4. Daire 2024/3036 E. 2024/5076 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2024/3036 Esas 2024/5076 Karar 25.09.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3036 E., 2024/5076 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3036 Karar No : 2024/5076
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Antalya İli, Alanya İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... Caddesi, No: ... adresinde (... ada ... parsel) bulunan davacı tarafından işletilen akaryakıt istasyonuna LPG (otogaz) satış istasyonu ruhsatı da verilmesi istemiyle yapılan 14/02/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; akaryakıt istasyonları ile LPG istasyonlarının ruhsatlandırılmasının ve lisanslandırılmasının farklı hükümlere tabi olması ve anılan istasyonların kuruluşuna dair farklı teknik düzenlemeler ve şartlar bulunması sebebiyle, 2004 tarihli Akaryakıt Satış İstasyonu faaliyet konulu 2. Sınıf Gayrisıhhi Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı'nın LPG istasyonu faaliyetini de ihtiva ettiği, dolayısıyla bu durumun, davacı şirket açısından kazanılmış hak teşkil edeceğinin kabulünün mümkün görünmediği, 5307 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce LPG piyasasında faaliyette bulunan kişilerin, Kanun'un geçici 2. maddesinde hüküm altına alınan süreler içerisinde faaliyetlerini lisanslandırmaları halinde kazanılmış haklarının bulunduğunun açık olduğu, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseselerin ruhsat alma ve aldıktan sonraki aşamalarda, insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere uygun bir şekilde faaliyette bulunmaları gerektiği, hâlihazırda akaryakıt istasyonu olarak işletilen iş yerlerine de ilave işler eklenmek istenildiğinde, bu tür yerlere izin verilmeden önce iş yerinin etrafında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşturulması için yetkili idarelerce inceleme yapılması gerektiği neticesine varıldığı, dolayısıyla 5307 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı alıp faaliyetine devam eden davacı şirketin, aynı yerde LPG istasyonu işletme ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan müracaatın, asgari masafe şartını sağlamadığından bahisle reddine dair işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Söz konusu işletmenin 1994 yılından günümüze kadar aralıksız faaliyet gösterdiği ve akaryakıt istasyonu olarak hizmet verdiği, 5015 sayılı Kanunun 2. ve 8. maddeleri çerçevesindeki mesafe kısıtlamasının geçerli olamayacağı, kazanılmış hakkının olduğu, bozma ilamına uygun olarak inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm verildiği, işletme için verilen yapı ruhsatı, yol izin belgesi, ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatının kişi ve kuruma değil taşınmazın niteliğine ilişkin verilmiş hak ve yetkiler olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/03/2024 tarih ve E:2023/7082, K:2024/1962 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.