5. Daire 2020/142 E. 2023/16364 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2020/142 Esas 2023/16364 Karar 16.11.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/142 E., 2023/16364 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/142 Karar No : 2023/16364
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idareye bağlı Ankara Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü emrinde mühendis olarak görev yapmakta iken 5449 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca iş akdi ile İzmir Kalkınma Ajansında göreve başlayıp 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca iş akdinin feshedilmesi üzerine 5449 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca … tarih ve … sayılı onay ile Ankara Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü emrine Mühendis olarak ataması yapılan ve daha sonra … tarih ve … sayılı onayla İzmir Menemen Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü emrine atanan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 2. fıkrası gereği kamu hizmetinde istihdamının mümkün olmadığından bahisle Ankara Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü emrine Mühendis olarak atanmasına dair … tarih ve … sayılı onay ile İzmir Menemen Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü emrine atanmasına dair ... tarih ve ... sayılı onayın iptal edilerek memuriyetine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; davacıyla İzmir Kalkınma Ajansı arasındaki sözleşmenin, İzmir Kalkınma Ajansı tarafından, davacının FETÖ Terör Örgütü ve diğer darbe yanlısı terör örgütlerine/oluşumlarına destek verdiğinin belirtildiğinden ya da bunlarla irtibatlı olabileceğinin değerlendirildiğinden bahisle, 15/08/2016 tarihinde, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi gereğince sonlandırıldığı, davacı tarafından sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin işleme dava açılmadığı, bu süreçte davalı idare tarafından da aynı maddenin 2. fıkrası gereğince bağlı yetki kapsamında işlem tesis edildiği anlaşıldığından, davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin de reddi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı, Kanun Hükmünde Kararname eki ihraç listelerinde adının bulunmadığı, FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı bulunmadığı, Kalkınma Ajansı öncesi çalıştığı kuruma döneceği düşüncesiyle, iş akdinin feshedilmesine ilişkin işleme dava açma gereği duymadığı, birlikte sözleşmesi feshedilen ve Ajanstan önce çalıştığı kuruma ataması yapılıp halen göreve devam eden kişilerin bulunduğu, anılan durumun eşitlik ilkesi ile ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil ettiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasında, terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği, aynı maddenin 2. fıkrasında, birinci fıkra uyarınca görevine son verilenlerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyeceği; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevlerinin de sona ermiş sayılacağı, bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. 08/02/2006 tarih ve 26074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 18. maddesinin 3. fıkrasında, "Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan, bu Kanunda belirtilen nitelikleri taşıyanlar, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakati ile ajansta genel sekreter, iç denetçi veya uzman personel olarak istihdam edilebilir. Bunların kurumlarıyla olan ilişkileri iş akdinin yapılmasıyla son bulur. Bunlara verilecek ücret ile diğer malî ve sosyal haklar yapılacak iş akdi ile belirlenir. Bu şekilde istihdam edilenler, ajanstaki görevleri sona erdiğinde, öğrenim durumları, hizmet yılı ve unvanları dikkate alınarak önceki kurumlarında kariyerlerine veya durumlarına uygun boş bir kadro veya pozisyona en geç üç ay içinde atanırlar ve herhangi bir işleme gerek kalmaksızın en geç bir ay içerisinde göreve başlatılırlar. Ancak, bu kişilerin atanmalarında, önceki kurumlarındaki idarî unvanlar dikkate alınmaz. ..." kuralına yer verilmiştir. Davalı idarenin Ankara Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Ensitüsü Müdürlüğü emrinde mühendis olarak görev yapmakta iken 01/11/2010 tarihli işlemle İzmir Kalkınma Ajansı'nda iş akdiyle göreve başlayan davacının, İzmir Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulunun 15/08/2016 tarihli kararıyla 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca iş akdi feshedilmiştir. Daha sonra davacı 5449 sayılı Kanunun 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 20/10/2016 tarihli ve 3373 sayılı onay ile Ankara Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmış ve akabinde ... tarihli ve ... sayılı onay ile İzmir Menemen Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü emrine atanmıştır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararıyla; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kamu hizmetinde istihdamının mümkün olmadığından bahisle 20/10/2016 tarih ve 3373 sayılı atama onayı ile ... tarih ve ... sayılı atama onayı iptal edilmiş ve kamu görevine son verilmiştir. Bunun üzerine, anılan … tarih ve … sayılı kararın iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Ankara Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Ensitüsü Müdürlüğü emrinde mühendis olarak görev yapmakta iken İzmir Kalkınma Ajansı'nda iş akdiyle göreve başlayan davacının iş akdinin İzmir Kalkınma Ajansı'nca 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca sonlandırılması üzerine tekrar önceki kurumundaki görevine atanmasının Ajanslarda iş akdi ile istihdam edilen personelin buradaki görevlerinin sona ermesini müteakip tekrar önceki kurumlarına atanacaklarına ve herhangi bir işleme gerek kalmaksızın önceki kurumlarında göreve başlatılacaklarına ilişkin 5449 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme uyarınca tekrar önceki kurumundaki görevine atamasının yapıldığı ve ilk kez veya yeniden atama niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, anılan atamanın, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği yönündeki aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan düzenleme kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının durumunun, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 2. fıkrası kapsamında olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan; 5449 sayılı Kanunun 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca göreve başlatıldığı kurumu tarafından, davacının Ajanstaki görevinin sonlandırılmasına neden olan hususlar ile terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna yönelik elde edilecek bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine göre davacı hakkında işlem tesis edilebileceği de açıktır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.