4. Daire 2023/11025 E. 2024/5521 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2023/11025 Esas 2024/5521 Karar 09.10.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11025 E., 2024/5521 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11025 Karar No : 2024/5521
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca uygulama alanı ilan edilen, Aksaray İli, Gülağaç İlçesi, ... Köyündeki toplulaştırma işlemleri neticesinde davacıya tahsis edilen ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel ile toplulaştırma öncesinde maliki olduğu ..., ..., ..., ..., ... ve ... parselde kayıtlı taşınmazlar arasında değer farkından kaynaklı olarak oluştuğu ileri sürülen 252.003,70-TL maddi zararın tazmini talep edilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının maliki olduğu Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, ... (...) Köyü sınırları içindeki uyuşmazlık konusu taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/10/2012 tarih 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararın dayanağı olan 02/10/2012 tarih, 15188 sayılı Bakanlık işleminin iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında derdest olduğu, taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işlemine açılan bir davanın ise bulunmadığı, iptali için dava açılmayan ve idarece de geri alınmayan toplulaştırma uygulamasına dair işlemin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dava dosyasında davacının taşınmazlarını da kapsayan alanın uygulama alanı olarak belirlenmesine dair işlem ile dayanağı işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde uygulama işlemi dayanaksız kalacağından kök parsellere dönüleceği hal böyle iken idarenin tazminat yükümlülüğü şartlarının somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davanın açılmasının müsebbibinin arazi toplulaştırması işlemi olması nedeniyle, davanın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un işlemden kaynaklı tam yargı davalarının düzenlendiği 12. maddesindeki esasların göz önünde bulundurulması, işlemin hukuka uygun olup olmadığının, idarenin hukukî sorumluluğunun şartları ile birlikte incelenmesi gerektiği, arazi toplulaştırmasında, proje sahasına ait Parselasyon Haritası ve Arazi Toplulaştırma (AT) Listesinin arazi toplulaştırma uygulama mevzuatı hükümlerine uygun olarak hazırlandığı; parsel endeksi değerlerinin Derecelendirme Haritası verileriyle uyumlu olduğu; kamu payı kesintisinin mevzuata uygun hesaplandığı; yol ağının ve sulama ağının proje sahasına dağıtıldığı; parsel geometrilerinin mevzuata uygun olduğu; eski parseller ile yeni parseller arasında verim farkının bulunmadığı anlaşıldığından; 6 adet ayrı kadastro parselinin arazi toplulaştırması sonrasında kök parsellerden daha büyük yüzölçümlü 2 parsele toplandığı; parsel geometrisi, parsel alanı, zemin ve topoğrafya durumu, ulaşım bağlantıları dikkate alındığında davacının durumunun eski durumuna kıyasla iyileştirildiği anlaşıldığından; kök parsellerdeki hak edişine karşılık yapılan tahsis ve dağıtımın arazi toplulaştırmasının amaçlarına, parselleme ve dağıtım kurallarına uygun olduğu, arazi toplulaştırmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuka uygun bulunan işlem nedeniyle oluşan bir zararın da söz konusu olamayacağı sonucuna varılmış, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisinden alınan taşınmazlar ile tahsis edilen taşınmazlar arasında ciddi verim farkı olduğu, raporun bilimsel esaslara uygun olmadığı, karara esas alınamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmü, "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının maliki olduğu Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, ... (...) Köyü sınırları içindeki uyuşmazlık konusu taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/10/2012 tarih 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararın dayanağı olan 02/10/2012 tarih, 15188 sayılı Bakanlık işleminin iptali istemiyle 21/07/2016 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında dava açtığı, bahse konu dosyada verimli taşınmazların dağlara tepelere dağıtıldığını iddia ettiği, görülmekte olan davanın davacı adına yeni tahsis edilen taşınmazlar ile eski taşınmazları arasındaki verim farkı nedeniyle oluştuğu ileri sürülen değer farkının tazmini istemi olduğu, davacının tarafına tahsis edilen parsellerden, en geç Danıştay Onuncu Dairesinde 21/07/2016 tarihinde açtığı dava ile haberdar olduğu ve bu tarihten itibaren kanuni süresi içinde tazminat davası açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 05/02/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bölge İdare Mahkemesince, davanın reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, davanın süresinde açılmadığından dolayı gerekçe değiştirilerek reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında bir karar verilmesinde hukuki isabet bulunmasa da sonucu itibariyle kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X) KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının maliki olduğu Aksaray ili, Gülağaç ilçesi, ... (...) köyü sınırları içindeki, toplulaştırma işlemleri neticesinde davacıya tahsis edilen ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel ile toplulaştırma öncesinde maliki olduğu ..., ..., ..., ..., ... ve ... parselde kayıtlı taşınmazlar arasında değer farkından kaynaklı olarak oluştuğu ileri sürülen 252.003,70-TL maddi zararın tazmini istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, davacının ayrıca 21/07/2016 tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/10/2012 tarih 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararın dayanağı olan 02/10/2012 tarih, 15188 sayılı Bakanlık işleminin iptali istemiyle de Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında dava açtığı, davacının tarafına tahsis edilen yerlerden en geç 21/07/2016 tarihinde haberdar olduğu, tam yargı davasının bu tarihten itibaren kanuni süresi içinde açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 05/02/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı gerekçesiyle Dairemizce dosyanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle onama kararı verilmiş ise de, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/3383 sayılı dosyasında açılan davanın 17/06/2021 tarihinde karara bağlandığı, İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun E.2021/3610, K.2022/1329 sayılı kararı ile 07/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Danıştay Onuncu Dairesinin E.2016/3383 sayılı dosyası üzerinden açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde ifade edilen "iptal davası" olarak kabul edilmesi gerektiğinden, görülmekte olan tam yargı davasının da süresi içerisinde açıldığının kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının esastan incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.