5. Daire 2019/2675 E. 2023/9622 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2019/2675 E. 2023/9622 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2019/2675 Esas 2023/9622 Karar 21.06.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/2675 E.,  2023/9622 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2675
Karar No : 2023/9622

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Tekirdağ ilinde faaliyet gösteren ve kurucusu olduğu Özel Tekirdağ Öğrenci Etüt Merkezinin ve Özel Tekirdağ Kurs Merkezinin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Bakanlık "Olur"u ile kapatılmasına ilişkin 03/08/2016 (İdare Mahkemesi ve İdare Dava Dairesi kararında sehven 08/08/2016 olarak yazılmıştır.) tarih ve 8290246 sayılı davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün terör örgütü ile bağlantılı olduğu tespit edilen kurumların tespiti amacıyla Tekirdağ Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yazı yazıldığı, bu yazı üzerine Tekirdağ Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce araştırma ve incelemelerin başlatıldığı, yapılan araştırma neticesinde Özel Tekirdağ Öğrenci Etüt Merkezinin ve Özel Tekirdağ Kurs Merkezinin faaliyetlerinin FETO/PDY terör örgütü ile bağlantısının tespit edildiği, söz konusu tespitlerin Tekirdağ Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile Milli Eğitim Bakanlığına bildirildiği, yapılan değerlendirme sonucunda terör örgütü ile bağlantısı olduğu tespit edilen kurumlar hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği, ayrıca UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmaktan ... Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında açılan davanın yargılamasının halen derdest olduğu anlaşıldığından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2'nci maddesinin 3'üncü fıkrası doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:.., K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında idarece tesis edilen işlemlerin kaldırılması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: emyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 'Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler' başlıklı 2. maddesinin 3. fıkrasında Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiştir.
Tekirdağ ilinde faaliyet gösteren ve davacının kurucusu olduğu Özel Tekirdağ Öğrenci Etüt Merkezinin ve Özel Tekirdağ Kurs Merkezi 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Bakanlık "Olur"u ile .. tarih ve … sayılı işlem ile kapatılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla bozulduğu, bozma sonrası … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlara irtibatı olduğu belirlenen ve 667 sayılı KHK eki listede yer almayan özel ve vakıf sağlık kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonların, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile "kapatılmasına" ve 667 sayılı KHK'nın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "kapatılmasına" karar verilen vakıflar dışındaki kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın "Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılmasına" ilişkin kararlar, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde gerekli bazı tedbirlerin alınmasını amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte iptal davaları, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise, idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
667 sayılı KHK'nın 2. maddesinin öngördüğü üzere milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlara irtibatı olduğu değerlendirilen ve 667 sayılı KHK eki listede yer almayan özel ve vakıf sağlık kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonların, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile "kapatılır" hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bu kapsamda davacının kurucusu olduğu kurumlar hakkındaki milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlara irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının kurucusu olduğu kurumların 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kapatılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak bünyelerinde oluşturulan komisyon tarafından söz konusu kurumların milli güvenliğe tehdit olduğunun tespit edildiği yönündeki değerlendirmenin gösterildiği, davalı idarenin 26/04/2017 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren savunma dilekçesinde davacı ...'ın 2007-2015 tarihleri arasında FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olan dershanelerde çalıştığı, dershanelerin kapatılması sürecinde bu kurumlardan ayrılarak iş bu dava konusu kurumları açtığı, söz konusu bu iki kurum personellerinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olan kurumlarda çalışan öğretmenlerden oluştuğu, dershanelerin kapatılması sürecinde bu dershanelerdeki öğrencilerin söz konusu kurs ve etüt eğitim merkezine yönlendirildiği yönünde bilgilerine yer verilmesine ve aynı zamanda söz konusu savunma dilekçesi ekinde de bu hususlara yönelik bir takım bilgi ve belge sunulmasına rağmen Mahkemece anılan tespitler değerlendirilmeksizin, Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan değerlendirme neticesinde terör örgütü ile bağlantısı olduğu yönündeki tespit ve davacı hakkında yürütülmekte olan ceza yargılaması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Öte yandan İdare Mahkemesi tarafından davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ceza yargılamasının bulunduğu hususu ret kararına gerekçe olarak alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bu nedenle, Mahkemece öncelikle; davalı idarece dava dosyasına sunulan, davacı ve davacının kurucusu olduğu kurumlar hakkında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlara irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden davacı ...'ın 2007-2015 tarihleri arasında FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olan dershanelerde çalıştığı, dershanelerin kapatılması sürecinde bu kurumlardan ayrılarak iş bu dava konusu kurumları açtığı, söz konusu bu iki kurum personellerinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olan kurumlarda çalışan öğretmenlerden oluştuğu, dershanelerin kapatılması sürecinde bu dershanelerdeki öğrencilerin söz konusu kurs ve etüt eğitim merkezine yönlendirildiği yönündeki tespitlerin somutlaştırılmak suretiyle değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;
"Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra
Davacının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlara irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın