4. Daire 2023/5054 E. 2024/5419 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2023/5054 Esas 2024/5419 Karar 07.10.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5054 E., 2024/5419 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5054 Karar No : 2024/5419
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Balıkesir ili, Erdek ilçesi sınırları içinde davacı şirket tarafından elektrik dağıtım hizmetinde kullanılan 19 Adet Trafo Binasının üzerine kurulu olduğu taşınmazların fuzulen işgal edildiğinden bahisle, 01/01/2012 - 31/12/2016 tarihleri arasındaki dönem için toplam 668.433,70.-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarihli ... - .. - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... nolu ecrisimil ihbarnameleri ile davacının düzeltme başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2886 sayılı Kanun'un 75., Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 4., 5393 sayılı Kanun'un 15., 2705 Sayılı Kanun'un Geçici 1/b, Mülga 110 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Kuruluşu Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 23. maddeleri ve Mülga 110 sayılı KHK'nın 23. maddesi hükmü uyarınca, davacı şirketin kamu hizmetini yerine getirirken kamuya ait (Belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar da dahil olmak üzere yol, meydan, park, cadde ve sokaklarda bulunan) taşınmazlardan faydalanma hakkına sahip olması sebebiyle işgalci olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, bakılan davada, trafoların kurulu bulunduğu taşınmazların 10 tanesinin davalı idarenin mülkiyetinde, 1 tanesinin Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde, diğer taşınmazların ise bir kısmının şahıs mülkiyetinde, bir kısmının da yol, park vb. kamuya ait alanlarda kaldığı, öte yandan trafolardan, 17 adedinin üzerinde kurulu olduğu taşınmazların imar planında "Trafo Alanı", 2 trafonun ise "Park Alanı"na ayrılan kısımda kaldığı, sonuç olarak bu trafoların tamamının davalı idare tarafndan 2705 Sayılı Kanun ve 10/10/1983 tarihli 110 sayılı KHK uyarınca, kullanımı Türkiye Elektrik Kurumuna devredilen trafolar olduğu da hususu da dikkate alınarak, TEK(TEDAŞ) ile 24/07/2016 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesini imzalayarak elektrik dağıtım hizmeti sunan davacı şirketin fuzuli şagil olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla, belediyenin özel mülkiyetinde bulunmayan taşınmazların kullanımından dolayı ecrimisil istemesine hukuki olanak bulunmadığı gibi, özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar yönünden de, teknik altyapı niteliğinde olan ve kent halkının elektrik/aydınlanma ihtiyacının daha etkili ve faydalı biçimde karşılanması gibi bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kullanılan trafolar ile ilgili olarak, davacı şirketin kamu hizmetini yerine getirirken kamuya ait taşınmazlardan faydalanma hakkına sahip olması sebebiyle işgalci konumunda olmadığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; tekel niteliğinde elektrik üretimi ve iletimi yapmak üzere kurulmuş kamu iktisadi devlet teşekkülü olan Türkiye Elektrik Kurumunun 1994 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Elektrik Üretim, İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ünvanlı iki ayrı iktisadi devlet teşekkülü kuruluşu olarak örgütlenmesi sonrasında, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin bir müessesesi iken anonim şirkete dönüştürülerek önce özelleştirme kapsamına alınan ve daha sonra "işletme hakkı devir sözleşmesi" ile özelleştirilen davacı şirketin, işletmesi nedeniyle mülga 110 sayılı K.H.K.'nın 23. maddesi uyarınca tasarruf ettiği elektrik iletimine ilişkin trafoların mülkiyetinin, hala iktisadi devlet teşekkülü olarak 233 sayılı K.H.K.'nın eki listede yer alan TEDAŞ'a ait olduğu, özel yasalarından kaynaklanan trafo alanlarının tasarrufuna ilişkin haklarının da aralarındaki sözleşme uyarınca davacı şirkete ait olduğunun ve bu nedenle elektrik iletiminde kullanılan trafo alanlarındaki kullanımların ecrimisile konu edilemeyeceğinden bahisle, her ne kadar imar planında trafo alanı olarak işlevlendirilmiş ve önceden beri bu amaçla kullanıldığı görülen dava konusu alanların belediyenin özel mülkiyetinde olduğu anlaşılmakta ise de; TEDAŞ Genel Müdürlüğünün sahip olduğu trafoların üzerinde yer aldığı alanlara yönelik olarak yukarıda anılan mülga 110 sayılı KHK'nın 23. maddesi uyarınca 'geçişe ve yararlanmaya mani olmamak şartıyla cadde, sokak, yol, park ve meydan gibi kamuya tahsis edilmiş yerler ile belediyelere ait araziler' için tanınan ve sonraki yasal düzenlemelerle de ortadan kaldırılmayan tasarruf hakkının, 4046 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca işletme hakkı devri sözleşmesi uyarınca davacı Şirkete geçtiği, yürütülen kamu hizmetinin niteliği gereği bu amaçla kullanımları nedeniyle yasa ile kurulmuş tasarruf hakkı karşısında fuzuli şagil sayılamayacağı ve ecrimisil istenemeyeceği belirtilerek, dava konusu işlemde "konu" yönünden hukuka uyarlık, istinaf başvurusuna konu kararda ise hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mülkiyeti idarelerine ait olan trafo alanları ile ilgili hiç bir şekilde TEK Elektrik Dağıtım Müessesesine mülkiyet devrinin olmadığı, Mahkeme tarafından 2705 sayılı Kanunun 'mülkiyet devrinin otomatik ve yasal zorunluluk olduğu' şeklinde hatalı yorumlandığı, yüksek ve alçak gerilim hattı için gerekli tüm trafo alanlarının kamulaştırılması işlemlerinin idareleri tarafından gerçekleştirildiği, davacı tarafından yürütülen faaliyetin ücretsiz olmayıp abonelerinden vermiş olduğu hizmetin çok üzerinde tahsilat yaptığı, mülkiyeti idarelerine ait olan trafo alanları için ecrimisil isteme haklarının olduğu hususları belirtilerek, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.