5. Daire 2021/2368 E. 2024/16764 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2021/2368 E. 2024/16764 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2021/2368 Esas 2024/16764 Karar 31.10.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/2368 E.,  2024/16764 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2368
Karar No : 2024/16764

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, savunmasının alınmadığı, terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, aleyhinde tanık beyanı olmadığı, örgütle hiç bir bağının olmadığı, herhangi bir oluşum içerisinde olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yer alan " ... Sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda Astsubay rütbesinde görevli olduğu, örgütle 2004 yılında lisedeyken tanıştığı, örgütte irtibat halinde bulunduğu kişilerin isimlerini etkin pişmanlıktan faydalanmak adına söylediği, Hava Astsubay Meslek Okulundan mezun olduktan sonra örgütle irtibatının kalmadığı, ancak sonrasında ismi ... olan bir kişi vasıtasıyla örgütün kendisine bir defa ulaştığını ama kendisinin görüşmek istemediğini beyan ettiği, sanığa ait ankesör aramasının tarihinin 17/06/2013 olduğu sanığın beyan ettiği tarihten sonra da örgütle irtibatının bulunduğunun HTS kaydıyla ortaya konduğu, tanık Y.Y.'nin talimat mahkemesince alınan beyanında " 2005 yılında kendisine ve sanığa birer tane kod isim verildiğini" beyan ettiği, sanık tarafından bu husus hakkında 14/09/2020 tarihli duruşmada " Örgüt evlerine gittiğimizde sorduklarında söylememiz için bize bir isim verilmişti, ancak kod isim olup olmadığını hatırlamıyorum, bu isim neydi onu da hatırlamıyorum, o tarihlerde 15- 16 yaşındaydım. Ders çalışmak amacıyla bu yapının evlerine gittiğimize ilişkin söylediğim hususlar doğrudur, ben de kabul etmiştim ". Şeklinde beyanda bulunduğu her iki şahsın beyanları incelendiğinde sanıklara örgüt tarafından birer kod isim verildiği, bu hususun şahısların örgüt hiyerarşisine dahil olduğunun göstergesi olduğu, örgüt içinde kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imamlar tarafından sabit telefonlardan iletişim kurulmak suretiyle örgüt tarafından temin edilen evlerde kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imamlar ile düzenli olarak görüştüğü, kendisi ile birlikte aynı askeri rütbede olan diğer örgüt üyesi ile bir araya getirilerek grup oluşturulduğu ve grup etkinliklerine dahil olduğu, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün öğrencinin/elemanın bulunması, mahrem yapıya seçilmesi, hazırlanması, subay ve astsubay yetiştiren eğitim birimlerinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri içinde görev yaptığı zaman dilimi içinde irtibatının ve ideolojik eğitiminin devam ettirilmesi, meslek hayatına devam ettiği süre boyunca örgüt elemanı olarak örgütsel faaliyetlere iştirak etmesi ve hayatının örgütün hedefleri doğrultusunda sürdürmesini planlaması hususu nazara alındığında , sanığın örgütün mahrem yapısına seçildiği, askerlik mesleğini yerine getirdiği zaman dilimi içinde örgüt ideolojik eğitiminin devam ettirildiği ve örgütün iletişim kurma yöntemlerden biri olan sabit hatlardan ardışık olarak aranarak kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imam ile iletişim kurduğu ..." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın