5. Daire 2020/5605 E. 2023/14132 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2020/5605 Esas 2023/14132 Karar 19.10.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/5605 E., 2023/14132 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5605 Karar No : 2023/14132
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı Vekili : ...
İstemin Özeti : İstihbarat uzman yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın, somut gerekçeye dayanmadığı, hakkaniyete, hukukun temel prensiplerine, usule aykırı olduğu, 2012 yılından 2018 yılına kadar MİT’te çalıştığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibatının bulunmadığı, FETÖ’nün hususi yapılanmasından olduğu iddia edilen Y.P., Y.D., A.Y. ve H.K. isimli şahıslar ile 2011-2016 yılları arasında irtibat kurmuş olduğu hususunun kamu görevinden çıkarılmasına sebep tek somut neden olarak gösterildiği, ... numaralı GSM hattını 2011 yılının Ocak ayı ile 2014 yılının Ocak ayı arasında kullandığı, dava konusu işlem ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, Teşkilatta görev yaptığı süre boyunca görevlerini eksiksiz yerine getirdiği, “güvenilirlik” vasfını yitirdiği şeklindeki soyut ifadenin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "siyasal ve askeri casusluk" suçlarını işlediği gerekçesiyle yürütülen ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 ay, "siyasal ve askeri casusluk" suçundan ise 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür. Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN'e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır. MİT mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde "operasyonel hatlar", "...; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle 'imam' diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir." şeklinde; "hususi", "Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT'te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir." şeklinde açıklanmıştır. Davalı idare tarafından; "...Teşkilatımıza kullandığını beyan ettiği GSM hattının FETÖ/PDY’nin MİT personeli ile ilgili hususi (mahrem) mensuplarından A.Y. ve Y.P. ile FETÖ/PDY hususi mensupları Y.D ve H.K. adına kayıtlı GSM hatları ile irtibatlı olduğu..." yolundaki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; " ... tanık A.S.'nin soruşturma aşamasında müdafisi huzurunda alınan ve yukarıda ayrıntılı gerekçesi anlatıldığı şekilde mahkememizce itibar edilen mezkur beyanlarının dosya kapsamı ile örtüştüğü, A.S.'nin; D.S. ile sanık aynı örgüt evinde kalıyordu ve grup yapılmışlardı cihetindeki beyanının, sanık tarafından D.S. ile aynı evde kaldık yönüyle kabul edilmiş olması, .....sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında mahrem imamlardan olan Y.D. ve H.K. isimli şahıslarla 2011 yılında HTS irtibatlarının bulunduğu, yine 2011 yılında örgütün MİT mahrem yapılanmasında yer alan ... kod Y.P. ile HTS irtibatlarının bulunduğu, böylece sanığın örgüt ile münasebetinin 2012 yılında bünyesine dahil olduğu MİT'ten öncesinde başladığı, bilahare MİT'e katıldığı 2012 yılından ihraç edildiği 2018 yılına kadar örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğretmen konumunda faaliyete bulunduğunu mezkur ifadelerinde kabul eden ... kod A.S. adlı örgüt abisine bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, örgüt mahrem imamları ile HTS irtibatlarının bulunduğu, örgüt içerisinde mahrem abisi tarafından yine örgüt mensubu olan D.S. ile grup yapıldığı, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği, nihayet sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, ..." gerekçesine yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyasındaki ve Ceza Mahkemesi kararındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.