5. Daire 2020/5650 E. 2023/14972 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2020/5650 Esas 2023/14972 Karar 30.10.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/5650 E., 2023/14972 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5650 Karar No : 2023/14972
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... Kuvvetleri Komutanlığı, ... Deniz Ana Üs Komutanlığında subay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... Savunma Bakanlığı'nın... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir irtibatı veya iltisakının olmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinin ikrarı anlamına gelmeyeceği, savunma hakkı tanınmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde,...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan davacıya ait; "...Türkiye geneli sabit hatlardan aranan FETÖ/PDY üyesi askeri personelin tespiti amacıyla yapılan soruşturmalar çerçevesinde Kocaeli ili özelinde bu amaçla kullanıldığı belirlenen büfe, market ve diğer ankesörlü hatlara ait sabit numaraların tespit olunduğu, tespiti yapılan numaralardan olan ... numaralı sabit hat üzerinden sanığın (davacının) 2015 yılında 3 kez arandığı, dosya da mevcut BTK verilerine göre sanığın (davacının) kullanmış olduğu ... nolu hat ile yukarıda yer verilen sabit hatların karşılıklı arama, aranma dokümü dosyaya celp edilmiş buna göre belirtilen sabit hatlar tarafından aramaların gerçekleştiği teyit edilmiş, bununla birlikte sanık (davacı) hakkında ifade veren E.S. dosyaya yansıyan beyanlarında özetle; örgüt içinde üniversite sorumlusu iken örgütün evlerinde kalanlardan bahsetmiş, bu kişiler arasında sanığın (davacının) da ismini belirtmiş, yine dosyada ifadesi bulunan İ.D. özetle; üniversitede okurken sanığın (davacının) da o dönem cemaat adı altında faaliyet gösteren bu evlerde kaldığını beyan etmiş, S.S. isimli tanık ifadesinde ise özetle; 2013-2014 yılında BTM iken sanığın (davacının) da örgüt içindeki konumunun BTM olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu görülmüş, tanıkların kovuşturma aşamasında da talimat yoluyla alınan ifadelerinin benzer yönde olduğu görülmüş, sanık (davacı) hakkında otel kayıtları incelenirken haklarında FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında işlem yapılan şahıslarla aynı otelde kaldığına ilişkin dosyada tespitlere yer verilmiş, sanık (davacı) ..., alınan savunma ve beyanlarında özetle; üniversite yıllarında örgütün evlerinde kaldığını, 2012 yılında 5-6 ay kadar Kimse Yok mu Derneğinden burs aldığı için Bank Asya hesabı açtığını, bu yapının evlerinde kaldığı döneme ilişkin bilgi vermiş, teşhisler yaptığı görülmüştür. Buna göre sanığın (davacının) beyanlarında kişi, yer ve tarihleri somut ve ayırt edici özellikleriyle anlattığı, teşhis işlemlerinde bulunduğu anlaşılmakla bu sayede yakalandıktan sonra "pişmanlık duyarak örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında bilgi veren" sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, sonuç olarak yukarıda yer verilen ifade beyanları ve sabit hat aramaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın (davacının) üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübut bulduğu..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.