5. Daire 2022/10596 E. 2024/21137 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2022/10596 E. 2024/21137 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2022/10596 Esas 2024/21137 Karar 12.12.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/10596 E.,  2024/21137 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10596
Karar No : 2024/21137

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av....

Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ...
2- ... Komutanlığı / ...
Vekili : Av....

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihte hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, masumiyet karinesinin, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, mahkumiyetine dayanak yapılan tek delilin İ.Ç. isimli şahsın şüpheli sıfatıyla verdiği ifade olduğu, bu ifadesinde de doğrudan görgü ve bilgiye dayalı olmayan, Ş.A.'dan duyduğunu iddia ettiği bilgileri aktardığı, yani bir şüphelinin başka bir şüpheliden aktardığı dolaylı bir anlatım olduğu, beyan delilinin mutlaka başka yan delillerle desteklenmesi gerektiği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, konu ve amaç unsurlarının sakat olduğu, isnat edilen eylemlerle ve darbe teşebbüsüyle ilgisinin bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi :...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın