5. Daire 2020/1620 E. 2023/15178 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2020/1620 Esas 2023/15178 Karar 06.11.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/1620 E., 2023/15178 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1620 Karar No : 2023/15178
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Valiliği / … VEKİLİ : Av. … 2- … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … - 3- …. Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait sürücü kursunun merkez ve şubelerinin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kapatılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemi ile 13/08/2016 tarihinde Maliye Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü personelince gerçekleştirilen denetim sonucunda şirket adına kayıtlı araçlara el konulmasına illişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararında; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı ile getirilen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte dikkate alındığında, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla bağlantısı veya iltisakı bulunan kurumların kapatılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmak istendiği, davacı şirketin merkez ve şubelerinin, 667 sayılı KHK'nın 2. maddesine uygun olarak oluşturulan komisyon tarafından, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek yapılan teklif üzerine Bakan onayı ile kapatılmasına karar verildiği ve bu karar doğrultusunda şirket adına kayıtlı araçlarına el konulduğu görüldüğünden, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararıyla; davacı şirketin 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca kapatıldığı, 23/11/2016 tarihli ve 9204 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 624. sayfasında davacı şirketin ticaret sicil kaydının 16/11/2016 tarihinde re'sen terkin edildiğinin tescil ve ilan olunduğu, 02/01/2019 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren istinaf başvurusuna ilişkin dilekçeyle, ... İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın; istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasının istenildiği, davacı şirketin tüzel kişiliğinin, ticaret sicil kaydının terkiniyle birlikte sona erdiği, 670 sayılı KHK uyarınca Hazineye devredilen kuruluşların hak ve borçları hakkında Maliye Bakanlığı'nın yetkili olması nedeniyle davacı şirketin istinaf yoluna başvurma ehliyetinin bulunmadığının tartışmasız olduğu, 670 sayılı KHK uyarınca davacı şirketin kapatılması ve 23/11/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilan ile ticaret sicilinden terkin edilmesiyle birlikte tüzel kişiliğinin sona erdiği ve söz konusu sona erme ile birlikte şirketin hak ve fiil ehliyetinin ve bu kapsamda dava açma ve davada taraf ehliyetinin de sona erdiği, bu durumda, davada gelinen aşamada, davacı şirketin işbu davada taraf ehliyetinin sona erdiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri uyarınca, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, bakılan uyuşmazlıkta, idare mahkemesince, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, gelinen aşamada davacı şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesiyle davacının kişiliğinde değişiklik meydana geldiği ve bu suretle de taraf ehliyetinin son bulmuş olduğu anlaşılmakla, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına geçilmek suretiyle davanın reddi yolunda karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği belirtilerek, istinaf başvurusuna konu edilen kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının çelişkili olduğu, davacı şirketin terkin işleminin idare tarafından resen yapıldığı, davanın terkin işleminden önce açıldığı, şirket terkin edildiğinden dosyanın işlemden kaldırılarak şirket yetkilisinin adına davaya devam etme imkanı verilmediği, davayı takip hakkının şirket yetkilisi, ortağı ve sahibi olan Mehmet Yıldız'da olduğu, şirketin sahibi olduğu sürücü kursunun FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağlantısının bulunmadığı, terör örgütü ile irtibat ve iltisaka ilişkin somut verilerin ortaya konulması gerektiği, mahkemece bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığı, şirket ortağı, sahibi ve yetkilisi olan ... hakkında açılmış ceza davasının bulunmadığı, eksik ve yetersiz inceleme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI … VALİLİĞİ SAVUNMASININ ÖZETİ: Tüzel kişiliği sona eren şirketin dava açma ehliyetinin bulunmadığı, her bir işlem için ayrı ayrı dava açılması gerektiği, işlemin geri alınması, değiştirilmesi için idari başvuru yapılmadan dava açıldığı, işlem tesisinde kamu yararının esas alındığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Temyizi talep edilen kararın usul ve esas bakımından hukuka aykırı olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Dava açıldıktan sonra tüzel kişiliği sona eren şirketin yetkilisi veya ortaklarının davayı takip hakkı bulunduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sürücü kursunu kapatma ve şirkete ait araçlara el koyma işlemleri nedeniyle menfaati ihlal edilenlerin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirkete ait sürücü kursunun merkez ve şubeleri 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca oluşturulan komisyon tarafından alınan karar doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemi ile kapatılmıştır. 13/08/2016 tarihinde Maliye Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü personelince gerçekleştirilen denetim sonucunda da şirket adına kayıtlı araçlara el konulmuştur. Bunun üzerine, anılan işlemlerin iptali istemiyle 04/10/2016 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.
... Kursları Tic. Ltd. Şti. 16/11/2016 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş, 23/11/2016 tarihli ve 9204 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." kuralı yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde iptal davasının; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin "ehliyet" yönünden inceleneceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasında; dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar "dosyanın işlemden kaldırılmasına" ilgili mahkemece karar verileceği, dört ay içerisinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı hükmüne yer verilmiştir. 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 'Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler' başlıklı 2. maddesinin 3. fıkrasında, "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının re'sen terkin edileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı şirket tarafından, işletilen sürücü kursunun merkez ve şubelerinin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca oluşturulan komisyon tarafından alınan karar doğrultusunda kapatılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve... sayılı işlemi ile 13/08/2016 tarihinde gerçekleştirilen denetim sonucunda şirket adına kayıtlı araçlara el konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 04/10/2016 tarihinde kayda alınan dilekçe ile dava açılmıştır. Dava açıldıktan sonra, davacı ... Kursları Tic. Ltd. Şti. 16/11/2016 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş, 23/11/2016 tarihli ve 9204 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan edilmiştir. Uyuşmazlık adil yargılanma hakkı kapsamında tanınan mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde değerlendirildiğinde; somut olayda kapatılan sürücü kursunun ait olduğu şirketin ticaret sicil kaydı, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükmü uyarınca re'sen terkin edildiğinden, hukuki varlıkları kamu otoritelerinin tek taraflı iradesiyle sona erdirilen ve bu sebeple objektif dava açma ehliyetini kaybeden özel hukuk tüzel kişilerini temsile yetkili kişilerin ya da ortaklarının kendi adlarına davayı takip ederek, dava konusu işlemlerin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunduğu açıktır. Bu durumda; tüzel kişiliği haiz olan ve kapatılmakla bu niteliğine son verilen davacı şirket tarafından açılan iş bu davada, davayı takip hakkı kendisine geçenin tespiti yapılmak suretiyle davacı şirketin bu durumu ve uyuşmazlığın niteliği irdelenerek yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uygulanmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki karara ilişkin istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.