ailesinin ekonomik zorluklar yaşaması nedeniyle ABD'de biriktirdiği 16.000 doları (39.771,00-TL) 10/02/2015 tarihinde annesinin hesabına gönderdiği, annesinin de bu parayı 13/02/2015 tarihinde Banka'dan çektiği, örgüte yardım amaçlı para yatırmasının söz konusu olmadığı, hakkında herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmadığı, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (2. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Yurtdışında öğrenim görenler'' başlıklı 4. maddesinde, "(1)08/04/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna tabi öğrencilerden, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan ekli (2) sayılı listede yer alanların öğrencilikle ilişikleri kesilmiştir. Bunlar hakkında 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır. Bunların bu kapsamda gördükleri eğitimlere ilişkin olarak denklik işlemleri yapılmaz ve bunlar söz konusu eğitimleri kapsamındaki akademik unvan ve derecelerine bağlı haklardan yararlanamazlar.'' kuralına yer verilmiştir.
23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler'' başlıklı 4. maddesinin 2. ve 3. fıklarında, "(2) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır. (3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar." kuralına yer verilmiştir.
Davacı, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna tabi öğrenci iken 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öğrencilikle ilişiği kesilmiş, öğrencilik statüsüne iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru 04/01/2021 tarih ve 2021/13998 sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı maddi haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca 08/04/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna tabi öğrencilerinden FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olanların “öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların eğitim-öğretim kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının Bank Asya'daki hesabı ve hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank Asya'daki kendi adına ve annesi adına açılan hesaplara örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte para yatırdığı ve katılım hesabı açtığı, Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Banka'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu, hesap açma ve para yatırma işlemlerinin, konut, ihtiyaç, araç vb. kredilerin geri ödemesi, kredi kartı ödemesi, okul taksidi ödemesi, sosyal güvenlik prim ödemesi, vergi ödemesi, bireysel emeklilik ödemesi gibi ticari, iktisadi ve beşeri nedenlerle tesis edilmediği, davacının anılan Banka'ya örgüt talimatı doğrultusunda finansal destek sağladığı hususları ret kararına gerekçe olarak esas alınmıştır.
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak temyiz dilekçesindeki beyanlarında özetle; ABD'de Kansas Üniversitesi'nde lisansüstü öğrenimi görmekte iken nişan hazırlıkları için 22/12/2013-19/01/2014 tarihleri arasında Türkiye'ye geldiği, Ocak 2014'te nişanlandığı, nişanda takılan 7 adet çeyrek altını 15/01/2014 tarihinde 11,08 gram altın (967,52-TL) olarak altın hesabına yatırdığı, 19/01/2014 tarihinde ABD'ye döndüğü, 21/04/2014 tarihinde para yatırmasının söz konusu olmadığını, o tarihte babasının yoğun bakımda tedavi gördüğü, hesabına para yatıranın annesinin olduğu, yol masrafları için 2.000 dolar (4.256,80-TL) paranın yatırıldığı, 26/03/2014 ile 05/04/2014 tarihleri arasında Türkiye'ye 10 günlüğüne geldiği, yurt dışında bulunduğu için parayı çekemediği, bunun üzerine parayı yeniden bankadan çekmek istediğinde kendisinin gelmesinin ya da yazılı talimat vermesinin gerektiğinin bildirilmesi üzerine 23/05/2014 tarihinde el yazılı dilekçe göndererek annesinin bahse konu parayı çekmesine icazet verdiği, annesinin de 23/05/2014 tarihinde bu parayı bankadan çektiği, babasının rahatsızlığı ve ailesinin ekonomik zorluklar yaşaması nedeniyle ABD'de biriktirdiği 16.000 doları (39.771,00-TL) 10/02/2015 tarihinde annesinin hesabına gönderdiği, annesinin de bu parayı 13/02/2015 tarihinde bankadan çektiği ileri sürülmüştür.
İdare Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ara kararına cevaben Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresi tarafından verilen 09/05/2022 tarihli cevabın eki CD içeriğindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının Asya Katılım Bankası A.Ş.'de ... müşteri numaralı hesabının ve ... sayılı ortak hesabın açılış tarihinin 15/01/2014, hesap bakiyesinin 1.005,68 TL olduğu, Nisan 2014 tarihinde hesap bakiyesinin 5.211,64 TL'ye yükseldiği görülse de, Mayıs 2014 tarihinde bakiyenin 936,80-TL'ye düştüğü, Haziran 2014-Nisan2015 tarihleri arasında hesap bakiyesinde küçük miktarlarda azalış ve artış olduğu, Banka'nın TMSF'ye devrolduğu Mayıs 2015 tarihinde parasını çekmediği ve hesabını kapatmadığı gibi hesap bakiyesinin 1127,23-TL olduğu, Mayıs 2016 tarihine kadar hesabın açık kaldığı ve Mayıs 2016 tarihinde bakiyenin 1.275,76-TL olduğu görülmektedir.
Netice itibarıyla, davacının Asya Katılım Bankası hesabına ilişkin dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davacının yukarıda aktarılan beyanları da dikkate alınarak incelendiğinde; davacının Asya Katılım Bankası hesabı her ne kadar örgüt liderinin talimat tarihinden sonra açılmış ve para yatırılmış olsa da, davacının hesap hareketleri ile beyanlarının uyumlu olduğu, her bir para yatırma işlemi için gerekli açıklamanın yapıldığı, Banka'nın TMSF'ye devrolduğu Mayıs 2015 tarihinde parasını çekmediği ve hesabını kapatmadığı gibi hesap bakiyesinin 1127,23-TL olduğu, Mayıs 2016 tarihine kadar hesabın açık kaldığı, hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı ile uyumlu olmadığı görüldüğünden, davacının Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde hesabının bulunmasının ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın