5. Daire 2020/819 E. 2023/15545 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2020/819 Esas 2023/15545 Karar 07.11.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/819 E., 2023/15545 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/819 Karar No : 2023/15545
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Teşkilatı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : Operasyon ve güvenlik memuru olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Darbe teşebbüsünün yasandığı gece MİT yerleşkesini canını hiçe sayarak savunması sebebiyle kendisine takdir belgesi verildiği, FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğunu bilmediği 2005-2006 yılları arasında bir kaç kez sohbete katıldığı, İstanbul'da görev yaptığı dönemde ev kiraları çok yüksek olduğu için kısa süreli örgüt evinde kaldığı, hakkındaki ceza yargılamasının derdest olduğu, bu sebeple ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin ölçülü bir tedbir olmadığı iddia edilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan İdare Mahkemesi tarafından davacı hakkında ceza soruşturmasının devam etmesi hususu ret kararına gerekçe olarak esas alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... kendi ikrari nitelikli ifadelerinden de anlaşıldığı üzere sanığın anılan terör örgütü ile münasebetinin sanığın bünyesine katıldığı MİT'den önce 2005 yılında polis olduğu dönemde başladığı, örgüte müzahir evlerde kaldığı, yine polis olduğu dönemde tayin olduğu illerde örgüt ile bağlantısını devam ettirdiği, örgüt ile irtibatlı şekilde evlerde kaldığı, örgüte bağlılığını göstermek adına himmet verdiği, polis olduğu dönemde H.İ. isimli mahrem abi ile bağlantısının olduğu, örgüt mahrem abilerinin yaptığı toplantılara katıldığı, FETÖ irtibatlı çok sayıda kişi ile HTS irtibatının olduğu, sanıktan ele geçirilen dijital materyallere ilişkin yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda örgütün gizliliği sağlamak adına kullandığı Cowerme isimli programı kullandığı, tüm bu hususların sanığın aşamalarda alınan ikrar içerir beyanları, mahkememizde dinlenen tanıklar F.A. ve M.A.'nın aşamalarda alınan ve dosya kapsamı ile uyumlu beyanları, dijital incelemeye ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile doğrulandığı, böylece sanığın örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edildiği, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği, nihayet sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği ... Açıklanan nedenlerle; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı ve silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediğinin böylece sübut bulduğu anlaşılmakla, sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu belirtilerek eylemine uyan TCK 314/2, 3713 sayılı Yasa'nın 5/1, TCK 53/1,58/9,63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın hakkında herhangi bir yakalama-gözaltı işlemi bulunmaksızın öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'na müracaat ederek gönüllü olarak teslim olup etkin pişmanlık kapsamında bildiklerini anlattığı, sonrasında kolluk makamlarına ve Mahkememize de aynı şekilde beyanda bulunduğu, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili işlenen suçlarla ilgili samimi bilgiler verdiği anlaşılmakla..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.