5. Daire 2021/477 E. 2025/5270 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2021/477 Esas 2025/5270 Karar 08.05.2025
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/477 E., 2025/5270 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/477 Karar No : 2025/5270
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf dilekçesinde bahsetmiş olduğu hukuka aykırılıklar yönünden yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, ne ile sorumlu tutulup, neye dayanarak karar verildiğinin tarafınca bilinmediği, hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanmadan kamu görevinden çıkarılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü; Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı silahlı terör örgütüne üye olmaktan verilen mahkumiyet kararı Yargıtay aşamasında olup, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında yer alan; "... tanık B.A davacı ...'u ilk defa 2003 yılında iken Heybeliada Deniz Lisesindeki eğitim döneminde tanıdığı, ... isimli yapı mensubu ben ortaokulda iken lise dönemine kadar ilgilendiği daha sonra Y.B.'a devrettiği, Y.B.'a devretmesi ile birlikte ... ile o zaman ikili olduğu, uzun dönem Y.B. ile ... ya da ... isimli şahıs ile görüşmelerde bulunduğu, 2011 yılında Deniz Harp Okulundan mezun olduktan sonra kendisini S.K. ile tanıştırıldığı, bir süre bu kişi ile irtibatlı olduğu, ilerleyen zaman içerisinde aynı devre olmaları sebebiyle ... ile mesleki ilişki kapsamında karşılaşma ve görüşmesinin olmuş olabileceği, bu yapı içerisinde görüştüğümüz kişiler tarafından bizlerin haricen bu konulardan bahsetmememiz istenildiği, 2011 yılında mezun olduktan sonra ... ile ayrıldığı, her ne kadar daha sonra karşılaşmış isek de onun mezun olduktan sonra bu yapı ile bağlantısını sürdürüp sürdürmediği hakkında bilgisinin olmadığı, kendisinin kod isminin ..., ...'un kod adının ... olduğu..." şeklindeki tespitler ile birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkında diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PYD irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.