5. Daire 2021/1819 E. 2022/5934 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2021/1819 E. 2022/5934 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2021/1819 Esas 2022/5934 Karar 20.09.2022
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1819 E.,  2022/5934 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1819
Karar No : 2022/5934

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … / …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurul'un … tarih ve … sayılı kararıyla reddine dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Gerçekleşme şekli şüpheli olan olayların aleyhine yorumlanamayacağı, uzaktan akrabası olan A.A'nın uykulu olması nedeniyle aracı kullanmak durumunda kaldığı, aracın arka tarafının perde ile kapalı olması nedeniyle aracın arka kısmında ne olduğunu görmesinin mümkün olmadığı, dava konusu karar ile şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının bandrolsüz yabancı menşeli sigaraları kendi sevk ve idaresindeki aracı sevk ederken yakalandığı ve ticari amaçlı bulundurmak, satışa arz etmek ve nakletmek suçunu işlediğinin ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu, davacının eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, sübuta eren eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak subuta eren eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında ve ceza nedeniyle yapılan yeniden inceleme ve itiraz başvurularının reddine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ : Davacı ... vekili Av. ... tarafından; müvekkilinin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurul'un … tarih ve … sayılı kararıyla reddine dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmektedir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 520 sayılı Yasanın 4. maddesiyle değişik 69.maddesinde, meslekten çıkarma, bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesi olarak tanımlanmış, 3. fıkrasında, hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. maddesindeki ceza ve tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilebileceği, son fıkrasında ise, disiplin cezasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfus ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası uygulanabileceği öngörülmüştür.
Öte yandan, 18.12.2010 tarih ve 27789 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun hakkında meslekten çıkarma kararı verilmiş olanların durumu başlıklı Geçici 3. maddesinde, haklarında meslekten çıkarma cezası verilen hakim ve savcıların, bu cezanın kaldırılması için idari dava açmadan önce, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Kurula başvurmaları gerekeceği, Genel Kurulun, usulüne uygun yapılan başvurular üzerine, dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda, talep halinde, başvuranın bizzat veya vekili aracılığıyla yazılı ya da sözlü savunmasını da almak suretiyle, başvurunun kabulü veya reddi yolunda karar tesis edeceği, başvurunun kabulü halinde önceki kararın kaldırılmasına karar verebileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında , iştirak halinde bandrolsüz yabancı menşili sigaraları ticari amaçla bulundurmak, nakletmek suç isnadı ile ... Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, mahkemenin E…. K…. sayılı kararıyla 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildiği ,söz konusu kararın Yargıtay ...Ceza Dairesinde yapılan temyiz incelemesi sonucu E…. K…. sayılı kararla düzeltilerek onandığı anlaşılmaktadır.
Olayda ,... Ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucu, mahkumiyet alan davacının kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu ve şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği hususlarında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen rapor içeriği bilgi, belge ve tanık ifadelerinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından değerlendirildiği ve netice olarak, davacının, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak şekilde davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle ilgili hakkında meslekten çıkarma cezası verildiği anlaşılmıştır.
Yargıç ve savcıların kararlarının normatif kurallara ve hukuka uygun olması, gerekçelerinin hukuk alemini tatmin etmesi kuşkusuz çok önemlidir. Ancak bir o kadar önemli husus da bir bütün olarak yargı camiasının özellikle de yargı mensuplarının kamuoyunda bıraktıkları intibadır. Adalet mekanizmasının en büyük amaçlarından birisi hiç şüphe yok ki kamu vicdanının tatminidir. Toplumda adalete güven ve inancın artmasında meslek mensuplarının isabetli kararlarının yanında vakur ve tarafsız duruşlarının katkısı yadsınamaz bir realitedir.
... Ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucu, mahkumiyet alan ve söz konusu cezası Yargıtayda kesinleşen davacının, tutum ve davranışlarının, meslekten çıkarma cezasını gerektiren 2802 sayılı Yasanın 69. maddesinde öngörülen tarife, hem şekil hem öz itibarıyla uyması karşısında, bu madde esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve Yasaya aykırılık olmadığı sonucuna ulaşıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının yargı mensubu olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının dava konusu işlem dayanağı eylemleri ile ilgili olarak yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 4733 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de söz konusu kararın düzeltilerek onandığı görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.", son fıkrasında; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Olayda, davacının “Çıkar amaçlı örgüt kurmak, örgüt faaliyeti kapsamında sıvı ve gaz halinde enerji nakil hatlarında hırsızlık ve 5015 Sayılı Kanuna muhalefet” suçlarından hakkında soruşturma yürütülen, aynı zamanda kasten adam öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarından hakkında yakalama kararları bulunan ve … Sulh Ceza Mahkemesinin … D.İş sayılı kararı ile kullandığı cep telefonu ile ilgili iletişimin tespiti yapılan A.A. ile 09/05/2012 - 14/05/2012 tarihleri arasında 9 (dokuz) defa telefon ile görüşerek ve zaman zaman birlikte olup kaçak sigara getirip satışını yapma hususunda anlaşarak adı geçenle birlikte hareket etmesi, içerisinde 1000 karton kaçak sigara bulunan davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı Fiat Doblo marka araç ile yanında A.A.'da bulunduğu halde Gaziantep’ten Adana’ya seyir halinde iken Ceyhan’da kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması eylemlerine ilişkin olarak kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu, şahsi onur ve saygınlığını yitirdiğinden bahisle düzenlenen soruşturma raporuna istinaden, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak şekilde davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle davacı hakkında meslekten çıkarma cezası verildiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ve ceza davasında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının, hakkında çeşitli suçlardan ceza soruşturması ve yakalama kararı bulunan A.A. ile birlikte hareket etmesi ve sevk ve idaresindeki araçta 1000 paket kaçak sigara ile yakalanması eylemlerinin sübuta erdiği, bu şekilde davacıya isnat edilen eylemlerin, kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuran şeref ve onurunu bozan nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin yine aynı Kurul'un … tarih ve .. sayılı kararıyla reddine dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın