4. Daire 2023/10410 E. 2024/5525 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2023/10410 E. 2024/5525 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2023/10410 Esas 2024/5525 Karar 09.10.2024
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10410 E.,  2024/5525 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10410
Karar No : 2024/5525

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazatede yayımlanan 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca uygulama alanı ilan edilen Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesinde, ... parselde kayıtlı taşınmazı kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu eski ... nolu parselin, toplulaştırma işlemi sonucunda ... ada ... nolu parsellere ayrıldığı, bu parsellerden davacının kullanımında olan kısımların ... ada ...ve ... nolu parsellere düşen kısımda kaldığı, ... nolu parselin hissedarları adına ve... nolu parselin de ... adına tescil edildiği, davacı tarafından kullanılan ancak mülkiyetine sahip olduğu kısmı aşan arazinin 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında satışı için başvurusu bulunduğu ancak satışın yapılmadığı, davacının hak sahipliği başvurusunun ve taşınmaz üzerinde sabit tesisleri bulunmasının dikkate alınmadığı, Kanun'un amacına aykırı olarak küçük parseller oluşturulduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının ve üçüncü kişilerin paydaş olduğu 40.000,00 m2 alanlı ... sayılı parseldeki davacı payının 2.806.76 m2 olduğu; hak edişinin tarım arazilerinde müstakil tapu senedi düzenlenecek miktardan düşük bir alanı ihtiva etmesi nedeniyle hisseli olarak tahsis edildiği, ... ada ... sayılı parselin ise ... paydan oluştuğu; arazi toplulaştırmasında kök parseldeki pay çoğunluğunun da azaltıldığı, davacının Millî Emlâk Müdürlüğü kaydına 21/03/2018 tarihinde giren taleple kök parselin 4.400,00 m2'lik kısmının 4706 sayılı Kanun kapsamında tarafına satılmasını istediği, ancak arazi toplulaştırması çalışmalarının 29/01/2018 tarihinde tamamlandığı, davacının ise bu tarihten sonra 16/03/2018 tarihinde kök parselden yer satılması talebinde bulunduğu dikkate alındığında, davacının bu talebinin hukuken kabul edilebilir bir talep olmadığı, tahsise konu parselin kök parsel üzerinde olması nedeniyle eşdeğerliğin sağlandığı; kök parsele nazaran paydaş sayısının azaltıldığı; müstakil tahsis yapılamamasının ve paydaş sayısının daha fazla azaltılmamasının teknik ve hukukî zorunluluktan kaynaklandığı, davacı parseli ve davacı hak edişi bakımından işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulüne ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 60 yılı aşkındır ... mahallesi ... parseli kullandığı, şu anda idareye ecrimisil ödemek durumunda kaldığı, hak sahipliği başvurusu değerlendirmeye alınmadan kendisi tarafından kullanılan kısımların üçüncü şahıslara tahsis edildiği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın