4. Daire 2024/2591 E. 2024/5553 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2024/2591 E. 2024/5553 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2024/2591 Esas 2024/5553 Karar 10.10.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2591 E.,  2024/5553 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2591
Karar No : 2024/5553

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin İli, Erdemli İlçesi, ... Mahallesi, S:... ruhsat numaralı sahada ... Mermer Mad. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin gerçekleştirmek istediği mermer ocağı projesi hakkında Mersin Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nce verilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu maden sahasının bulunduğu bölgenin ormanlık alana zarar verici bir etkisinin bulunmadığı, projenin ÇED yönetmeliği kapsamında Ek- 4 formatına göre hazırlandığı, ilgili mevzuata uygun olduğu, proje alanında patlatma yapılmayacağı yönündeki beyan ve taahhütün Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği hükümleri açısından yeterli olduğu, toz kirliliği oluşmayacağı yönünde verilen taahhüdün Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği kapsamına göre mevzuata uygun olduğu, çevreye, toprak yapısına, tarıma, havaya, zeytinciliğe, toprağa, hayvancılığa/arıcılığa, doğal yaşama, bitki örtüsüne, flora ve fauna üzerine olumsuz etkisi olmayacağı, işletme alanın 2863 Sayılı Yasa kapsamında uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu projenin duyarlı yörelik kapsamında kaldığı, etrafta yapılan tarım ve hayvancılığının projeden olumsuz etkileneceği, yine proje nedeniyle yapılacak patlatma işleminden kaynaklı oluşacak taş sıçraması, toz ve gürültünün etrafa zarar vereceği, ayrıca bilirkişi raporunda jeoloji mühendisinin görüşünde de belirtildiği üzere proje nedeniyle etraftaki su kaynaklarının da zarar görebileceği iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 10/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 15. maddesinde; bu Yönetmeliğin Ek-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen ÇED Yönetmeliğinin ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun jeolojik yönden değerlendirilen kısmında; proje alanının engebeli - çok engebeli bir topoğrafyaya sahip olduğu, yaklaşık 1300-1700 metre kotları arasında değişen yükseltiye sahip olduğu, ağırlıklı olarak vadi ve sırtlardan oluşan engebeli bir morfolojik yapı sunduğu, bölgede vadi tabanlarında ve düzlük alanlarda mevsimsel akışı olan dere yatakları bulunduğu, topoğrafik yapının çok fazla olması nedeniyle ocak sahasında olaşabilecek atıkların topoğrafik eğimden kaynaklı olarak yüzeysel akış hatlarından vadi tabanına ve düzlük alanlara ulaşmasının mümkün olduğu, çalışmalar sırasında oluşabilecek büyük su birikintilerinin oluşması durumunda da dava konusu alanın kırıklı çatlaklı ve geçirgen özellikte olan jeolojik yapısı nedeniyle sorun olacağı, çünkü proje alanında yer alan mesozoyik yaşlı kireç taşları ile bağlantılı gözenekleri olan ve yeraltısuyu dolaşımına olanak sağlayan pekişmemiş yaygın yamaç molozu çökelleri geçirimli olarak tanımlanan birimler olduğu, bu nedenle yağış sonrası karbonatlı seviyelerin kırık-çatlak sistemleri boyunca yeraltına süzülen suların topoğrafik eğimle daha düşük kotlara doğru akışa geçeceği, ayrıca proje tanıtım dosyasında belirtilen planlanan tahliye yolunun ise aktif heyelan alanı içerisinden geçeceği, planlanan nakliye yolu güzergahında yüksek tonajlı iş makineleri ile geçerken duraylı haldeki zemin duraysız hale getirebileceği ve bunun sonucunda da bölgede heyelanların ve kaymaların oluşmasına sebebiyet verileceği, bu nedenlerle çok yüksek eğimli bir topoğrafyaya sahip proje sahasında yapılacak olan madencilik faaliyetinin riskli olacağı yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, jeoloji mühendisi tarafından yapılan değerlendirmelerin, davacının özellikle proje nedeniyle su kaynaklarının zarar göreceği yönündeki iddialarını destekleyecek nitelikte olduğu dikkate alındığında, jeoloji mühendisinin ileri sürdüğü muhtemel risklere karşılık PTD'de önlemlerin alınıp alınmadığı, alınmış ise yeterli olup olmadığı hususunun şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla, temyiz dilekçesindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın