5. Daire 2022/10444 E. 2024/20386 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2022/10444 Esas 2024/20386 Karar 09.12.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/10444 E., 2024/20386 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/10444 Karar No : 2024/20386
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Aydın İl Jandarma Komutanlığında jandarma astsubay çavuş olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle mesleğini icra etmesine engel bir mahkumiyet hükmünün bulunduğundan söz etme imkanının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı Jandarma Genel Komutalığının Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı İçişleri Bakanlığının Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... Sanık ...'ın emniyet ifadesinde, örgütle ilk tanışmasının liseden mezun olduğu 2008 yılının yaz aylarında uzaktan akrabası A.A. vesilesiyle olduğunu, A.A.'nın sanık ve abisine gülen cemaatinin yurtlarında ve evlerinde üniversiteli abilerin olduğunu burada polislik ve askerlik sınavlarına hazırlanabileceklerini söylediğini, 2008 yılının eylül ayında bu yapının Tandoğan'da bulunan M.A. isimli yurduna gittiklerini, kendilerini burada Y.Ç. isimli kişinin karşıladığını,adı geçen yurtta tadilat olması nedeniyle Y.Ç.'nin sanık ve abisini Ankara Balgat'ta bulunan Sur isimli yurda götürdüğünü, yine bu şekilde sanığın bir kaç örgüt evinde daha bulunduktan sonra Y.Ç. isimli şahsın sanığı polislik ve askerlik sınavlarına hazırlanmaları nedeniyle sanığı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü iltisaklı dershaneler dışındaki dershanalere kayıt olmaları yönünde yönlendirdiğini, bu dershanenin ücretini kendilerinin ödediğini, bu şekilde sanığın örgüt evinde 7-8 ay kaldığı, kaldıkları örgüt evlerinde kendileriyle sohbet adı altındaki örgütsel toplantıların yapıldığını, sohbet adı altındaki bu toplantılarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in kitaplarından alıntılar yapıldığını, yine bu toplantılarda Fetullah Gülen'den övgüyle bahsedildiğini, sanık ve abisine Uzman jandarma sınavının olduğu ve bu sınava girebileceklerinin söylendiğini, sanığın bu şekilde sınava girerek yedek kadrodan Ankara Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığın'da öğrenci olarak başladığını, okula girdikten bir hafta sonra A.A. isimli şahıs, Y.Ç.'nin kendisine verdiği telefon numarasını ankesörlü telefondan arayarak izinde olduklarını söylediği, sanığın AŞTİ civarında bulunan bir örgütsel eve gittiği burada kendilerini karşılayan şahısla sohbet adı altındaki örgütsel toplantıya katıldığını, bu şekilde sanığın Jandarma Öğrenciliği döneminde üç kez örgüt üyeleri ile görüştüğünü beyan ettiği, sanığın okuldan mezun olduktan sonra stajyer olarak göreve başladığı İstanbul ilindeyken kendisini ankesörlü telefonlardan aradıklarını beyan ettiği, bu telefonları açmaması üzerine sanığın ev arkadaşı olan S.P. isimli şahsın sanığı örgüt üyelerinin telefonlarını açmaması nedeniyle uyardığını, sanığın İstanbul'da görev yaptığı dönemde de örgüt mensupları ile buluştuğunun anlaşıldığı, 2012 yılında Şırnak iline tayin olduğu, sanığın bu ilde de örgüte ait evlere gittiğini beyan ettiği, 2014 -2017 yıllarında Kepsut ve İvrindi ilçelerinde çalışırken de örgüt mensuplarının kendisini ankesörlü telefonlardan aradıklarını beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütün içerisinde askeri okullara hazırlandırılan grupta yer aldığı Jandarma Okulu döneminde de örgüt ile irtibatının devam ettiğinin sanığın kendi beyanlarından anlaşıldığı, sanığın Jandarma olarak atandığı görev yerlerinde de örgütün düzenlemiş olduğu sohbet adı altındaki toplantılara katıldığının anlaşıldığı, sanığın görev yaptığı dönemlerde örgüt mensupları tarafından ankesörlü telefonlardan arandığının anlaşıldığı, yine sanık hakkında tanık olarak beyanı alınan A.A.'nın da sanığın ikrar mahiyetindeki beyanları ile örtüşür şekilde beyanda bulunmuş olduğunun anlaşıldığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütsel faaliyetlerini süreklilik içerisinde yürüttüğü anlaşıldığından sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmakla birlikte; .... Sanık ...'ın bu kapsamdaki eylemleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle örgütün nihai amacını, Devlet kurumlarında ve silahlı kuvvetlerdeki yapılanmasını ve burada devletin her türden silahını elinde bulunduran örgüt mensuplarının gerektiğinde bu gücü örgütün amacı doğrultusunda kullanacaklarını bilmesi beklenen sanığın, örgüt tarafından organize toplantılara katıldığı, sanığın örgüt tarafından askeri okullara hazırlandırılan öğrenci grubu içinde olduğu Jandarma Okulu döneminde de Jandarma olarak atandığı görev yerlerinde de örgütle irtibatını devam ettirdiği bu kapsamda sanığın da samimi ikrarlarının bulunduğu, sanığın örgüt mensupları tarafından defalarca ankesörlü telefonlar üzerinden arandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın yukarıda belirtmiş olduğumuz tüm eylemlerinin silahlı terör örgütüne üyelik için gerekli olan amaç-hedef doğrultusunda süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik unsurlarını gerçekleştirdiği, sanığın faaliyetlerinin FETÖ/PDY terör örgütüne karşı sempati ve iltisak boyutunu aşan, sanığın mahkememizce tespit edilen ve değerlendirilen eylemlerinin örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirileceği gözetilerek FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağının açık ve aşikar bulunduğu, ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.