5. Daire 2020/569 E. 2023/16391 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2020/569 E. 2023/16391 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2020/569 Esas 2023/16391 Karar 16.11.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/569 E.,  2023/16391 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/569
Karar No : 2023/16391

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Harp Okulu Komutanlığı emrinde sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali ile özlük haklarının iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY'nin etkin olduğu 15/09/2008 - 23/06/2015, 17/06/2016 - 02/10/2013 ve 24/02/2015 - 23/02/2016 tarihleri arasında Hava Harp Okulları Komutanlığı Dekanlığı ve 24/06/2015 - 17/09/2016 ve 19/02/2016 - 17/06/2016 tarihleri arasında Hava Harp Okulları Komutanlığı Öğrenci Alay Komutanlığı gibi kritik noktalarda görev yaptığı, annesi adına FETÖ/PDY ile müzahir finans kurumu Bank Asya'da 2014 yılı Ocak ayında yüklü miktarda para yatırmak suretiyle hesap açıldığı, 2015 Mayıs ayı itibariyle hesap bakiyesinin sıfırlandığı, kardeşlerinin FETÖ/PDY ile müzahir eğitim kurumlarında kaydına rastlanıldığı hususları dikkate alındığında ve yürüttüğü görevin niteliği de gözetildiğinde davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirmede ve bu değerlendirmeye bağlı olarak davacının kamu görevinden çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Savunma hakkı tanınmadan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hakkında beraat kararı verildiği, öğretmen sınıfında görev yapması ve askeri sınıfı gereği Harp Okulu Komutanlığı bünyesinde görev yapmasının kaçınılmaz olduğu, İdare Mahkemesi kararında yer verilen isnatların gizli olduğu gerekçesiyle gösterilmediği, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Davacı hakkında UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada;
U.H. isimli şahsın davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen … tarih ve … sayılı iddianamede yer alan ifadesinde; "... Ben 2003 yılı Ağustos ayında İzmir ilinde bulunan Maltepe Askeri Lisesine kayıt yaptırdım. Ben bu okula gitmeden önce U.İ. ile görüştüm kendisi İzmir'liydi bana Askeri lisede namaz kılamayacağımızı bu nedenle ima ile nasıl namaz kılacağım hususunda bana bilgi verdi ve ilk izinli çıktığımda kendisiyle nerede buluşacağım hususunda yer tarifi yaptı. İlk izne çıktığımda U.İ.'ın söylediği yere gittim kendisiyle görüştüm ve bana iki hafta da bir buluşacağımızı söyledi ve burada beni bir eve götürdü ve bu evde U.İ. ile benden başka kimse yoktu. Evde Kuran-ı Kerim okuyordu, namaz kılıyorduk aynı zamanda Fetullah Gülen'in kitaplarını okuyarak bana ders veriyordu. Bu şekilde 2. Sınıf sonuna kadar devam ettik. U.İ. bana artık ben İzmir iline yerleştim seninle ilgilenemeyeceğim artık seninle ... isimli şahısla tanıştırıp benimle bu şahsın ilgileneceğini söyledi. ... Pamukkale Üniversitesinde öğrenci olduğunu söylemişti, bölümü Psikolojik Danışmanlıktı, okuldan mezun olana kadar aynı şekilde bu şahısla devam ettim. 2007 yılı Mayıs ayında mezun olup İstanbul ilindeki Hava Harp okuluna kayıt yaptırdım ve birinci sınıf birinci dönemine kadar ... benimle devam etti, Hakan ile Fulya semtinde bulunan bir evde buluşup aynı şekilde kitaplar okuma Fetullah Gülen vaazları dinleme gibi faaliyetlerimiz oluyordu. ..." şeklindeki beyanı,
Davacının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde müdafii huzurunda alınan ifadesinde; "... Benim bu yapıyla ilk tanışmam Lise 2 ve lise 3 yıllarında oldu. Ben yatılı okumaktaydım ve okulun yanında bulunan camiiye Cuma namazları için giderdim. Bu esnada camiiye gelen yapıya bağlı üniversite öğrencileri de bu camiiye gelmekteydiler. Orada tanıştığım O.Ö. ... halı saha maçları yaptıklarını benim de gelip gelmeyeceğimi bana sordu. Ben de kabul ettim ve birkaç kez beraber maça gittik. Sonrasında evleri olduğunu ve gelip evlerinde çay yemek gibi aktivitelere katılmamı istedi. Ben de öğrenci olduğum için ve çok kimseyi tanımadığım için kabul ettim ve Giresun merkezde bulunan eve gidip gelmeye başladım. Bu evde 4 kişi kalıyorlardı ancak ben sadece O. ile muhattap olduğum için diğer şahısları hatırlamıyorum. Ben bu eve lise 2 ve lise 3. Sınıflarda gidip geldim. Sonrasında ben üniversiteyi kazanınca O. bana Denizlide de bu tarz evlerin olduğunu ve benim de giderek rahatlıkla buralarda kalabileceğimi bana söyledi. Ben de maddi durumum iyi olmadığı için ve kalacak yerim olmadığı için bu teklifini kabul ettim. ... Sonrasında bana Denizli'de otogarda indiğimde beni alacaklarını söyledi. Ben Denizli'ye gittiğimde otogarda beni bir erkek şahıs karşıladı ancak bu şahısla ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum. ... Bu şahıs bana evde mi yoksa yurtta mı kalmak istediğimi sordu ben de sürekli yatılı okullarda okuduğum için evde kalmak istediğimi söyledim. ... Birlikte Denizli Merkezde bulunan bir eve götürdü. Bu evde 3 ya da 4 kişiydik. Evin abisi U.İ. (Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği okuyordu, İzmirliydi, 37-42 yaşları arasında) isimli şahıstı. Evde kalan diğer şahıslar ise ... isimli şahıslarla birlikte 1 yıl kaldık. Bu süreçte S.Y. isimli şahıs yine eve gelir gider ve evin sorunlarıyla ilgilenirdi bu nedenle şahsın BTM olduğunu düşünüyorum. A.K. isimli şahıs da bunun üzerinde bir şahıstı yani BBTM ya da İl Sorumlusu olabileceğini düşünüyorum. Bu evde namaz kılınır, dini sohbetler yapılır, risale okunur, Fethullah Gülenin kitap ve videoları izlenirdi. Bu aktiviteleri U. isimli şahıs ya da eve geldiği zamanlarda S. isimli şahıs yapardı. ... İlk yıl bittikten sonra ben memleketime döndüm ve ikinci yıl başında tekrar Denizliye geldim. Bu sırada evimin değiştiğini bana söylediler ve yine Denizli merkezde Lozan caddesinde bir eve yönlendirdiler. Bu evde 4 kişiydik. ... Bu evde de namaz kılınır, dini sohbetler yapılır, risale okunur, Fethullah Gülenin kitap ve videoları izlenirdi. ... İkinci yıl bittikten sonra ben yine memleketime döndüm ve okullar açılınca tekrar Denizliye gittim. Bana evimin yine değiştiğini ve Denizli Merkezde değirmenönünde bulunan bir eve yönlendirdiler. ... Gittiğim evde 4 kişi kalıyorduk. Evin abisi ben istememe rağmen evdeki yaşı en büyük olan ben olduğum için paraları filan toplamaya, namaz kıldırmaya dini sohbetler yapmaya yardımcı oldum. ... Bu evde de namaz kılınır, dini sohbetler yapılır, risale okunur, Fethullah Gülenin kitap ve videoları izlenirdi. ... Üçüncü yıl bittikten sonra yine memleketime gidip geldim. Aynı evde İ.Y. ile birlikte kalmaya devam ettim. ... Bu evde de namaz kılınır, dini sohbetler yapılır, risale okunur, Fethullah Gülenin kitap ve videoları izlenirdi. ... Sonrasında Sözleşmeli subaylık için başvuruda bulundum. Bunu da Y. isimli şahıs biliyordu. Bana sınava girdin mi sonuç ne oldu ne zaman gibi sorular sordu. Sonrasında kazandığımı duymuş ve ben İzmirde eğitimdeyken çarşı izninde ben Gaziemir meydandayken yanıma geldi. Bana bir ihtiyacın var mı burada da yardımcı olabiliriz sana dedi. Ben ise yardım filan istemiyorum diyerek tersledim. ..." şeklindeki beyanı, iddianamede yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda Mühendis Yüzbaşı olarak görev yapan davacı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Milli Savunma Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve 2016/20-91 sayılı kararıyla kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
667 sayılı KHK'nın 4.maddesinin öngördüğü üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlileri hakkında “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir" hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20.maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirme gösterilmiş ise de; bu değerlendirmenin dayanaklarının yargılama esnasında davalı idarece dosyaya sunulmadığı gibi hem İdare Mahkemesince hem de Bölge İdare mahkemesince yeterli araştırma yapılmayarak karar verildiği görülmüştür.
Bu nedenle, Mahkemece öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;
"Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak var ise ilgili belge ve raporların, (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde)
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığı sorularak var ise tespitine ilişkin belge ve raporların,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak var ise ilgili belge ve raporların,(şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde)
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığı sorularak var ise ilgili belge ve raporların, (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde)
Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığı sorularak var ise ilgili belge ve raporların, (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde)
Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediği, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiği, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümü ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması var ise (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) bu soruşturma veya kovuşturmadaki tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın