4. Daire 2024/500 E. 2024/1672 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2024/500 E. 2024/1672 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2024/500 Esas 2024/1672 Karar 12.03.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/500 E.,  2024/1672 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/500
Karar No : 2024/1672

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Proje Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Şile İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan beton santralinin 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasında fuzuli işgal edildiğinden bahisle 2.269.884,00 TL olan kullanım bedelinin istenilmesine ilişkin Şile Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; davalı idarece tesis edilen işlemin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca kamu gücü kullanılarak tahakkuk ettirilen "ecrimisil ihbarnamesi" niteliğinde olmadığı, özel hukuk hükümleri çerçevesinde yapılan protokol uyarınca tahsili talep edilen kira alacağı/kullanım bedeli niteliğinde olduğu, uyuşmazlık konusunun özel hukuk hükümlerine tabi olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevinde bulunduğu; dolayısıyla, dava konusu işleme karşı açılan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca görev yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlığın ecrimisil tahakkukuna ilişkin olduğu, protokol gereği ecrimisil ödemesi yapıldığı, 2023 yılına ilişkin yeniden değerleme oranının geriye yürütülerek fazla tahakkuk yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesinde, "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.
Birinci fıkrada sayılan daire ve idarelere Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.
Birinci fıkrada sayılan daire ve idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla veya özel kanunların vermiş olduğu yetkiyle kurulmuş bulunan fonların yukarıda belirtilen işlerinin nasıl yapılacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilir.", 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.
(Ek cümle: 23/7/2010-6009/24 md.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır.
İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.
..." hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinde ecrimisilin tespit ve takdirinde; aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı kurala bağlanmıştır.
13/07/2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 6. fıkrasında, "Belediye mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş sayılır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri belediye taşınmazları hakkında da uygulanır." hükme bağlanmıştır.
Aktarılan düzenlemeye göre, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce izinsiz kullanılması halinde fuzuli işgalden söz edilebileceği ve bu şekilde bir kullanımın varlığı tespit edilebiliyor ise, o yerden ecrimisil alınabileceği gibi taşınmazın tahliyesinin de istenebileceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Şile Belediye Encümeninin 23/10/2002 tarihli kararı ile İstanbul ili, Şile ilçesi, ...Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan 9.173,41 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerinde "kentsel alanın altyapı ve üstyapı ihityaçlarını kaşılamak amacıyla (kanal, büz, tretuar, kilit taşı, bordür, beton, briket, mıcır vb.) kullanılacak malzemeleri üretecek tesislerin yapılması için belediye hizmet alanı" olarak fonksiyonlandırılan taşınmazın Belediyenin ekonomik gücü olmadığından, söz konusu tesisin yapılmasına karşılık yıllık 5.000.000.000 TL bedelle ihale edilmesine karar verilmesi üzerine yapılan ihalede en iyi teklifi veren davacı şirket ile davalı Şile Belediye Başkanlığı arasında 01/12/2002 tarihinde kira sözleşmesi yapılmak suretiyle taşınmazın on yıllığına davacı şirkete kiralandığı, kira sözleşmesinin 01/12/2012 tarihi itibarıyla sona ermesi nedeniyle davacı şirketiin fuzuli işgalci durumuna düştüğünden bahisle 01/09/2014-31/08/2019 tarihleri arası için davacı şirket adına Şile Belediye Encümennin 14/11/2019 tarihli kararı ile 4.143.960,00 TL ecrimisil tahakkuk ettirilerek, 25/11/2019 tarihli ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği, ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararı ile ecrimisil ihbarnamesinin kısmen iptaline karar verildiği, bunun üzerine taraflar arasında 29/09/2021 tarihinde yapılan Sulh ve Feragat Protokolü ile taşınmazın 31/08/2019 tarihinden sonraki kullanımına ilişkin bedel belirlenmesinde anılan yargı kararı ile hükmedilen 31/08/2019 tarihi için aylık 57.096,8442 TL esas alınarak yıllara göre yasal artırımlar eklenerek ecrimisil oranının belirleneceği, taşınmazın 01/01/2025 tarihinde boşaltılacağının kararlaştırıldığı, daha sonra söz konusu taşınmazın fuzulen işgal edilmesine ilişkin 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasındaki kullanım bedeli olarak 2.269.884,00 TL'nin istenilmesine ilişkin 31/03/2023 tarihli dava konusu işlemin tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından protokol gereğince ödenmesi gereken miktarın 1.198.528,59 TL olduğu ileri sürülerek itiraz edildiği, davalı idarece tesis edilen 17/02/2023 tarihli dava konusu işlem ile itirazın reddedilmesi üzerine, temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların ihale edilmek suretiyle kira sözleşmesine konu edilebilecekleri, aksi durumda fuzulen yapılan işgaller nedeniyle kamu gücü kullanılarak ecrimisil tahakkuk ettirileceği açıktır.

Uyuşmazlıkta, her ne kadar davalı idare tarafından ecrimisile konu taşınmaz mal hakkında protokol yapılmış ise de, söz konusu taşınmaz mal için yapılan kira sözleşmesinin 01/12/2012 tarihi itibarıyla sona erdiği, bu tarihten itibaren davacı şirketin fuzuli şagil durumuna düştüğü, uyuşmazlık konusu taşınmaz mal için yukarıda yer verilen mevzuata uygun olarak kira sözleşmesinin yapılmadığı hususu dikkate alındığında, mevzuata aykırı olarak kararlaştırılan protokolün kira sözleşmesi niteliğinde kabul edilemeyeceğinden, ecrimisil tahakkuk işlemine karşı açılan davanın görüm ve çözümünün de idari yargının görev alanında bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın