4. Daire 2023/9077 E. 2024/2296 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2023/9077 Esas 2024/2296 Karar 01.04.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9077 E., 2024/2296 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9077 Karar No : 2024/2296
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Kaymakamlığı (E-Tebligat) 2- … Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kırklareli İli Lüleburgaz İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… İç Kapı:… adresinde faaliyet gösteren Trakya Bar adlı işletmenin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptaline ilişkin Lüleburgaz Kaymakamlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile anılan işlem dayanak yapılarak işletmenin faaliyetten men edileceğine ilişkin Lüleburgaz Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde bulunan sıhhi iş yerlerine belediye başkanı yada görevlendireceği kişi tarafından ruhsat verilmesi gerekmekte olup, yetki ve usulde paralellik ilkesi gereği koşullarının oluşması durumunda ruhsat iptalininin aynı şekilde yapılması gerektiğinden mülki idari amirince davacıya ait iş yerinin ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlem ile bu işlem esas alınarak iş yerinin mühürlenmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Lüleburgaz Kaymakamlığı tarafından; taraflarının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, ruhsat iptalini gerçekleştiren idarenin Belediye olduğu, esas yönünden, davacı iş yerinde yasa dışı olayların vuku bulduğu, yaşanan olayların kamu düzenini bozduğu, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davacının vekili olmadığı halde vekalet ücretine hükmedildiği; Lüleburgaz Belediye Başkanlığı tarafından; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 37. maddesinde, kolluk kuvvetlerine umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin genel güvenlik ve asayiş yönünden denetleme yetkisinin verildiği, 32. maddesinde, yetkili kolluk kuvvetinin, genel güvenlik ve asayişin sağlanması yönünden görüşünün alınmasının zorunlu olduğu, bu hususta Lüleburgaz Kaymakamlığınca "iş yerinin yasal çerçeveler sınırı içinde işletilmediği ve genel güvenliğe tehdit oluşturduğunun" tespit edildiği, bu açıdan başlangıçta sağlanan 32. maddeye uygunluk şartının kaybedildiği, bu doğrultuda 3572 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 2. fıkrası gereğince yasal çerçeveler içinde işletilmeyen ve genel güvenlik açısından tehdit oluşturan işyerinin ruhsatının mülki idare amiri tarafından iptal edildiği, konu hakkında gereği yapılmak üzere konunun kendilerine sevk edilmesi üzerine işlem yapıldığı, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderleri" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin ilk fıkrasında, avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, son fıkrasında ise dava sonunda, mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu; 168. maddesinin son fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacının davasını bizzat açtığı ve vekili olmaksızın takip ettiği, temyize konu Mahkeme kararının verildiği tarih itibarıyla da vekil tayin etmediği halde, Mahkeme kararında davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki, " ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00 TL vekâlet ücretinin " ibaresinin, hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının esasa ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Vekalet ücretine ilişkin kısmının ise 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.