4. Daire 2024/1318 E. 2024/4630 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2024/1318 E. 2024/4630 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2024/1318 Esas 2024/4630 Karar 11.09.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1318 E.,  2024/4630 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1318
Karar No : 2024/4630

TEMYİZ EDENLER (DAVALI):
1- ... Valiliği
2- ... Tekstil Orman Ürünleri İnşaat Otomotiv Gıda Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- ...
2- ...
...

36- ... Köyü Tüzel Kişiliği
37- ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tokat İli, Erbaa İlçesi, ... Köyü ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ile ... Köyü ... ada, ... parsel sayılı taşımazları kapsayan alanda ... Tekstil Orman Ürünleri İnşaat Otomotiv Gıda Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan "patlatmalı kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi" projesi ile ilgili olarak tesis edilen ... tarihli, E:... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, arkeolojik sit alanının insanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlar olduğu, bu alanlarla ilgili Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarihinde yapılan toplantısında aldığı 658 nolu ilke kararında da; I. Derece Arkeolojik Sit alanlarının; korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olarak tanımlandığı ve bu ilke kararında  bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine karar verildiği, bu kapsamında Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, dava konusu projeyi kapsayan alanın bir kısmının, 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında özellikler taşıdığı anlaşıldığından I.derece arkeolojik sit olarak tescil edilmesine ve Çamdibi Yamaç Yerleşimi 1. Derece Arkeolojik Sit alanı ile çakışmalı durumunda olan ER:... II (a) grup işletme ruhsat sahasının sit alanında kalan bölümünde anılan ilke kararı gereğince maden sahası açılmamasına karar verildiği hususu da birlikte değerlendirildiğinde, maden faaliyetinin devamı uygun olmayacağından, dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; temyize konu Mahkeme kararının hukuk ve usule uygun olmadığı, arkeolojik site ilişkin olarak 01/09/2023 tarihli görüş yazısında, projenin uygulanmasının 2863 sayılı Kanun uyarınca sakınca bulunmadığının belirtildiği, Proje Tanıtım Dosyasında sit alanına yönelik müdahalede bulunulmayacağının taahhüt edildiği, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğüne ÇED Kararının bildirildiği, bu tarihten sonra tescil kararının alındığı, 27/10/2023'te yapılan bildirimden sonra sahada faaliyet yürütülmediği, madencilik faaliyetlerine ilişkin izinlerin alınacağı, ÇED Gerekli Değildir" kararının tek başına izin onay niteliği taşımadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında müdahil tarafından; davalı idarenin temyiz nedenlerine ek olarak ÇED alanında daha önce revizyon gerçekleştirildiği, sit alanı ile maden sahasının çakıştığı düşüncesiyle kararın verildiği, maden sahasının 93 he, çed alanının 11 he olduğu, ruhsat sahasına göre değerlendirme yapıldığı, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yazısında kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle sit sınırlarının değerlendirilmesinin istenildiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın