4. Daire 2023/11969 E. 2023/4986 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2023/11969 Esas 2023/4986 Karar 13.09.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11969 E., 2023/4986 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11969 Karar No : 2023/4986
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …Sınai Tıbbi Gazlar Gıda Petrol Taşımacılık Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bolu ili, Merkez ilçesi, eski …parsel (yeni …ada, …parsel) sayılı taşınmaz üzerinde müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Hava Ayrıştırma-Kimyasal Gaz Depolama Tesisi" projesine ilişkin olarak Bolu Valiliği tarafından verilen 03.06.2022 tarihli (dava dilekçesinde 10.06.2022 olarak belirtilmiş), E-… sayılı "ÇED Gerekli Değildir." kararının, komşu parsel sahibi davacı tarafından iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor sonrasında verilen kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, Bolu ili, Merkez ilçesi, eski …parsel (yeni …ada, …parsel) sayılı taşınmaz üzerinde yapılması planlanan "Hava Ayrıştırma-Kimyasal Gaz Depolama Tesisinin" "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı v erilebilecek tesis niteliğinde olduğu, Yönetmeliğe aykırı bir hususun olmadığı, taahhütlerin yerine getirilmesi halinde her hangi bir çevre kirliliğine yol açılmayacağı, projenin anılan yerde yapılmasında imar planına aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, çevreye ve doğal ortama doğrudan bir zararının olmadığı, Proje Tanıtım Dosyası (PTD) kapsamında verilen ÇED Gerekli Değildir kararı sonucunda atık üretimi açısından projenin, etki alanında bulunan insan ve hayvan sağlığı ile bitki örtüsü ve sucul ekosistem üzerinde her hangi bir olumsuz durumunun söz konusu olmayacağı, çevresel önlemler ve taahhütlerin bilimsel ve teknik verilere uygun olduğu, projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, davaya konu yapılması planlanan tesis için verilen ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararının uygun olduğu hususlarının yapılan keşif incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda çimento fabrikası ile alansal olarak etkileşim olmasa da taahütlere aykırı olarak kullanım olursa meydana gelebilecek bir yanıcı-patlayıcı etki ile çimento fabrikasının da etkilenebileceği ya da çimento fabrikasında meydana gelebilecek bir olumsuz etkinin davaya konu tesis güvenliğinde olumsuz etki yaratabileceğinin belirtildiği görülmüş ise de, taahhütlere aykırı kullanım olması halinde bu olumsuz durumdan bahsedildiği görülmekte olup, ayrıca PTD'de proje kapsamında gerekli taahhütlerin verildiği, projenin uygulanması aşamasında da gerekli denetimlere tabi tutulacağı anlaşılmış olup, usulüne uygun olarak sunulan PTD ve projeye dair kurum görüşleri dikkate alınarak tesis edilen dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararında, hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünce hazırlandığı belirtilerek dosyaya sunulan uzman görüşünün incelenmediği, projeye konu tesiste Oksijen, Azot ve Argon gazının ayrıştırılacağı, bu gazların ortak özelliğinin ise yanıcı/patlayıcı olduğu, proje sahibince sağlık koruma bandı olarak taahhüt edilen bitişik parsellerden 30m'lik çekme mesafesine uyulması halinde söz konusu parselde tesis kurmaya yeterli alan kalmayacağı, çimento üretim faaliyeti yapılan fabrikaya sıfır km mesafede omasının sakıncalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 13/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.