4. Daire 2024/4265 E. 2025/3481 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2024/4265 Esas 2025/3481 Karar 28.05.2025
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/4265 E., 2025/3481 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/4265 Karar No : 2025/3481
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü 1. Kısım Keçiliköy ... Mahallesi ... Caddesi No:... .../... adresinde bulunan ve bölgede bulunan firmalara işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli aracılığı ile iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sağlayan davacı şirket tarafından, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Çalışma Uzmanları tarafından yapılan denetim sonucunda, "Çalışanların Sağlık Gözetimine Yönelik Tıbbi Tetkiklerin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik"in 8. maddesinin 6. fıkrasında yer alan kurala aykırı olarak "İSG-KATİP" sözleşmesi olmaksızın "Sabit Tıbbi Tetkik Mekanı Hizmeti" sunduğundan bahisle, aynı Yönetmeliğin 19. maddesinin 3. fıkrasının (ğ) bendinin 7 numaralı alt bendi uyarınca Sabit Tıbbi Tetkik Mekanı faaliyetlerinin (6) ay süreyle askıya alınmasına yönelik tesis edilen Manisa Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ilgili idarece, davacı tarafından ... San. ve Tic. A.Ş.'ye kesilen ... tarihli ve ... sayılı faturada yer alan ''Sağlık Hizmet Bedeli'' kaleminin sabit tetkik bedeline karşılık geldiğinden yola çıkılarak, davacının İSG-KATİP sözleşmesi olmaksızın adı geçen şirkete sabit tıbbi tetkik mekanı hizmeti verdiği kanaatine varıldığı anlaşılmış olup, Mahkelerinin 07/03/2024 tarihli ara kararı ile, davalı idareden davacının adı geçen firmaya sabit tıbbi tetkik mekanı hizmeti verdiğine dair söz konusu fatura dışında başkaca bir tespitin bulunup bulunmadığının sorulduğu, davalı idarenin, 25/03/2024 tarihinde Mahkemeleri kaydına giren ara kararı cevabının ekinde yer alan İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün iş bu davaya ilişkin görüş yazısında; davacı şirketin 06/06/2023 tarihinden itibaren resmi olarak sabit tıbbi tetkik mekanı hizmeti verebilmekte olduğu, ancak denetim tarihine kadar İSG-Katip kayıtlarında ''OSGB ile Özel İşyeri Arasında Sabit Tıbbi Tetkik Laboratuvarı Hizmeti Alımı Sözleşmesi'' bulunmadığı, denetim tarihinden sonra sağlık tetkik sözleşmeleri yapmaya başladığı, ... San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı firmayla da 31/01/2024 tarihinden itibaren sözleşme yapılarak, bu firmaya sağlık tetkik hizmeti verilmeye başlanıldığının beyan edildiği, olayda, davacı tarafından; adı geçen şirkete yalnızca işyeri hekimliği ve iş güvenliği hizmeti verilmekte olduğu, sabit tıbbi tetkik mekanı uygulaması için her ay aynı tutarda fatura kesilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, oysa ki söz konusu firmaya her ay aynı tutarlar üzerinden fatura kesildiği, faturadaki ''Sağlık Hizmet Bedeli''nin de işyeri hekimliği hizmeti olduğu, söz konusu firmaya denetim tarihinden önceki tüm faturaların bu şekilde kesildiği, denetim tarihinden sonra başka bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek için Kasım 2023 tarihinden itibaren kesilen faturalarda ürün adı kısmına ''İşyeri Hekim Bedeli'' Ürün Açıklama'' kısmına ise ''Sağlık Hizmet Bedeli'' yazılmaya başlanıldığı, sadece işleme konu şirkete değil, hizmet verdiği diğer şirketlere de aynı şekilde fatura kesildiği ileri sürülmüş olup, iddiaların dayandırıldığı faturaların dava dilekçesine eklendiğinin görüldüğü, bu durumda, ilgili idarece düzenlenen 26/10/2023 tarihli tutanakta yer alan tespitin ve davacı tarafından, ... San. ve Tic. A.Ş. unvanlı firmayla ve diğer işyerleriyle denetim tarihinden sonra sabit tıbbi tetkik mekanı sözleşmeleri yapmaya başlanılmış olmasının, davacının denetim tarihinden önce davaya konu firmaya sabit tıbbi tetkik mekanı hizmeti verdiğinin kabulü için tek başına yeterli olmadığı, nitekim davacının iddiaları da gözönünde bulundurulduğunda ilgili idare elemanlarınca, faturaya konu şirkete verilen hizmetin tespiti noktasında muhatap şirket yetkililerinin, gerekiyorsa bu şirkette hizmetten yararlanan çalışanların ifadesine başvurulması, aynı şekilde fatura kesilen diğer şirket yetkililerinin ifadelerine başvurulması gibi deliller toplanmak suretiyle davacıya isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekirken, ilgili idarece düzenlenen tutanakta yer alan faturada yer alan ''Sağlık Hizmet Bedeli'' kaleminin sabit tetkik bedeline karşılık geldiği şeklindeki yetersiz tespitten hareketle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının yaptırıma konu fiili işlediğinin somut delillerle sabit olduğu, yapılan denetimde .. tarihli ve ... sayılı fatura ile ... San. ve Tic. A.Ş.'ye İSG-KATİP sözleşmesi olmaksızın sabit tıbbi tetkik mekanı hizmeti verildiğinin tespit edildiği, faturanın tek başına kesin delil niteliğinde olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.