4. Daire 2024/3218 E. 2024/5308 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2024/3218 Esas 2024/5308 Karar 02.10.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3218 E., 2024/5308 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3218 Karar No : 2024/5308
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA (MÜDAHİL) : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir İli, Mihalıçcık İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda gerçekleştirilmesi planlanan "Kılıçlar Mihalıçcık GES (112,013 MWm/112,013 MWp/ 100 MWe, 151,12 Ha) projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 09/11/2023 tarih ve 7357 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; gerçekleştirilmesi planlanan proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetin insan sağlığına, çevreye, yer altı sularına, orman arazilerine, gölet ve sulama alanlarına, mera alanlarına, tarım arazilerine, çevredeki diğer canlı yaşamına olası etkilerinin, sürdürülebilirlik ve yenilenebilirlik ilkeleri doğrultusunda bilimsel ve teknik açıdan yeterli düzeyde ele alındığı anlaşılan ÇED raporu dayanak alınmak suretiyle düzenlenen dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı taşınmazın projenin gerçekleştirileceği kısmının dışında kalan alanın niteliğinin bilirkişi raporunda belirtilmediği, ÇED raporu içeriğinde yer alan Hidroloji ve Hidrojeoloji haritalarında derelerin gösterilmiş olduğu, ÇED raporu içeriğinde de GES alanı içinde derelerin bulunduğunun beyan edildiği, tüm bu ifadelerin uygun vejetasyon ve tohum tipleriyle tarımın ve bahçeciliğin yapılabileceğinin göstergesi olduğu, bilirkişi raporunda bitkisel toprak depolanacağı belirtilen 1,50 hektarlık III.Sınıf arazide flora ve faunanın geri dönülmez biçimde zarar göreceği, raporda yer alan “Proje sahasında oluşan bitkisel toprağın büyük bir kısmının arazi düzenlemesinde kullanılacağı, arazi düzenlemesinde kullanılamayacak nitelikte malzemenin panel temellerine serilerek zemin sıkılaştırılması sağlanacağı” ifadesinin teknik bir açıklama içermediği, zeminde ya da arazi düzenlemesinde kullanılacak toprağın tane boyutu, su muhtevası ve konsolidasyon basıncı gibi unsurları tespit edilmeksizin taahhütlerde bulunulmasının mühendislik hesaplamaları açısından yanıltıcı olacağı, zeminin ve ileri arazi yapısının su tutucu özelliklerinin değiştirilmesinin, yeraltı ve yerüstü su yükünün etkilenmesine neden olabileceği, bilirkişi raporunun “panel temizliğinden kaynaklı kullanılacak su” başlığı altında, alkol bazlı temizleyiciler kullanıldığı ifadesinin mevcut olduğu ancak alkol bazlı temizleyicilerin flora ve fauna üzerindeki etkilerine değinilmediği, gerçekleştirilmek istenilen projenin yöre halkının faydasından ziyade davalı yanında müdahil firmaya fayda sağlayacağı, proje sahasının flora ve faunasının ilkbahar ve yaz döneminde, hayvanların meralarda otlatıldığı ve tarımın yoğun olduğu sezonda ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, kış döneminde yapılan flora ve fauna değerlendirilmesinin yetersiz olduğu, bilirkişi raporunda yer alan “Proje Alanının Güneş Enerjisi Potansiyeli Haritası”nın lejantının bulunmadığı ayrıca, proje alanının bu haritada işaretlenmediği, haritadan Mihalıçcık bölgesinin GES kurulumu için yeterli olmayacağının anlaşıldığı, projenin saha gezisinde, saha etrafının ekili tarım arazileriyle çevrili olduğunun görüldüğü ileri sürülmektedir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.