4. Daire 2024/790 E. 2024/2232 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2024/790 E. 2024/2232 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2024/790 Esas 2024/2232 Karar 28.03.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/790 E.,  2024/2232 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/790
Karar No : 2024/2232

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Kanal Temizlik Görüntüleme Vidanjör Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF :1- DAVALI : ... Valiliği

2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İl Mahalli Çevre Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararının 2 numaralı alt paragrafında yer alan (b), (c), (d) ve (e) kısımlarının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ... Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne gelen ihbar ve şikayetler neticesinde yetkisiz ve izinsiz atık sıvı taşındığı, kanalizasyonlara izinsiz deşarj yapıldığı, kanal taşmaları, uzun süren kötü koku, kimyasal atık deşarjı ve kimyasal koku meydana geldiği ve kanal taşması ile kanala zarar verildiği, endüstriyel nitelikli ve kimyasal özelliğe sahip atıksuların kanalizasyon sistemi borularında aşınma ve erimeye sebebiyet verildiği, yapılan izinsiz faaliyetler neticesinde atıksuların kanalizasyon borularına zarar vererek patlatması neticesinde toprak kirliliği ve yeraltı sularının kirliliğine sebep olunduğu, bu durumun göl, dere, akarsu gibi alıcı ortamda yaşayan canlı ortamının olumsuz etkilenmesine yol açtığı, özel şirketlere ait vidanjörlerinin endüstriyel nitelikli atıksu veya kimyasal özelliğe sahip atıksu çekmelerinin engellenemediği, kararda aktarılan mevzuat gereği çevre kirliliğine neden olan veya olabilecek tesis ve işletmeleri belirlemek, yapılan iş ve işlemleri incelemek, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almanın çevre mahalli kurullarının görevi olduğu ve bu görevin gereği olarak çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi, kirliliğin giderilmesi ve kamu zararının önlenmesi amacıyla önleyici tedbir olarak alınan dava konusu kararda mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, kamu hizmetlerinin asli görevi mer'i mevzuatla kendisine verilen kamu idarelerince bizzat yürütülmesinin asıl; hizmetin diğer idari usuller ile kamu idareleri dışında üçüncü şahıslara gördürülmesinin ise istisnai metot olarak kabul edilmesi gerektiği göz önüne alındığında, dava konusu edilen mahalli çevre kurulu kararının ilgili kısımlarında bu yönüyle de kamu yararına, hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, 15/01/2020 tarihli dilekçeleri ile davacı şirket adına kayıtlı araçları ile ... İl içi ve İlçelerinde evsel nitelikli atıkların çekilmesi ve boşaltılması konularında hizmet verdikleri, toplanan atıkların boşaltılması için yer gösterilmesinin istendiği, akabinde cevabi yazı ile dava konusu Mahalli Çevre Kurulu Kararının kendilerine iletildiği, dava konusu işlemin, Anayasal haklarını ihlal ettiği, çalışma hakkına ve özel teşebbüs kurma özgürlüğüne aykırı olduğu, davacının aynı hizmeti farklı illerde yürüttüğü, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından cevap verilmemiştir.
Davalı idare yanında müdahil tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın