5. Daire 2020/823 E. 2023/15962 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2020/823 E. 2023/15962 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2020/823 Esas 2023/15962 Karar 14.11.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/823 E.,  2023/15962 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/823
Karar No : 2023/15962

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ...
Vekilleri : Av. ..., Av. ...

İstemin Özeti : Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulunun ... tarihli (aynı tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen) işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, görev süresi boyunca adli ve idari ceza almadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, soruşturma dosyasının bulunmadığı, dava konusu işlemde imzası bulunan kişilerin amirleri olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden ceza soruşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirme gösterilmiş ise de, bu değerlendirmenin dayanaklarının yargılama esnasında davalı idarece dosyaya sunulmadığı gibi Mahkemece bu yönde yeterli araştırma yapılmayarak, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturmasının bulunduğu, ceza soruşturması kapsamında yapılan operasyonda yakalanmasının mümkün olmadığı ve halen firari durumda olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının derdest olduğu da nazara alındığında devam eden sürecin sadece bu haliyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın